Huor

 

Huor

Huor Künye:

Irk: İnsan
Dil: Sindarin, Quenya
Cinsiyeti: Erkek
Soy: Edain- Beor Hanedanı
Ebeveynleri: Galdor ve Hareth
Kardeşi: Hurin
Eşi ve Çocukları: Rian;  Tuor
Doğum Tarihi: 1.Çağ 442
Ölüm Tarihi: 1.Çağ 472
İkamet Ettiği Yerler: Dor-lomin

Genç Huor

Birinci Çağ’ın 444’üncü yılında doğdu. Huor’un anlamı ‘kalp-kuvvet’tir. Babası Galdor, annesi Hareth’dir. Huor Marach soyundan Hador Hanedanına mensuptu. Babası ve annesinin evliliği Hador ve Haladin’i akraba yapmıştı. Huor’un bir de ağabeyi Hurin vardı. Huor hızlı bir koşucu olarak bilinirdi. Edain içinde en uzun boylu olan oydu. Ondan sonra da oğlu Tuor gelir.

Hurin ve Huor’un Gondolin’e Gelişi

Huor

Onlar Haladin’le birlikte Dor-Lomin’de yaşıyordu. O zamanki insan adetleri gereği amcaları Haldir tarafından Brethil’de büyütüldüler. Ve Hurin de Huor da orklarla yapılan savaşlara katıldılar. Huor henüz 13 yaşında olmasına rağmen onu zapt etmek münkün olmadı. Ama ordunun geri kalanından kopmuş bir grupla birlikte Brithiach Sığlıkları’na kadar takip edildiler; burada alınabilir yahut katledilebilirlerdi, ama neyse ki Ulmo’nun kudreti Sirion sularından çekip gitmemişti. Nehirden bir sis bulutu yükseldi ve onları düşmanlarının gözlerinden gizleyiverdi. Brithiach’ın üzerinden Dimbar’a kaçtılar ve Crissaegrim’in dimdik yamaçlarının altındaki tepeler arasında dolanıp durdular.

Ama bu yalanlar ve hilelerle dolu topraklarda zihinleri karmakarışık halde ne ilerleyebildiler ne de geri dönebildiler. Onları oracıkta Kartalların Kralı Thorondor gördü ve kartallarından ikisini yardıma gönderdi. Kartallar onları henüz hiçbir insanın adım atmadığı gizli Tumladen Vadisi’ne ve saklı Gondolin Şehri’ne getirdiler.

Turgon’un Rüyası

Kral Turgon akrabalarının kimler olduğunu öğrendiği vakit onlara kucak açtı. Çünkü Ulmo’nun kendisine ve gösterdiği rüyalar onu başına gelecek büyük bir kedere karşı uyarıyordu. Ve ihtiyaç duyduğunda yardımına koşacak olan Hador Hanedanı’nın oğullarına karşı yakınlık göstermesini öğütlüyordu.

Ulmo: “Nihayet Gondolin’e gideceksin Turgon ve ben kudretimi Sirion Vadisi’nden ve oradaki nehirlerden, derelerden eksik etmeyeceğim ki kimse gidişinin farkına varmasın ve senin iznin olmadan gizli geçidi bulmasın. Melkor’un karşısında en uzun soluklusu olacak Gondolin. Lakin elinin işine de, yüreğinde tasarladıklarına da kaptırma kendini, Noldor’un asıl umudunun Batı’da olduğunu ve Deniz’den geldiğini unutma.”

Sonra Mandos’un hükmünü hatırlatarak devam etti; “Bu yüzden Noldor’un Laneti gerçekleşebilir ve sona ulaşmadan çok evvel seni bulabilir ve ihanet, kendi duvarlarının arasında uyanabilir. İşte o vakit yanıp kavrulma tehlikesi baş gösterir. Lakin bu tehlike sahiden yaklaşacak olursa, ta Nevrast’tan dahi seni uyarmak üzere biri gelecektir ve işte o kişiden yıkımın ve ateşin ötesinde, Elfler ve İnsanlar için umut doğacaktır. Bu yüzden, gelecek yıllarda onun bulabilmesi için evinde silahlar ve bir kılıç bırak ve böylece sen de onu tanıyıp yanılgıya düşmeyesin.”

