Gandalf

Gandalf-2

Gandalf Künyesi:

Irk: Maia
Dil: Ortak Lisan, Sindarin, Quenya, Khuzdul
Cinsiyeti: Erkek
Kültür: Ainur, Istari
Doğum Tarihi: Yok
Ölüm Tarihi: Yok
İkamet Ettiği Yerler:  Valinor, Orta Dünya
Silahı: Glamdring
Atı: Gölge Yele
Yüzüğü: Narya

Gandalf, Sauron’a karşı savaşmak için Orta Dünya’ya yollanan Istari büyücülerinden biriydi. Dünya’ya İkinci Çağ’ın 2000 yılında geldi. Batılı kara insanlarıyla bağlantı kurmak ve onları anlamak gelmişti ve özel olarak Hobbitler’le bağlantı kurdu. Orta-Dünya’ya egemen olmak için kan döken Sauron’un planlarına karşı koymaya çalıştı ve bu çabalarının sonucunda Karanlık Lord’un yok edilmesinde büyük katkıları oldu.

O bir Maia’ydı ve Illuvatar’ın Çocukları arasında Valar’ın haberciliğini ve yardımcılığını yapıyordu. Adının Olorin olduğu zamanlarda Ölümsüz Topraklar Valinor’da yaşarken Maiar’ın en bilgesi olarak gösterilirdi. Ölümsüz Topraklar’da nadiren görünür biçime geçerdi, o zamanlarda da Elfler’le bağlantıya geçip Valar’ın öğütlerini Elfler’e iletirdi.

Gandalf’ın Valinor’daki Dönemi ve Orta Dünya’ya gelişi

Gandalf

Olorin sık sık Dünya’nın uzak batı duvarlarında yaşayan Nienna’yı ziyaret ederdi. Nienna’dan merhameti ve sabrı öğrendi. Olorin Maiar arasında Manwe ve Varda’ya en yakın olandı ve Üçüncü Çağ’ın 1000’inci yılında Orta-Dünya’ya yollandı.

Valar Olorin ve diğer Istari büyücüleri yaşlı ve bilge bir adam görünümünde Orta-Dünya’ya yollamıştı. Istari büyücülerinin görevi Orta-Dünya’nın özgür insanlarına Sauron’a karşı çıkmalarında yardım etmekti. Olorin aynı zamanda Gri Limanlara geri dönen tek İstari büyücüsü olacaktır. Ve burada Elflerin üç güç yüzüğünden biri olan Narya Cirdan tarafından Gandalf’a verilmiştir:

“Şimdi, bu Yüzük’ü alın, çünkü sizin uğraşınız ve görevleriniz çok zorlu olacak; ama bu yüzük, tüm bunların içinde sizi destekleyecek ve yorgunluktan esirgeyecektir. Bu Ateş Yüzüğü’dür, bununla birlikte, belki, giderek soğuyan bir dünyadaki yürekleri yeniden eskinin yiğitliğiyle tutuşturabilirsiniz. Ama ben, benim yüreğim Deniz’le birlikte ve son gemi yelken açana dek Limanlar’ı koruyarak gri sahillerde yaşyacağm. Orada hazırlanıp sizi bekleyeceğim.”

Gandalf, elfler ve Ak Divan

Gandalf

Olorin insanların arasında Gri Gandalf olarak isimlendirildi. Elfler ise ona Mithrandir diyordu. Orta-Dünya’da sürekli seyahat ederdi belli olarak yaşadığı hiçbir yer yoktu. Uzun beyaz bir sakalı çalı gibi kaşları vardı. Mavi bir şapka takıp gri bir pelerin giyerdi.

1100 yılında Istari büyücüleri ve Elfler Mirkwood’da Dol Guldur denen yerde düşmanlarının bir kale yaptığını öğrenmişti. O zamanlar onlar kaleyi inşa edenin bir Nazgul olduğunu düşünüyorlardı. Orman’daki gölge iyice büyümüştü 2060 yılında İkinci Çağ’ın sonunda mağlup edilmiş olan Sauron’un dönmüş olabileceğinden korkuyordu. 2063 yılında Dol Guldur’u araştırmaya gitti ama Sauron bunu haber aldığında doğuda gizli bir yere kaçtı.

Orta-Dünya’da barış 2460 yılına kadar devam etti. Sauron bu süre zarfında iyice güçlenmişti. Üç yıl sonra Ak Konsey toplandı ve Konsey’in lideri olarak Ak Saruman seçildi. Galadriel Gandalf’ın lider olmasını istemişti ama O, Orta-Dünya’daki gerçek misyonu dışında başka görev alamayacağını söyleyip bu isteği reddetti.

Erebor Macerası

2850 yılında Thorin Meşekalkan’ın babası Tharin’i Dol Guldur’da bir zindanda buldu. Thrain ölmeden önce O’na Yalnız Dağın bir haritasını ve gizli bir kapının anahtarını verdi. Aynı zamanda Dol Guldur’daki kötülüğün gerçekten Sauron olduğunu öğrendi ve harekete geçilmesi için Ak Konsey’i topladı. Ama Saruman bu kararı red etti.

Ak Konsey’in verdiği karara rağmen harekete geçti; çünkü Yalnız Dağ’ın Efendisi Smaug Sauron tarafından Ayrıkvadi ve Lothlorien’e saldırmak için kullanılabilirdi.

2941 yılının Mart ayında bir gün Gandalf’ın şansı yaver gidiyordu. Bree’de Thrain’in oğlu Thorin Meşekalkan ile karşılaştı. Thorin Yalnız Dağ’ı Smaug’dan geri almak istiyordu. Gandalf kuzeyi ejderha Smaug’un tehdidinden kurtarmak için bir fırsat bulmuştu. Thorin ve diğer oniki cüce bir ekip oluşturdular, Gandalf da ek olarak ondördüncü üye olarak bir Hobbit olan Shire’lı Bilbo Baggins’i seçti. Bu karar Sauron’u çöküşe götüren önemli kararlardan biri olacaktı.

Dol Guldur’a sefer

Gandalf Bilbo’yu Cüce ekibi için hırsız olarak istiyordu. Thorin hırsız olarak Bilbo’nun seçilmesinden memnun kalmamıştı ama Gandalf bu macerada Bilbo’nun yararlı olacağını düşünüyordu ve ekibe alınmasını sağladı. 27 Nisan’da Yalnız Dağ macerası başladı.

Bilbo ve cücelerin üç troll(Tom, Bert ve Wiliam) tarafından yakalandığı zaman üçünü de tam zamanında yetişip Bilbo ve on üç cüce kızartılıp yenmeden önce taşa çevirdi ve trolllerin hazinesinde eski bir Gondolin kralına ait Glamdring’i, Düşman-Çekici, buldu. Bilbo aynı zamanda bu yolculukta Sauron’un tek yüzüğünü ele geçirmiştir ama bu bilgiyi Gandalf’la paylaşmadı.

Kafile bundan bir süre sonra Beorn’un evine gittiler bu sırada Gandalf Ak Konsey’in toplantısı için Mirkwood’a geri döndü. 2941’in yazında, Ak Konsey toplandı, ve Gandalf bir daha, Sauron’a karşı hareketi alması için onları ikna etmeye çalıştı. Bu sefer Saruman kabul etti.

Beş Ordular Muharebesi

Gandalf

Gandalf, Yalnız Dağ’a döndüğünde Smaug’un ölü olduğunu öğrendi. Bu sırada orklar wargların üstünde, Ulu Goblin’in intikamını almak için Yalnız Dağ’a gelmişti. Gandalf, onlara karşı savaşması için için cüceleri, göl-adamlarını, ve elfleri ikna etti.

Beş Ordular Muharebesi’nde zafer kazanıldıktan sonra Bilbo ile Shire’a doğru yolculuk yaptılar. Yolda Ayrıkvadi’de durdular. Burada Elrond’dan Sauron’un Kuyutorman’ın güneyindeki karanlık kalesinden sürüldüğünü öğrendi. Gandalf bu konu hakkında şöyle dedi:

Artık çok geçmeden, Orman bir şekilde gelişir. Kuzey uzun yıllar süren dehşetten kurtulmuş olacak umarım. Yine de korkunun bu dünyadan tamamen sürülmüş olmasını dilerdim.

2951 yılında Sauron kendini açıkça belli ederek Barad-dur’a döndü ve karanlık kalesini tekrar inşa etmeye başladı. Bu sırada dokuz Nazgul de Mordor’da orklardan bir ordu oluşturuyordu. Bunları haber alan Ak Konsey Sauron’un ilk olarak eski yüzüğünü ele geçirmek isteyeceğini biliyordu. Güç Yüzükleri hakkında derin bilgilere sahip olan Ak Saruman yüzüğün Anduin’e düşmüş olduğunu ve tamamen kaybolduğuna Konsey’i ikna etti. Sauron’un onu asla bulamayacağına inanıyordu.

Bu konuda Konsey’in lideri Saruman’a güvenerek araştırmalarını kesti bu zamanlarda düzenli olarak Shire’lı Bilbo Baggins’i ziyaret etmeye devam ediyordu ve Bilbo’nun uzun yıllar geçse de yaşlanmadığını fark etti, ama bu konuyla ilgili kesin bir bilgisi yoktu; çünkü Bilbo Baggins Sauron’un tek yüzüğünü bulduğunu Gandalf’a söylememişti.

Gandalf Bilbo’nun Yüzüğünden şüpheleniyor

3001 yılında Gandalf Bilbo’nun 111. yaşgünü partisi için Shire’a gelmişti. Aynı zamanda 22 Ekim Frodo Baggins’in de doğum günüydü. Gandalf bu partide havai fişek gösterileri yapıyordu. Bilbo ise partiden sonra Shire’ı terk etme kararı almıştı. Gandalf doğum günü partisinden konuşma yaparken bir anda gözden kaybolan Bilbo Baggins’in bir güç yüzüğünü kullandığını fark etti. Bilbo ile Gandalf arasında yüzük ile ilgili şöyle bir diyalog gelişti:

Bilbo: Yaşlandım Gandalf. Göstermiyorum ama bunu gönlümün ta derinliklerinde hissediyorum. Yaşını göstermezmiş! Yahu, kendimi incelmiş hissediyorum, bir yerde gerilmiş gibi, bilmem anlıyor musun: Aynen büyük bir parça ekmeğe sürülmüş az bir miktarda tereyağı gibi.

Böyle bir şey doğru olamaz. Bir değişikliğe veya, ne bileyim, bir şeylere ihtiyacım var. Durmadan onu takıp ortadan yok olmak istiyordum, düşünsene; veya emniyette mi değil mi diye bakmak için cebimden çıkartıp duruyordum. Kilitli tutmayı denedim, ama cebimde olmadı mı rahat edemedim bir türlü. Nedenini bilmiyorum. Ve bir türlü karar veremiyorum.

“O halde benim karanma güven, Ben kararımı verdim. Git ve onu arkanda bırak. Ona sahip olmaktan vazgeç. Frodo’ya ver onu, ben Frodo’ya göz kulak olurum.”

Böylece Bilbo yüzüğü Frodo’ya bırakarak uzun yolculuğuna başladı, ama Gandalf’ın endişelendiği tamamen başka bir şeydi. Bilbo’nun yüzüğünün Sauron’un tek yüzüğü olmasından korkuyordu ve bu konuyu araştırmaya başladı. Isildur’un ve tüm kuzey krallıklarının varisi olan Kolcu Aragorn’u yardıma çağırdı. Aragorn ve birkaç kolcu daha Gandalf’ın isteği doğrultusunda Gollum’u aramaya başladılar.

Yüzük’ün sırrı ortaya çıkıyor

Gandalf Tek yüzük konusunda daha geniş bilgi edinmek için Minas Tirith’e at sürdü. Gondor’un Vekilharcı Denethor O’ndan pek haz etmemesine rağmen eski arşivleri görmesine izin verdi ve burada yüzüğün ateşe tutulduğunda çeşitli yazılar çıktığını öğrendi ” Hepsine hükmedecek bir yüzük, hepsini o bulacak. Hepsini bir araya getirip, karanlıkta birbirine bağlayacak, gölgeler içindeki Mordor diyarında.”

Aragorn bu sırada Kuyutorman’da Gollum’u yakalamıştı. Burada Gollum’dan yüzüğün Anduin’de bulunduğunu öğrendi. Yüzüğü bulan Deagol’du. Gollum onu öldürüp yüzüğü almış, ve 500 yıl boyunca Puslu Dağlar’da saklamıştı ve bu bilgileri Gandalf ile paylaştı.
3018 yılında Gandalf tekrar Shire dönüp Frodo’nun yanına gitti. Burada küçük bir testle Bilbo’nun yüzüğünün Sauron’un tek yüzüğü olduğunu öğrendiler. Burada Frodo Gandalf’a Tek Yüzük’ü vermeyi teklif etti ama O bunu reddetti:

Hayır! O güçle beraber gücüm çok büyük, çok korkunç bir hal alır. Aklımı çelme! Çünkü Karanlıklar Efendisi gibi olmak istemiyorum. Halbuki acıdığım için, zayıfa acıdığım ve iyilik yoluna güç istediğim için yüreğime girebilir Yüzük. Çelme aklımı! Kullanmadan, emniyette tutmak için olsa bile, almaya cesaret edemem. Onu kullanma arzusuna karşı koyamam çünkü. Ona o kadar ihtiyacım olacak ki. Önümde çok büyük tehlikeler uzanmakta.

Ve Frodo’yu yüzüğü Shire’dan götürmek için ikna etti. Büyük macera başlamak üzereydi.

Yüzük Macerası başlıyor!

Frodo, 22 Eylül’de doğum gününden sonra Shire’ı terk edecek Samwise Gamgee’yle birlikte Ayrıkvadi’ye gidecekti.1 Mayıs’ta, Sarn Irmağı’nın sığ yerinde Aragorn’u karşıladı ve bu plandan onu bilgilendirdi. Haziran’ın sonunda, güney sınırına birkaç günlüğüne keşif yolculuğu yapmayı planlıyordu, ama savaşın ve kara gölgenin söylentilerini duyduğu için Boz Radagast’ı görmek için Bree’ye doğru Yeşilyol boyunca kuzeydoğuya doğru gitti.

Radagast Saruman’ın emriyle dokuz Nazgul’un Shire’ı aradığı haberini Gandalf’a iletti. Bu haber üzerine Gandalf Saruman’ı görmeye gitti. Aynı zamanda Barmen Kaymakpürüzü’ne Frodo’ya iletmesi için bir mesaj bıraktı ama bu mesaj unutuldu ve asla Frodo’nun haberi olmadı.

Gandalf Isengard’a vardığında Saruman’ı gördüğü anda onun değiştiğini fark etmişti. Ruhu yüzüğün gücü ve Sauron’un etkisi ile bozulmuştu. Gandalf’a iş birliği teklif etmiş ve Gandalf reddetmişti. Böylece Gandalf’ı Orthanc’ın zirvesine hapsetti. Aşağıya baktığı anda bir zamanlar yeşil ve latif olan bu yerlerin artık çukurlarla ve demir ocaklarıyla dolu olduğunu gördü.

Gandalf Edoras’ta

18 Eylül’de şans Gandalf’tan yanaydı. Gollum’un Mirkwod’dan kaçtığı haberini Isengard’a getiren Kartalların Lordu Gwaihir Gandalf’ı Orthanc’tan kurtardı ve Kral Theoden’i uyarmak için Rohan’a, Edoras’a gitti. Orada Kral Theoden’in, Saruman’ın etkisinin altında kaldığını gördü. Saruman hizmetkarı Grima Solucandil ile Kral’ın aklını zehirliyorlardı. Theoden, Gandalf’ın uyarılarını dinlemeyecekti, ve gitmesi için ona bir at verilmesini istedi. Gandalf, muhteşem Gölgeyele’yi evcilleştirdi ve bütün hızıyla kuzeye doğru at sürdü.

Fırtınabaşında Nazgullarla dövüş

3 Ekim’de Amon Sul’un gözcü kulesine vardığında kendisini bekleyen Nazgul’ler vardı ve onu Amon Sul yıkıntılarından kıstırdılar. Gandalf onlarla savaşıp sonraki günün şafağında kaçmayı başardı ve Nazguller’i Frodo’dan uzaklaştırmak için Ayrıkvadi’ye doğru dönemeçli yollardan at sürdü.

18 Ekim’de Ayrıkvadi’ye varmıştı. Orada Elf-beyi Glorfindel’in Frodo’yu aradığını öğrendi. 20 Ekim’de nehrin karşı tarafında Nazguller Frodo’ya saldırmak için hazırdı, ama Lord Elrond nehri Nazguller’e karşı koyması için uyandırdı. Gandalf ise bir büyüyle nehrin akan sularına at şekli verdi ve Nazgul tehdidini bir süre için yok ettiler.

25 Ekim’de Frodo’nun Nazgul Lordu Cadı-Kral’dan aldığı yara kısmen iyileştikten sonra Elrond’un Divan’ı toplandı. Gandalf konseyde Sauron’un tek yüzüğünün bulunduğundan bahsetti ve Sauron’un en beklemediği hareket olarak onu Mordor’a götürüp Ateş Dağı’na atmayı teklif etti. Frodo yüzük taşıyıcısı olmayı kabul ederek yüzüğü Mordor’un Ateş Dağı’na, Orodruin’e, taşımayı kabul etti. Gandalf, Frodo, Aragorn, Sam, Pippin, Merry, Gimli, Boromir ve Legolas yani Yüzük Kardeşliği 25 Aralık’ta Rivendell’i terk ederek Mordor’a doğru gittiler.

Kardeşlik yola çıkar

Kardeşlik en başta Caradhras geçidinden geçmeyi istiyordu, ama bir kar fırtınası Puslu Dağlar’dan geçmelerini engelledi. Bu yüzden Moria Madenleri’nden geçmeye karar verdiler. Aragorn bu konuda Gandalf’a karşı çıkmıştı ama sonunda Khazad-dum’a girmeyi kabul etti. Aslında diğer kardeşlik üyeleri de bu konuda gönülsüzdü ama bir de kurtbinicileri tarafından saldırıya uğrayınca Madenler’e sığındılar.

13 Ocak’ta Moria’nın Batı Kapısı’na varmışlardı, ama kapıyı nasıl açacaklarını bilmiyordu. Gandalf birkaç büyü denemesinden sonra kapının üzerinde ”Deyiver dost ve öyle gir.” yazısını gördü. ‘Dost’ kelimesinin Elfçesi’ni söylediği anda kapılar açıldı ve Moria’nın karanlığında yolculukları başladı.

Goblinlerin dikkatini çekmeden geçmeyi planlıyorlardı, ama bir yerde duraklayıp nerden gideceklerini düşünürken (çünkü Moria’ya sadece bir kere gelmişti ve yolları çok iyi hatırlamıyordu) Peregrin Took yanlışlıkla elindeki taşı kuyuya düşürmüştü. Böylece goblinler mağaralarında davetsiz misafirler olduğunu anlamıştı.

Moria

Gandalf

15 Ocak’ta Mazarbul Odası’nda Mazarbul Kitabı’nı buldular. Balin artık Moria’nın düştüğünü şehrin harap olduğunu yazıyordu ve kitapta son cümle ”Geliyorlar” dı. Tam bu sırada Ork davulları duyulmaya başladı ve Mazarbul Odası’nda savaş başladı. Daha sonra odadan kaçıp madenin Doğu Kanadı’na doğru kaçtılar. Gandalf bir sihirle kapıyı mühürlemeyi denedi ama o sırada kendinden daha güçlü bir varlığın korkusunu hissetti. Bir Balrog’du bu. Durin’in Felaketi.

Khazad-dum köprüsünde gerçek kötülükle karşı karşıya geldiler. Bir Balrog, gölgenin ve alevin korkunç yaratığıydı. Gandalf diğer yoldaşlara kaçmalarını söyledi ve Balrog’un karşısına köprünün ortasında tüm heybetiyle dikildi.

Geçemezsin! Ben Gizli Ateş’in bir hizmetkârıyım, Anor’un alevini kullananım. Geçemezsin. Kara ateş seni kurtaramaz, Udûn’un alevi. Gölge’ye geri dön! Geçemezsin.

Glamdring’i ile Balrog’un kılıcını kırdı. Tam Aragorn ve Boromir ”Elendil” ve ”Gondor” çığlıklarıyla yardıma gelirken asası ile Balrog’un ayakları altındaki kayayı kırdı.

Balrog korkunç bir çığlıkla boşluğa düştü, gölgesi aşağı doğru dalarak gözden kayboldu. Fakat daha düşerken kırbacını savurmayı başarmıştı; kösele şeritler büyücünün dizlerini kavradı ve onu da kenara doğru sürükledi. Büyücü sendeleyerek devrildi, taşa tutunmaya çalıştı ama dipsiz çukura doğru kaymaktan kurtulamadı. “Kaçın aptallar!” diye bağırdı ve gözden kayboldu.

Gandalf ve Balrog’un mücadelesi

Gandalf

Gandalf Durin’in Köprüsünün yanında uzanan uçurumdan Balrog ile birlikte düşüyordu. Sonra derin bir yeraltı gölüne daldılar. Burada Balrog ateşi sönmesine rağmen savaşmaya devam ediyordu. Zamanın hesabının tutulmadığı yerde, yaşayan toprağın çok altında dövüştüler.

Durmadan Balrog Gandalf’a kenetleniyordu O da durmadan Balrog’u biçiyordu. Taa ki Balrog tünellerden kaçana kadar. O çaresizlik anında düşmanı tek çaresiydi bu yüzden onu izlemeye devam etti. Böylece onu Khazad-dûm’un gizli yollarına getirdi ve yolların hepsini çok iyi biliyordu.

Durmadan yukarıya çıktılar ta ki Sonsuz Merdiven’lere kadar. “Orada, Celebdü’de yalnız bir pencere vardı karlar içinde; tam önünde de dar bir aralık, dünyanın pusları üzerinde baş döndüren bir kartal yuvası vardı. Güneş burada şiddetle parlıyordu ama altındaki her şey buluta sarınmıştı.

Buradan Balrog dışarı fırladı ve Gandalf tam arkasından giderken yepyeni bir alevle parladı. Etraflarında koca bir duman yükseldi, buhar. Buz, yağmur gibi düşüyordu. Uzun bir boğuşmadan sonra Balrog’u aşağıya attı; bu yüksek yerden düşerken dağın bir yanına çarptı ve ölürken düştüğü yeri de parçaladı.

Sonra karanlığa gömüldü düşünceden ve zamandan ayrıldı. Gandalf Gri olarak ölmüştü.

Ak Gandalf

Eru, onu Orta-Dünya’daki görevini tamamlamak için geri gönderdi. Ve Gandalf beyaz hale geldi. Artık daha güçlü ve akıllıydı. Orta-Dünya’da artık beyaz olmayan Saruman’ın yerini almıştı.

Dağın zirvesinde çırılçıplak uyandıktan sonra Gwaihir’in yardımıyla Lothorien’e gitti. Ve orada Galadriel tarafından yapılan yeni beyaz giysisiyle kuzeye geri döndü.
1 Mart’ta Aragorn, Legolas ve Gimli’yle Fangorn’da karşılaştı ve Üç Avcı’yı rahatlattı. Onlara Merry ve Pippin’in Ağaçsakal’ın yanında ve güvende olduğu haberini verdi ve Rohan’a saldırmayı planlayan Saruman’a karşı Kral Theoden’i uyarmak için at sürdü. Theoden Saruman’ın ajanı olan Grima Solucandil’in etkisi altındaydı. Gandalf artık ak olmasının kendisine verdiği kudretle Theoden’i Saruman’ın boyunduruğu altından kurtardı.

Miğfer Dibi Savaşı

Bu sefer Theoden Gandalf’ın öğüdünü dinleyerek Saruman’a karşı savaşmayı kabul etti. Isen Nehri’ndeki bir gözcüden Saruman’ın ordusunun saldırıya geçmeye hazırlandığı haberini aldılar. Bunun üzerine Gandalf Isen Nehri boyunca at sürerek Isen Nehri Muharebeleri’nden kurtulan Rohirrim ve Batıağıl piyadelerini toplayacaktı. Gölgeyele’nin yardımıyla uzun mesafeyi çabuk kat etti. Böylece Isen Nehri Muharebeleri’nden kurtulan askerleri topladı.

Ölü askerleri gömmek isteyen Erkenbrand bir süreliğine Isen Nehri’nde kaldı. Elfmiğferi ve adamları Edoras’a doğru at sürdü. Burada Ağaçsakal ve Pippin ile karşılaştı. Ama fazla zamanı yoktu. Çünkü Saruman’ın 10.000 kişilik Uruk-Hai ordusu Miğfer Dibi’ne yaklaşıyordu. Ve Ağaçsakal da Miğfer Dibi’ne yardım yollayacağını söyledi.

Gandalf

Gandalf ve Erkenbrand 1.000 adamı ile birlikte 4 Mart’ta Miğferdibi Muharebesi’ne yetişti. Böylece savaşı Rohan lehine çevirdiler. Gandalf’ın sayesinde Rohanlılar Huornların yardımı ile tüm urukları öldürdü. Dağlı adamlar ise bir daha Rohan’a karşı savaşmayacaklarına yemin ettiler ve serbest bırakıldılar.

Ertesi gün, Gandalf ve Theoden ve yanında bir grup adamla Orthanc’a barış görüşmesi yapmak için gittiler.

Saruman’la müzakere ve Palantir

Saruman’la yapılan müzakere sonuç vermemişti fakat, Grima’nın attığı Palantir sayesinde çok daha avantajlı ayrılmış oldular.

O günün gecesinde Pippin Dol Baran’da herkes uyurken uyumuyordu. Gandalf’ın elinden Palantir’i aldı ve onun kim olduğunu bilmeyi isteyen eden Sauron’un Gözü ile karşı karşıya geldi. Pippin ona, Ak Ağacı yanarken gördüğünü anlattığında, Gandalf, Sauron’un, yüzük taşıyıcının, Saruman’ın mahkumu olduğunu düşündüğünü anladı. Ve atı Gölgeyele’yi Pippin’i yanlarına alarak bütün hızıyla Minas Tirith’e doğru sürdü.

Gandalf ve Pippin, 9 Mart’ta Minas Tirith’te vardı ve Gondor Vekilharcı Denethor’un yanına gittiler. Denethor, oğlu Boromir’in ölümü hakkında Pippin’e sorular sordu. Gandalf, bu sorular üzerine Denethor’un Yüzük Kardeşliğinden ve onların misyonundan haberdar olduğunu anladı.

Gandalf Minas Tirith’te

Ertesi gün Denethor’un oğlu Faramir Osgiliath Garnizonu’nu kaybetmişti ve Minas Tirith’e doğru kaçıyordu peşlerinde ise beş tane Nazgul vardı. Ak Gandalf onları karşılamaya gitti ve asasısın ışığıyla Nazgul’leri oradan uzaklaştırdı. Faramir ona Frodo ve Sam’i gördüğünden bahsetti Gollum onlara rehberlik ediyordu ve Cirith Ungol merdivenlerine gidiyorlardı.

Bunun üzerine yüzük taşıyıcısının yüzüğü yok etmek için bir şansı olduğunu anladı ama rehberliklerini Gollum’un yapması onu endişelendiriyordu. Ve Faramir’e Sauron’un gözünü Gondor’a diktiğinden bahsetti.

Denethor kendi tavsiyesi yerine Gandalf’ın tavsiyesini dinleyen Faramir’e kızgındı. Bunun üzerine Faramir’i Osgiliath’ı tekrar ele geçirmesi için yolladı. Ama Sauron’un kuvvetleri çok fazlaydı. Ve Nazgul en cesur askerlerin yüreklerine korku salıyordu. Bu yüzden Faramir geri dönmek zorunda kaldı. Faramir çok ağır bir biçimde hastalanmıştı. Nazgul’un kara nefesi içine işlemişti.

Gandalf ve Witch King Karşı Karşıya

Denethor oğlunu o halde görünce ölmüş olduğunu ve soyunun kuruduğunu düşünmüştü bunun için Minas Tirith’i Mordor’a karşı savunmayı reddetti. Bunun üzerine Gandalf Minas Tirith’in son savunmasının komutasını aldı. Düşman kuvvetleri çok fazlaydı ve Grond’un yardımıyla Cümlekapısını parçalamışlardı. Nazgul Lordu içeri girmeye çalıştığında diğer tüm askerler korkudan kaçışmışlardı biri dışında.

 Buraya giremezsin. Sen kendin için hazırlanmış olan cehenneme geri dön! Geri dön! Seni ve Efendini bekleyen hiçliğe düş. Git!

Cadı-Kral: Yaşlı ahmak! Bu benim saatim. Gördüğünde ölüm’ü tanımaz mısın sen? Geber; lanetlerin boşuna artık!

Bunu der demez kılıcını yukarılara kaldırdı; kılıçtan aşağıya alevler indi.

Gandalf kıpırdamadı. Ve tam o anda, Şehir’in avlularından birinde bir horoz öttü. Tiz sesiyle net bir biçimde öttü; ne büyücülüğe ne de savaşa kulak asıyor, sadece ölümün gölgelerinin çok yukarısında, gökyüzünde, şafakla gelen sabahı karşılıyordu. Ve ona karşılık verircesine uzaktan başka bir ses duyuldu. Borular, borular, borular. Karanlıkta Mindolluin’in yanlarında donuk donuk yankılandılar. Kuzey’in koca boruları deliler gibi üfleniyordu. Rohan gelmişti sonunda.

Gandalf Faramir’i kurtarır

Sonra Pippin Gandalf’ın yanına giderek Denethor’un delirdiğini ve hala yaşamasına rağmen Faramir’i ve kendisini diri diri yakmaya çalıştığını söyledi. O, Rath Dinen’e Pippin’i izledi, ve Pippin odun yığınına sıçradı, ve Faramir’i kutardı. Ama kimse umutsuzluktan Denethor’u kurtaramazdı, vekilharç palantirine bakmış olduğu için ve Sauron’un, ona göstermiş olduğu şekillerde Gondor’un kötü kaderini görmüştü.

Denethor, odun yığınını alevi koydu, ve kendini öldürdü. Bu sırada Kral Theoden ölmüş. Eowyn ve Merry de Nazgul Lordunu alt etmişti. Pelennor Çayırları’ndaki kesin zaferden sonra tüm liderler toplanmıştı. Ancak zafer Sauron yok edildiği zaman kazanılacaktı.

Ve yüzük taşıyıcısının tek şansının kendilerinin Sauron’un dikkatini çekmesi olduğunu söyledi. Böylece Kara Kapılar’a yürüyüş başladı.

Yüzük yok ediliyor

25 Mart’ta Batı’nın Ordu’su Morannon Savaşı’nı başlattı. 6,000 kişilik Batı Ordusu 60,000’den fazla düşman kuvveti tarafından çevrelenmişti. Sauron savaşa konsantre olmuştu ve yüzüğe verdiği dikkatini kaybetme gafletinde bulunmuştu. Frodo yüzüğü Kıyamet Çatlakları’na getirdi fakat yüzüğü sahiplendi ve onu yok etmeyi reddetti.

Ardından Gollum onun parmağını ısırıp kopararak yüzüğü ele geçirdi. Sevinirken Kıyamet Çatlakları’na düştü ve tek yüzük yok edildi. Yüzük yok olunca Sauron’da tüm gücünü kaybetmiş ve yok olmuştu. Nazguller de Kıyamet Dağı’nın gücüyle yok oldular.

Gandalf

Gandalf Kartalların Lordu Gwaihir’in yardımıyla Frodo ve Sam’i Orodruin’den kurtardı. Ve onlar uyandığında yanıbaşlarındaydı. Aragorn Gandalf’tan kendisine tacını giydirmesini rica etti.

Orta Dünya’dan ayrılış

Artık Orta-Dünya’da Gandalf’ın görevi tamamlanmıştı. Sauron’a karşı savaşmış özgür Batı insanlarına kötülüğe karşı cesaretlendirmişti. Artık Ölümsüz Topraklar’a dönmeye hazırdı. 29 Eylül’de Elrond ve Galadriel ile Gri Limanlar’a doğru gittiler. Frodo’da oradaydı yaralarının iyleştirilmesi için batıya doğru giden gemide onun içinde bir yer ayırılmıştı. Pippin ve Sam’da oradaydı onları uğurlamaya gelmişlerdi.

İşte burada Gri Liman’larda kardeşliğimizin sonuna geldik. Barışla gidesiniz. Size ağlamayın demeyeceğim. Çünkü tüm gözyaşları şerden akmaz.

Ve sonra Orta-Dünya’dan kalkan en son gemilerden biri ile Limanlardan ayrıldı. Ve bir daha Orta-Dünya’ya hiç ayak basmadı.

Eğer Orta Dünya hayranıysanız, bizi TwitterInstagram ve Facebook üzerinden takip etmeyi unutmayın!

Yüzüklerin Efendisi dizisiyle ilgili son haberleri takip etmek için portalımıza, Orta Dünya ile ilgili tartışmalara katılmak için de forumumuza mutlaka bir göz atın.

YouTube ve Twitch kanallarımıza da bekleriz.

Mutlaka Okuyun!

Güç Yüzükleri İlk 2 Bölüm Detaylı İncelemesi

Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri İlk 2 Bölüm Detaylı İncelemesi (The Rings of Power 1. Sezon)

5 yıl süren uzun bekleyiş sona erdi ve Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri 1. sezonunun ilk …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir