Valar: Arda’yı Şekillendiren Yüce Güçler

Genel Bilgiler
| Okunuşu: | Quenya, [ˈvalar] |
| Diğer İsimleri: | Batı’nın Efendileri |
| Kökenleri: | Ainur‘un Yaratılışı |
| Bulundukları Yerler: | Zamansız Salonlar, Almaren, Aman |
| Bağlılık: | Eru Ilúvatar |
| Düşmanları: | Melkor |
| Diller: | Valarin, Quenya, Sindarin, Telerin, Khuzdul |
| Üyeleri: | Aratar; Irmo, Tulkas, Estë, Vairë, Vána, Nessa (Eskiden: Melkor) |
| Ömürleri: | Ölümsüz |
| Özellikleri: | Ölümsüzlük; Arda‘nın yöneticileri |
Ancak Ilúvatar şu şartı koştu, ya da bu onların sevgisinin bir gereğiydi: Güçleri bundan böyle Dünya’nın içinde tutulacak ve onunla sınırlı kalacaktı. Dünya tamamlanana dek sonsuza dek onun içinde olacaklardı; öyle ki onlar Dünya’nın hayatı, Dünya da onların hayatı olacaktı. İşte bu yüzden onlara Valar, yani Dünya’nın Güçleri denildi.
— Ainulindalë
Valar (tekili: Vala), dünyayı Eru Ilúvatar’ın yönlendirmesiyle şekillendirip yöneten Arda’nın Güçleri’ydi. Batı kıtası Aman’da yaşarlardı.
Valar, Ilúvatar’ın zihninden doğan ilahi ve ölümsüz ruhlar, yani Ainur’un on dördüne verilen isimdi. Ulu Müzik’i icra ettikten sonra Ainur, Ilúvatar’ın Görü’süne ve Eä‘nın (Evren) yaratılışına tanık oldu. Valar, dünyayı düzene sokmak ve Ilúvatar’ın Çocukları’nın (Elfler ve İnsanlar) uyanışına hazırlamak için Eä’ya girmeyi seçen Ainur’un en yüceleriydi. Arda’nın şekillenmesine, Ilúvatar’ın müziği aracılığıyla katkıda bulunmuşlardı. Aralarındaki en güçlü kişi sayılan Melkor hariç, Ainur’un her biri müziğe kendi parçasını katmış ve cisimleşmiş dünyayı yaratmıştı. Melkor’un Arda’ya dair vizyonu Eru’nunkinden farklıydı. Bu uyumsuzluk önce onun sürgün edilmesine, ardından da Arda’daki kötülüklerin çoğuna sebep olacak o büyük isyana yol açtı.
Dünyayı şekillendirmek kolay değildi. Arda’yı kendi mülkü ilan etmek için gelen Melkor’un getirdiği yeni kötülüklerle savaşmaları gerekiyordu.
Doğaları ve Güçleri
Diğer Ainur gibi Valar’ın güçleri de gizemliydi. Maiar‘a benzer ama onlardan çok daha üstün yeteneklere sahiplerdi. Işığı ve ateşi kontrol edebilir, sayısız biçime girebilir ya da salt varlıklarıyla Elfleri ve İnsanları büyüleyebilirlerdi. Manwë ve Ulmo sırasıyla Arda’nın rüzgarlarını ve sularını yönetiyordu. Varda ise yıldızların yerini değiştirip Morgoth‘un çöküşünü müjdeleyen takımyıldızlar çizebiliyordu. Birlikte hareket ettiklerinde muazzam işler başaracak güce sahiplerdi; devasa Númenor adasını denizin dibinden yüzeye çıkarmak gibi.
Birer Ainur olarak Valar, fiziksel bedeni olmayan ve görünmez kalabilen ilahi, ölümsüz ruhlardı. Yine de Elflerin ve İnsanların bedenlerine benzeyen görünür formlara (fanar) bürünürlerdi. Ancak içten gelen bir ışıkla aydınlanmış gibi parlak bir görünümleri vardı. Yüce Valar, en uzun Elflerden bile heybetliydi ama devasa da sayılmazlardı. Yine de büyük bir işe giriştiklerinde veya kudretli emirler verdiklerinde huşu uyandıran boyutlara ulaşabilirlerdi. Beden formunda olmadıklarında, “örtülerinden sıyrılmış” Valar, Valinor Elfleri tarafından gözlerinin tahammül edemeyeceği kadar parlak, farklı renklerdeki ışıklar olarak algılanırdı. Anlatılanlara göre Melkor görünmezdi; varlığı yalnızca etrafındaki her şeyin ışığını ve rengini yutan bir karanlık ve derin bir dehşet hissiyle anlaşılırdı.
Bazıları Valar’a “tanrılar” derdi. Oysa onlar aslında Ilúvatar’ın elçileri ya da vekilleriydi ve onlara tapınılmaması gerekirdi. Amaçları Ilúvatar’ın Çocukları’na efendilik taslamak değil, onlara rehberlik edip yol göstermekti. Çocuklar’ı özgür iradelerinden mahrum bırakmaları, onları öldürmeleri, zor kullanmaları ya da ilahi güçlerini sergileyerek üzerlerinde tahakküm kurmaları kesinlikle yasaktı.
Tüm Ainur gibi Valar da Arda tarihinin nasıl şekilleneceğine Ilúvatar’ın Görü’sünde büyük ölçüde tanık olmuştu. Ama her şeyi görmemişlerdi. Bu tarihin ve Ilúvatar’ın zihninin bazı kısımları, örneğin Çocuklar’ın gerçek doğası ve kaderi, onlardan gizlenmişti.
Arda’ya giren Valar, onun ömrüyle sınırlanmıştı. Dünyanın yavaş yavaş yaşlanmasından acı çekiyor, bunu omuzlarına binen ve giderek ağırlaşan bir yük gibi hissediyorlardı. Her şeyin şekli ve yapısı oturup belirginleştikçe onlar da yavaşça soluyor, güçlerini kaybediyorlardı. Birçok açıdan Arda’nın tüm fiziksel maddesiyle olan bağları, cisimleşmiş varlıkların bedenlerindeki (hröar) ruhların (fëar) durumuna benziyordu.
Valar’ın Efendileri ve Kraliçeleri
Aşağıdakiler Valar’ın Eldar tarafından bilinen isimleridir. Oromë hariç, bu listedeki isimler aslında gerçek isimleri değil, unvanlarıdır: Valar’ın gerçek isimleri hiçbir yerde kayıtlı değildir.
Valar’ın Efendileri
- Manwë Súlimo: “Kadim Kral”, Rüzgarların Kralı, Valar’ın Kralı ve Varda’nın eşi.
- Ulmo: Deniz Kralı, Suların Efendisi, “Yağdıran”, “Suları Döken”.
- Aulë: Demirci, Yeryüzünün ve altındaki her şeyin Efendisi, zanaatkarların piri ve Yavanna‘nın eşi.
- Oromë, Aldaron (Sindarin: Tauron): Avcı, Ormanların Efendisi, “Ağaçların Efendisi”, Ulu Binici ve Vána’nın eşi.
- Mandos (Námo): Ölülerin Yargıcı, Valar’ın Hüküm Vericisi ve Vairë’nin eşi.
- Lórien (Irmo): Rüyaların, Görülerin ve Arzuların Efendisi, Oloré Mallé’nin (Rüya Yolu) Yaratıcısı ve Estë’nin eşi.
- Tulkas Astaldo: Güreşçi, “güçte ve cesaret gerektiren işlerde en ulu olan”, Valinor’un Şampiyonu, Arda’ya gelen son Vala ve Nessa’nın eşi.
Not: İlk Karanlık Lord Melkor (Morgoth, Sindarin: Bauglir), sürgün edilmeden önce en güçlü Vala’ydı. Ancak sonraları Valar arasında sayılmadı.
Valar’ın Kraliçeleri (Valier)
- Varda Elentári: Yıldızlar Kraliçesi, Elbereth ve Manwë’nin eşi.
- Yavanna Kementári: Yeryüzü Kraliçesi, “Yemiş Veren” ve Aulë’nin eşi.
- Nienna: Ağlayan; Merhametin, şefkatin ve yasın Hanımı.
- Narin Estë: Şifa ve Huzur Hanımı, Irmo’nun eşi.
- Dokumacı Vairë: Mandos’un eşi.
- Daima Genç Vána: Oromë’nin eşi.
- Dansçı Nessa: Tulkas’ın eşi.
En ulu sekiz Vala’ya Aratar, yani “Arda’nın Yüceleri”, “Máhani” veya “Yüceltilmiş Olanlar” denirdi. Bu sekizli şunlardı: Manwë, Ulmo, Aulë, Oromë, Mandos, Varda, Yavanna ve Nienna. Tüm Ainur’un en güçlüsü olan Melkor, onların arasında sayılmazdı.
Lórien ve Mandos kardeşler, birlikte anıldıklarında Fëanturi yani “Ruhların Efendileri” olarak bilinirdi.
Orta Dünya’da her bir Vala farklı dillerde farklı isimlerle anılıyordu. Örneğin Sindarin dilinde Varda’ya Elbereth denirdi. İnsanlar onları çok çeşitli isimlerle bilir, bazen onlara “tanrılar” diyerek tapınırlardı. Cüceler, yaratıcıları Aulë’ye Mahal derdi. Entler, yaratıcıları Yavanna’yı Kementári olarak çağırırdı. Rohirrim ise Oromë’yi Béma olarak bilirdi.
İlişkiler ve Hizmetkarlar
Eru’nun zihninde bazı Valar kardeşti; bu yüzden sık sık birbirlerine “kardeş” veya “kız kardeş” diye hitap ederlerdi. Evlilik adetini ilk uygulayan ve sonrasında bu geleneği Elflere aktaranlar da yine onlardı.
Valar arasındaki evlilikler şöyleydi: Manwë ve Varda; Aulë ve Yavanna; Oromë ve Vána; Mandos ve Vairë; Nessa ve Tulkas; Lórien ve Estë. Ulmo, Nienna ve Melkor ise bekar kalmıştı. Kardeş olan Valar şunlardı: Manwë ve Melkor; Vána ve Yavanna; Mandos, Lórien ve Nienna; Nessa ve Oromë.
Eru onlar için daha düşük rütbeli semavi varlıklar olan ve hizmetkar olarak görev yapan Maiar’ı yarattı. Valar’a tabi olsalar da Maiar da oldukça güçlü varlıklardı. Melian, Sauron (Mairon adıyla), Olórin (daha sonraki adıyla Gandalf), diğer Istari ve Balrog‘lara dönüşecek olan ruhlar Maiar arasındaydı. Çoğu Maia belirli bir Vala’ya bağlıydı: Okyanusların güçleri olan Ossë ve Uinen Ulmo’ya hizmet ederken, Curumo (çok sonraları Saruman olarak bilinecekti) Demirci Aulë’ye hizmet veriyordu. Sauron da başlarda Aulë’nin hizmetindeydi, ta ki Melkor tarafından yozlaştırılıp Valar’a ihanet edene dek. Birinci Çağ‘ın başlarında Sauron ve Balroglar gibi diğer birkaç Maia, bizzat Melkor tarafından baştan çıkarılarak onun hizmetine girdiler.
Tarihçe
Valar Eä’ya girdiğinde, Arda’yı tek başına yönetmek isteyen Melkor ile Manwë arasında bir çatışma patlak verdi. Manwë savaşına destek olmaları için diğer Valar, Maiar ve birçok ruhu yanına çağırdı. Güçler Savaşı (Melkor’la yapılan İlk Savaş) adı verilen bu kısa mücadelenin ardından Düşman, savaş meydanından çekilip Eä’nın uzak köşelerine gizlendi. Valar ise Dünya’yı şekillendirmeye devam etti.
Yaratılışın ardından ve Elflerin Uyanışı’ndan çok önce, on dört Vala ilk olarak Ulu Göl üzerindeki gizli bir ada olan Almaren’e yerleşti. Aulë, Varda ve Manwë dünyayı aydınlatan İki Lamba‘yı yaptı. Arda’nın Baharı yaşanırken doğa her koldan serpilip gelişti. Fakat bunu gören Melkor, Arda’nın kontrolünü ele geçirmek için geri döndü. Lambaları yıkarak dünyayı bir kez daha yara bere içinde bıraktı. Bunun üzerine Valar, Aman’a çekilerek Valinor diyarını kurdu. Burası başlarda savaşı yeniden alevlendirmek için çıkış yapacakları bir kale olarak tasarlanmıştı. Ancak zamanla huzur dolu bir Cennet’e dönüştü. O esnada Orta Dünya, uzun süre karşısına kimse çıkmayan Melkor tarafından yozlaştırılıp karanlığa boğuluyordu.
Valinor’da, kendi malikanelerinin ovaya yayıldığı altın şehir Valimar‘ı inşa ettiler. Şehrin altın kapılarının hemen dışında, büyük konseylerini toplamak için Máhanaxar‘da, yani “Hüküm Çemberi”nde bir araya geliyorlardı. Yavanna ve Nienna tarafından Aman’ın büyük bir kısmını aydınlatması için yaratılan İki Ağaç‘ın, Laurelin ve Telperion‘un ışığında yıkanan bu yer, Eä tarihinin en hayati kararlarına şahitlik etti.
Onlar Valinor’dayken Arda’nın büyük bölümü karanlıktaydı ve Melkor’un kontrolündeydi. En sonunda Valar (Ulmo da dahil) Hüküm Çemberi’nde toplandı. Çocuklar’ın başına geleceklerden korktukları için Utumno‘yu yıktılar ve Melkor’u üç çağ boyunca esaret altına aldılar. Sonrasında Elfleri Valinor’a davet etme kararı alındı. Ulmo bu karara başlarda karşı çıksa da Eldar’ın Ulu Deniz’i geçerek Batı’ya ulaşmasına yardım etti. Valar bu dönemde Calaquendi‘yi Valinor’da kucakladı; Elfler onların rehberliğinde ve kutsal Işık’ın altında refah içinde yaşadılar.
Ne var ki Melkor gizlice geri döndü. Ungoliant ile birlikte İki Ağaç’ı ve onların Işığını yok etti. Valinor’un Kararması, hem Valar hem de Elfler için derin bir yas sebebi oldu. Birinci Çağ’ın sonundaki Mücevherler Savaşı‘nın fitili, Elflerin en yeteneklisi Fëanor‘un Valar’a isyan etmesiyle ateşlendi. Fëanor, Ağaçları yeniden canlandırmak için Silmarillerini feda etmeyi reddetmişti. Kendisinin ve Noldor‘un Valar’a olan sadakatini tamamen kopardı. Karanlık Lord çaldıktan sonra Silmarilleri onun elinden zorla geri almak için Valinor’u terk etmeyi seçti. Morgoth’un yaptıklarından Valar’ı sorumlu tuttu. Valar’ın onları yüzüstü bıraktığına inanan çoğu Elf de ikna olup Orta Dünya yollarında onun peşinden gitti. Fëanor ve oğulları; ister Elf, ister İnsan, ister Maia, isterse de Vala olsun, Silmarilleri onlardan sakınan herkesle savaşmaya ant içtiler.
İsyankar Noldor’un gidişinden sonra Valar, İki Ağaç’ın son canlı filizlerinden Güneş‘i ve Ay‘ı yarattı. Onları gökyüzünde yönlendirmek üzere iki Maia’yı görevlendirdiler. Ancak Düşman Ay’ı yok etmeye kalkışınca diyarın savunmasını güçlendirdiler. Valinor’un Gizlenmesi orayı Morgoth’a tamamen erişilmez kıldı. Bu durum aynı zamanda Fëanor ile takipçilerinin girişini engelliyor, Noldor’u kalıcı bir sürgüne mahkum ediyordu.
Beleriand Savaşları boyunca Orta Dünya halkları acı çekerken, Valar onları büyük ölçüde kendi kaderlerine terk etti. Yine de çektikleri çileler esnasında onlara yol gösterecek yöntemleri vardı: Ulmo, Turgon ve Finrod‘u gizli krallıklarını inşa etmeye teşvik etti; Tuor‘u ise Turgon’a bir elçi olarak Gondolin‘e yönlendirdi.
Birinci Çağ’ın sonlarına doğru, Eärendil‘in Valinor’un Gizlenmesi’ni aşarak Valar’ın huzuruna çıkmasıyla bu çetin mücadele doruk noktasına ulaştı. Eärendil, Morgoth’a karşı savaşan İnsanlar ve Elfler için onlardan yardım istedi. Valar onun yakarışını karşılıksız bırakmadı. Maiar ve Amanyar‘dan oluşan Valar Ordusu bizzat Beleriand‘a gelerek büyük Öfke Savaşı‘nı başlattı. Angband‘da Melkor’un kuvvetlerini ezip geçerek Karanlık Lord’a karşı nihai bir zafer kazandılar. Yakalanıp tekrar yargılanan Morgoth, Gece Kapısı‘nın ardına atılarak Arda’dan ebediyen sürülmüş oldu. Ne var ki Morgoth’un ordusundan bir avuç yaratık (Sauron ve bir Balrog gibi) kaçmayı başardı. Savaştan sonra Valinor’un yolu hem sürgündeki Noldor hem de Orta Dünya’nın Moriquendi‘si için tekrar açıldı.
Edain, savaşlar sırasında ve Morgoth’un boyunduruğu altında büyük eziyetler çekmişti. İkinci Çağ‘da Valar, savaşa direnen ve acılara göğüs geren soylu Edain halkları için denizin ortasında Elenna adasını yoktan var etti. Onları ve soylarını bilgelik, irfan ve uzun ömürle kutsadılar. İşte Númenor krallığı bu ada üzerinde kuruldu. Ancak Valar onlara katı bir yasak da koymuştu: Asla batıya yelken açmayacaklardı.
Númenor üç binyıl boyunca varlığını sürdürdü. Númenóreanlar ölümlü diyarlara hükmetseler de, sonunda Valar’ın Yasağı ve ölüm korkusu içlerini kemirmeye başladı. Ölümsüzlükleri yüzünden Valar’ı ve Elfleri kıskanıyorlardı. Ölümsüzlere karşı ilk sesini yükselten Kral Tar-Atanamir oldu. Manwë, Númenóreanları uyarmak ve mantığa davet etmek için “Batı’nın Efendilerinin Kartalları” olarak bilinen kartal şeklindeki fırtına bulutlarını gönderdi.
Birkaç nesil sonra Númenor, Sauron’un yozlaştırıcı zehrine boyun eğdi. Sauron, Kral Ar-Pharazôn‘u Ölümsüz Diyarlar’ın ölümsüzlük bahşettiğine inandırarak onu kandırdı. Büyük bir donanma toplayan kral, Valar’ın Yasağı’nı çiğneyip onlara savaş açmak üzere yelken açtı. Olan bitenden haberdar olan Manwë ve diğer Valar, Arda’nın Koruyuculuğu görevini bıraktılar. Ilúvatar, duruma müdahale ederek Arda’nın şeklini felaket dolu bir yıkımla değiştirdi. Ada batırıldı; hayatta kalan Númenóreanlar ise doğuya yelken açarak Orta Dünya’ya yerleşti. Númenor’un helakından sonra, İnsanların oraya ulaşamaması için Ölümsüz Diyarlar Arda’dan koparıldı. Artık oraya sadece Elfler, Düz Yol üzerinden ve dünyanın sınırlarını aşabilen gemilerle gidebilecekti.
Son İttifak Savaşı‘ndaki mağlubiyetinden yıllar sonra, Üçüncü Çağ‘ın 1000’li yıllarında Sauron Orta Dünya’da gücünü yeniden toplamaya başladığında, Valar büyüyen Gölge’den endişe duydu. Kendi aralarında istişare ederek “Istari” adındaki beş Maia’yı, yaşlı adam kılığında Orta Dünya’ya gönderdiler. Sauron’un Yüzük Savaşı‘ndaki nihai çöküşüne kadar ona karşı güçlü bir direniş oluşturabilmeleri için onlara birtakım kısıtlamalar da getirmişlerdi.
Söylenenlere göre gün gelecek, koruyuculukları zayıflayacak ve Karanlık Lord en nihayetinde Gece Kapıları’ndan kaçmayı başaracak. Dünyanın yok olacağı Dagor Dagorath‘ta Valar onunla yeniden savaşacak. Fakat ardından Ainur, Elfler ve İnsanlarla bir araya gelerek yepyeni bir İkinci Ainur Müziği icra edecek. Ainur’un tek bildiği, bu İkinci Müzik’in İlkinden çok daha ulu olacağıdır. Ne ikinci dünyaya ne de İkinci Müzik’e dair başka hiçbir şey bilmezler; tek bildikleri, eskisinden çok daha yüce olacağıdır.
Etimoloji ve Diğer İsimler
Vala kelimesi Quenya dilinde “(ilahi) güç” anlamına gelir. Kudret ve güçle bağlantılı olan BAL kökünden türemiştir. Kelimenin İlkel Quenya formu bálā, çoğulu ise bal-ī idi. Bağlantılı diğer kelimeler de otorite veya ilahiyata işaret ediyordu (örn. vala- “hükmetmek”).
Valar, Valanya adlı günde ve Valandur veya Valandil gibi özel isimlerde yaşatılmıştır. Kelime aynı zamanda 22 numaralı Tengwa’nın da adıdır.
Sindarin dilinde onlara Belain, tekil olarak Balan denirdi (Orbelain gün isminde ve Cerch i Mbelain takımyıldızında olduğu gibi). Ancak daha yaygın olarak Rodyn (tekil Rodon) şeklinde anılırlardı. Valar aynı zamanda “Valinor’un Efendileri” veya númeheruvi (“Batı’nın-Efendileri”) olarak da adlandırılır.
Adûnaic dilinde Valar için Avalôi (çoğul) ve Avalôim (özne formunda çoğul) “Güçler” kelimeleri kullanılırdı. Dişil form (Valie’nin karşılığı) Avalê (“tanrıça”) idi. Ayrıca Barîm an-Adûn (“Batı’nın-Efendileri”) unvanını da taşıyorlardı.
Eski İngilizce‘deki Ælfwine çevirilerinde Valar’a Ése (“Tanrılar”), Brega (“Hükümdarlar”) ve Mægnu (“Güçler”) denilirken, Baş Valar için Fréan (“Efendiler”) kullanılıyordu. Ancak Arundel Lowdham’a “gelen” Valar’ın Eski İngilizce ismi daha farklıydı: onlara Tíwas deniyordu.
Kayıp Öyküler Kitabı‘nda Valar, pagan mitolojileriyle çok daha yakından ilişkilendirilmişti. Evlenmelerinin yanı sıra çocuk sahibi de olabiliyorlardı. İlk taslaklarda Fionwë ve Ilmarë, Manwë ile Varda’nın çocukları, Gothmog ise Melko‘nun oğlu olarak düşünülmüştü. Bazı Valarindi (“Valar’ın Soyu”), ilerleyen legendarium metinlerinde Maiar’a dönüştürüldü.
O ilk taslaklarda Vala kelimesi, mutluluk ve kutsanmışlık ifade eden Qenya kelimeleriyle bağlantılıydı; valin ve valimo (“mutlu”) kelimelerinde olduğu gibi. Yani Valar kelimesi gücü temsil etmeye başlamadan önce “Mutlu olanlar” anlamına geliyordu. Sadece erkek bir Vala’yı belirten Qenya formu Valu iken, dişil form Valde veya Valis idi. Legendarium’un daha eski versiyonlarında Valur ve Valir, kısa bir süreliğine erkek ve kadın Valar’ı tanımlamak için de kullanılmıştı.
Etimolojiler’de kelimenin dişil bir formu olmadığı ve bir kadın Vala’ya Valatári veya “Valar’ın Kraliçesi” dendiği belirtilir. Silmarillion‘da ise dişil form Valie olarak geçer.
Kayıp Öyküler Kitabı’ndaki eski versiyonlara göre Wanwavoisi, Varda ve Manwë’yi birlikte nitelemek için kullanılan bir isimdi. Bu Qenya isminin etimolojisi tam olarak belli olmamakla birlikte, muhtemelen wanwa (“büyük fırtına”) ögesini barındırıyordu.
Terk Edilen Valar Kavramları
Legendarium’un daha eski versiyonlarında adı geçen ancak sonraki metinlerde (yayınlanmış Silmarillion gibi) kendine yer bulamayan bazı Valar taslakları şunlardı:
- Lúthien: Vala Telimektar‘ın oğlu. Lúsion (bazı taslaklarda Gnomish dilinde “dost”, bazılarında “gezgin”) olarak da bilinir.
- Nielíqui: Oromë ve Vána’nın kızı. Nielikki, Nyelikki, Nieliqi ve aynı zamanda Wendine (Qenya dilinde “Küçük Bakire”) olarak anılırdı.
- Nornorë: Tanrıların habercisi ve Manwë’nin/Valar’ın elçisi.
- Makar: Acımasız savaşçı Vala ve Meássë‘nin kardeşi. Ramandor (Qenya dilinde “Bağıran”) ve Kostorin (veya Gnomish’te Gothonwi) olarak da bilinirdi.
- Meássë: Acımasız “savaşçı tanrıça” ve Makar’ın “vahşi kız kardeşi”. Tarkil’in yanı sıra Rávi (ravennë “dişi aslan” ile bağlantılı) olarak da çağrılırdı.
- Ómar: Amillo olarak da bilinen tüm Valar’ın en genci. Salmar’ın kardeşi; dillerin ve şarkıların piri.
- Telimektar: Tulkas ile Maia Lëa-vinya’nın oğlu. Mordo ve Telmaithron olarak da bilinirdi.
- Ilinsor: Manwë’nin hizmetkarı ve Ay’ın dümencisi.
- Silmo: Gümüş ağaç Silpion’un muhafızı.
Ossë ve Uinen gibi bazı Ainur başlangıçta Valar olarak düşünülmüş, fakat sonradan Maiar olarak değiştirilmiştir.
Valar’ın Çocukları
Valarindi, mitolojinin en erken safhalarında “Valar’ın Çocukları” olarak geçerdi, ancak bu fikir Tolkien tarafından daha sonra rafa kaldırıldı. İlerleyen versiyonlarda bu konsept terk edilse de, Valarindi karakterlerinden bazıları Maiar olarak varlığını sürdürdü. Quenya ismine son olarak Aman Yıllıkları’nda rastlanmaktadır.
- Manwë ve Varda: Fionwë, Erinti
- Aulë ve Yavanna: Oromë, Nessa
- Oromë ve Vána: Nielíqui
- Tulkas ve Nessa: Telimektar
- Melko ve dev kadın Ulbandi: Kalimbo/Kosomot
- Túrin Turambar: 1937 tarihli hem Quenta Noldorinwa hem de Quenta Silmarillion metinlerinde Tanrıların oğulları arasında sayılmıştı. Ancak bu konseptin terk edilmesiyle metinlerden çıkarıldı.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
➡️ Valar kimdir ve rolleri nelerdir?
Valar, Eru Ilúvatar’ın yönlendirmesiyle Arda’yı (dünyayı) şekillendiren ve yöneten ilahi, ölümsüz ruhlardır. Onlar evrenin başlangıcında dünyayı, uyanacak olan Elfler ve İnsanlar için hazırlamak amacıyla inen en ulu güçlerdir.
➡️ Valar’ın en güçlüsü kimdir?
Başlangıçta Ainur’un en güçlüsü Melkor’du. Ancak kendi ihtirasları yüzünden isyan edip kötülüğe sapınca Valar arasından çıkarıldı. Onun ardından en ulu Vala, Rüzgarların Kralı ve Valar’ın lideri olan Manwë’dir.
➡️ Valar ölümlü varlıklar mıdır?
Hayır, Valar ölümsüz ruhlardır. Ancak Arda’ya bağlandıkları için onların yaşamı dünyanın ömrüyle sınırlıdır. Dünya yavaş yavaş yaşlandıkça onlar da zamanla solarlar ve güçlerini kaybederler.
➡️ İstari (Büyücüler) ile Valar’ın bağlantısı nedir?
İstari, Valar tarafından Üçüncü Çağ’da Sauron’a karşı direniş göstermesi için Orta Dünya’ya yaşlı adam formunda gönderilen Maia ruhlarıdır. Maiar, Valar’a hizmet eden ve onlara yardımcı olan daha alt kademedeki güçlerdir.
Yüzüklerin Efendisi ile Orta Dünya’dan ilginç bilgileri kaçırmamak için takip etmeyi unutmayın.
Eğer bir Yüzüklerin Efendisi hayranıysanız, Orta Dünya sohbetleri için sizi Discord kanalımıza davet ediyoruz: https://discord.gg/ortadunya
Orta Dünya Yüzüklerin Efendisi ve Tolkien Rehberi
4 yorum
Yazıdan Bahsedenler Sauron - Orta Dünya
Yazıdan Bahsedenler Saruman - Orta Dünya
Yazıdan Bahsedenler Diğer Varlıklar – Orta Dünya
Yazıdan Bahsedenler Diğer Varlıklar – Orta Dünya