Ulmo’nun öğüdündeki kişinin bu soydan olacağını bildiğinden öğüde uydu.

Huor ve Hurin Gondolin’de

Huor ve Hurin orda bir yıl ağırlandılar. Bu zaman zarfında elf ilmine dair pek çok şey öğrendiler, özellikle Hurin. Kralın aldığı önlemlerin bazılarının da nedenini anladılar. Çünkü Turgon, Galdor’un oğullarını pek sevmiş ve onlarla uzun uzun sohbet etmişti ve krallığından onları gerçekten sevdiği için gitmelerini istemiyordu. Ama kardeşler halklarının arasına dönüp, halklarının kaderi acı veya tatlı neyse onlarla birlikte yaşamak arzusundaydılar. Bu düşünceyle Huor, Turgon’a şöyle dedi:

“Efendim, bizler Eldar’a benzemeyiz, fani insanlarız sadece. Eldar uzak bir tarihte düşmanlarıyla yapacakları bir savaşı oturup bekleyebilirler, ama bizim ömrümüz kısa ve umudumuz da, gücümüz de az zamanda solup gider. Üstelik bizler Gondolin’in yolunu bulup da gelmedik ve gerçekten de şehrin ne tarafa düştüğünü bilmiyoruz, çünkü korku ve şaşkınlık içinde havadan buraya kadar taşındık ve şükürler olsun ki gözlerimiz örtülüydü.”

Bunun üzerine Turgon dileğini kabul eyledi ve şöyle dedi:

“Eğer Thorondor razı gelirse, geldiğiniz yoldan şehri terk edebilirsiniz. Bu ayrılış beni kederlendiriyor, yine de Eldar’ın hesabınca kısa bir müddet sonra yine görüşürüz belki.”

Ama Gondolin’de büyük bir güce sahip olan Kralın kız kardeşinin oğlu Maeglin onların gidişlerine hiç üzülmedi. Kralın onlara gösterdiği lütuflara haset etmişti, çünkü insan soyundan kimseye karşı sevgi beslemiyordu ve Hurin’e şöyle söylemişti:

“Kralın merhameti sizin görüp bildiğinizden de büyük ve hüküm eskisine göre yumuşatıldı, yoksa gitmeyi aklınızdan bile geçiremezdiniz ve ömrünüzün sonuna kadar burada kalırdınız.”

Gondolin’den Ayrılışları

Hurin şöyle cevap verdi:

“Kral’ın merhameti gerçekten de büyük, ama eğer sözümüz size kafi gelmediyse yemin de edebiliriz.”

Kardeşler Kralın tavsiyelerini açık etmeyeceklerine ve onun ülkesinde görmüş olduklarından kimseye bahsetmeyeceklerine ant içtiler. Ayrılmaya hazır olduklarında, Kartallar gelip onları aldı Dor-lomin’e bıraktılar. Halkı onları görünce çok sevindiler, çünkü kayboldukları daha kötüsü öldükleri sanılıyordu. Ama nasıl kurtulduklarına dair pek çok soru sordular onlar ise, onları şimdi getiren kartalların kurtardığından başka şey söylemediler. Ama Galdor sordu:

“Yani bir yıl boyunca yaban topraklarda mı kaldınız? Yoksa kartallar sizi yükseklerdeki yuvalarına mı götürdüler? Ama siz yiyecek ve güzel güzel giysiler bulmuşsunuz ve ormanda kaybolmuş çocuklar gibi değil, genç prensler gibi döndünüz.”

Bunun üzerine Hurin şöyle dedi:

“Dönüşümüzden memnun ol, çünkü bir sessizlik yemini karşılığında dönebildik.”

Bunun üzerine Galdor bir daha soru sormadı, lakin o ve daha başka kişiler hakikati tahmin ediyordu. Galdor 462 yılında Melkor’un Hithlum’a gönderdiği bir orduyla savaşırken öldürüldü. Bunun üzerine Hurin Lider oldu.

Sayısız Gözyaşı Savaşı

472 yılının baharında Huor, Rian’la evlendi. Sadece iki ay sonra yaz ortasında, Noldor’un Yüce Kralı Fingon’un emri altında Hurin’le beraber İnsanlara liderlik etmek için ayrıldı. O günlerde Feanor’un oğlu Maedhros, Melkor’un yenilmez olmadığını anladı, çünkü Beren ve Luthien bunu kanıtlamışlardı. Yine de eğer bir birlik olmazlarsa başarılı olamayacaklarını biliyordu. Böylece Maedhros’un Birliği olarak anılan tavsiyeleri bildirmeye başladı. Elflerden pek az kişi katıldı. Nargothrond’dan Gwindor katılanlar arasındaydı. Ama Naugrim hem silahlı birlikler hem de büyük silah mühimmatı konusunda Maedhros’a destek verdi. Haberler Turgon’a kadar ulaştı. Maedhros’un emrinde Bor ve Ulfang önderliğindeki doğulular da vardı.

Böylece Maedhros Elf, İnsan ve Cücelerden oluşan ordusunu bir araya getirip Angband’a doğudan ve batıdan saldırma kararı aldı. Bir planı vardı. Melkor’un ordusunu dışarıya çektiğinde, Fingon, Hithlum geçitlerinden fırlayacaktı, böylece Melkor’u çekiçle örs arasına almış gibi ezeceklerdi. İşaret olarak da Dorthonion’da yakılacak büyük bir ateş kullanılacaktı.

Savaş Başlıyor

Kararlaştırılan yaz ortası gününde Eldar boruları doğan güneşi Selamladı. Doğuda Feanor oğullarının ve batıda Noldor Yüce Kralı Fingon’un sancakları yükseldi. Sonra Fingon Eithel Sirion’un duvarlarıdan uzaklara baktı. Ve ordusu, düşmana hiç görünmeksizin, vadilere ve Ered Wethrin’in doğusunda bulunan ormanlara sıralandı. Fingon bu kuvvetin ne denli büyük olduğunu biliyordu. Çünkü Hithlum’un bütün Noldor’u, Falaslı Elfler, Nargothrond’dan gelen Gwindor birliğiyle bir aradaydı. İnsanlardan oluşan müthiş birlikte bunların arasındaydı.

Sağda bütün yiğitliğiyle Huor ve kardeşi Hurin’in Dor-lomin ordusu ve ormanlarda yaşayan adamlarıyla birlikte Brethilli Haldir vardı. Fingon Thangorodrim’e bakınca kalbine bir gölge çöktü. Ama sonra güneyden sesler yükseldi elfler ve insanlar sevinçle doldu, çünkü Turgon hiç beklenmezken 10.000 kişilik ordusuyla çıka geldi. Fingon kardeşini görünce içi ferahladı ve bağırmaya başladı:

“Utulie’n aure! Aiya Eldalie ar Atanatari, utulie’n aure! İşte o gün geldi! Bakın, Eldar’ın ve İnsanların Atalarının halkı, o gün geldi!”

Melkor’un her şeyden haberi vardı ve sakince hizmetkarlarının elflerin birleşmesini önlemesini bekliyordu. Melkor haberciler göndermiş Gelmir’in kesilmiş başını göstertmişti ve bu elfleri galeyana getirdi. Bu yüzden Fingon borusunu öttürüp saldırıya geçti. Öyle hızlı ve öfkeliydiler ki az kalsın Melkor’un planı bozulacaktı. Batıya gönderdiği ordu toplanamadan dağıldı. Ama sonra Fingon büyük kayıplarla geri çekilmek zorunda kaldı. Savaşın dördüncü gününde Sayısız Gözyaşı Savaşı başladı. Haldir ve insanları öldü. Orklar Hithlum’u kuşatmıştı.

Morgoth’un Zaferi

Sabahleyin Turgon güneydeki koruduğu bölgeyi bırakıp yardıma geldi. Gondolindrim güçlüydü ve zırh kuşanmıştı ve orduları çelikten bir nehir gibi güneşte parlıyordu. Turgon Kardeşine yardıma koştu. Ork saflarını yarıp geçtiler. Turgon’un, Fingon ve yanındaki Huor ile Hurin’in buluşması savaşın ortasında yaşanan bir sevinç olmuştu. Böylece umutları tazelendi. Ve nihayet sabahın üçüncü saatinde Feanor oğullarının borularının sesi doğudan geldi ve düşmana arkadan hücum etti. Melkor son ve en ölümcül silahını saldı dışarı; Balroglardan, ejderlerden ve ejderlerin atası Glaurung’dan oluşan orduyu. Elfler ve insanlar onun önünde dağılıyordu. O da Fingon’la Maedhros’un orduları arasına daldı ve onları ayırdı.

Ama Melkor’un kazanmasının asıl nedeni hain insanlardı. Bor sadıktı ancak Ulfang Melkor’un tarafına geçerek savaştı. Böylece doğu birliği dağıldı. Sadece Belegostlu Cüceler sağ sağlim kalabilmişti. Cüceler ateşe daha dayanıklıydı ve zırhları da onları koruyordu. Eğer cüceler olmasaydı Glaurung Noldor’u yeryüzünden silerdi. Cüceler Glaurung’u sardılar ve ejderin zırhı cüce baltalarına pek korunak sağlamıyordu. Glaurung öfke içinde dönüp Belegost Efendisi Azaghal’ı yere serip üzerinde süründü, fakat Azaghal son bir hamleyle bıçağını ejderin karnına sapladı. Ejder öyle bir yara aldı ki savaştan kaçtı. Cüceler krallarının bedenini alıp gittiler.

Huor Kendisini Feda Ediyor

Huor

Batıda Gothmog Turgon ve Fingon’a saldırdı onları Serech Bataklığına sürdü. Fingon’u katletti. Savaş kaybedilmişti lakin Huor ve Hurin insanlarıyla Turgon’un yanındaydı. Hurin gidip Turgon’a şöyle dedi:

“Gidin şimdi efendim, henüz vakit varken! Çünkü Eldar’ın son umudu sizde yaşıyor ve Gondolin dayandıkça, Morgoth yüreğinde korku nedir bilecektir”

Ama Turgon şöyle dedi:

“Artık Gondolin uzun süre saklı kalamaz ve keşfedildiğinde yıkılmak zorunda”

Bunun üzerine Huor öngörüsünü dile getirerek:

“Sadece kısa bir süre ayakta kalsa bile, hanedanınız Elflere ve İnsanlara umut dağıtacaktır. Bunu size efendim ölümün gözleriyle söylüyorum: Burada sonsuza dek ayrılsak ve beyaz duvarlarınıza bir kez daha bakamasam dahi, sizden ve benden yeni bir yıldız yükselecektir. Uğurlar olsun!”

Huor ve Hurin Uldor’un ihanetinin bedelini kapatırcasına Turgon çekilirken onları canla başla korudular. En sonunda Angband’ın bütün ordusu önlerine yığıldı. Öldürdüler ve öldüler. Altıncı günde güneş ışığı azalırken Huor gözüne giren bir okla katledildi. En son Hurin altında dost ve düşman cesetleriyle tek başına sağ kaldı. Kalkanını atıp baltasını iki eliyle kavradı. Baltasından Gothmog’un troll muhafızlarının kanı tütüyordu ve her can alışında Hurin “Aure entuluva! Gün yeniden doğacak!” diye bağırıyordu. Sonunda orklar onu yakalayıp sımsıkı tuttu ve Gothmog onu bağlayıp Angbad’a götürdü.

Tuor

Rian 472 yılında karnında bir oğul taşıyordu ve Huor gitmeden önce O’na Tuor adını vermişti.

Tuor’dan Earendil doğacak ve onun sayesinde Morgoth’un sonu gelecekti. Bu da Huor’un “sizden ve benden yeni bir yıldız yükselecektir” sözünün doğruluğunu ortaya çıkarıyordu.

Eğer Orta Dünya hayranıysanız, bizi TwitterInstagram ve Facebook üzerinden takip etmeyi unutmayın!

Yüzüklerin Efendisi dizisiyle ilgili son haberleri takip etmek için portalımıza, Orta Dünya ile ilgili tartışmalara katılmak için de forumumuza mutlaka bir göz atın.

YouTube ve Twitch kanallarımıza da bekleriz.

Mutlaka Okuyun!

aragorn

Aragorn

Aragorn (Künye): Irk: İnsan Dil: Sindarin, Westron Cinsiyeti: Erkek Soy: Dunedain- Elendil Hanedanı Ebeveynleri: Arathorn ve Gilraen Eşi ve Çocukları: Arwen …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir