Subaşı Savaşı (Shire’ın Kurtuluşu)

| Tarih | 3 Kasım Ü.Ç. 3019 |
| Çatışma | Yüzük Savaşı |
| Yer | Shire, Subaşı köyü yakınlarındaki Subaşı Yolu |
| Sonuç | Shire ve Erdiyarı‘nın kurtuluşu |
Taraflar
- Shire: Shire hobbitleri ve Erdiyarlılar
- İşgalciler: Sharkey‘nin Adamları (Güneyden gelen Serseriler)
Komutanlar
- Shire: Meriadoc Brandybuck, Peregrin Took, Çiftçi Pamuk
- İşgalciler: Saruman (Sharkey) †
Güçler
- Shire: Subaşı civarından ~200 Erdiyarlı ve Hobbit; 100 Took; Samwise Gamgee; Genç Tom, Jolly ve Nick Pamuk; Bilinmeyen sayıda Hobbitköy sakini
- İşgalciler: 100 Serseri
Kayıplar
- Shire: 19 Hobbit öldü, 30 yaralı
- İşgalciler: 70 Serseri öldürüldü (Gríma Solucandil dâhil), 12 esir
Subaşı Savaşı, Yüzük Savaşı’nın son askeri çarpışmasıdır. Aynı zamanda Shire sınırları içinde yapıldığı bilinen ikinci ve son savaştır. Tarihte Shire’da gerçekleşmiş diğer tek savaş, Yeşiltarlalar Savaşı‘dır.
Savaş Öncesi
Frodo Baggins ve diğer Gezginler, Elessar‘ın taç giyme töreninden dönüp 2 Kasım 3019’da Subaşı’na vardıklarında memleketlerini Sharkey’nin Adamları’nın boyunduruğu altında buldular. Bu Serseriler, 3018’in sonlarından beri Shire’a akın ediyordu. Çoğu Güney’den gelmişti; hatta bazılarının damarlarında Ork kanı aktığı her hallerinden belliydi.
Başlangıçta bu adamlar, işlerini büyütüp Büyücü Saruman da dahil olmak üzere dışarıya Shire’ın mallarını satan Lotho Torbaköylü Baggins için çalışıyordu. Lotho, Belediye Başkanı Will Akayak’ı tutuklatıp kendini Başbuğ ilan etti. Böylece işgalcilere de Başbuğ’un Adamları denmeye başlandı. Başbuğ’un Adamları hobbitleri sindiriyor, onlara kafa tutmaya çalışan herkesi yaka paça içeri atıyordu. 3019 yılının Eylül ayında bizzat Saruman (Sharkey adıyla) Shire’a geldi. Başbuğluğu devralıp hobbitlerin el üstünde tuttuğu her şeyi; özellikle de yiyecekleri ve hanları yasakladı.
Meriadoc Brandybuck, Peregrin Took ve Samwise Gamgee’nin Kurallar’ın birçoğunu çiğnemesi elbette pek uzun sürmedi:
“Kapı kırmak, Kuralları yırtmak, Kapıcılara saldırmak, Haneye tecavüz etmek, Shire binalarında izinsiz uyumak ve Nöbetçilere yiyecekle rüşvet vermek suçlarından tutuklusunuz.”
Gezginler tutuklanmış olsalar da laf kalabalığıyla kendilerini serbest bıraktırmayı başardılar. Ardından Başbuğ’u devirip işgalcileri defetmek için hobbitleri örgütlemeye koyuldular. Ufak bir serseri grubuyla karşılaştıklarında Pippin onlara Kral‘ın döndüğünü ve elçilerin yolda olduğunu ilan etti. Adamlar onunla alay edince, henüz Elessar’ın hizmetinden ayrılmadığını belirterek elçinin bizzat kendisi olduğunu söyledi. Bu serseri grubu darmadağın edilse de, Yolçatı’ndaki daha büyük bir birliğe haber uçurup takviye kuvvet çağırmayı başardılar.
Subaşı Savaşı
Hobbitleri örgütleme işini Merry üstlenmişti. Yaklaşan çarpışma için onları hazırlarken savaş tecrübesinden sonuna kadar faydalandı. Gece için nöbetçiler dikti ve yollara barikatlar kurdurdu. Pippin Took ise Tookları toplamak üzere atını Tookdiyarı’na sürdü.
Hobbitköy’den yirmi kadar Adam Subaşı’na doğru yürüyüşe geçtiğinde, Merry, Yurt Borusu‘nu çaldı. Erdiyarı ve Subaşı civarından 200’ü aşkın hobbit bu çağrıya kulak verdi. Bu sırada Pamuk ailesi de gruba katılmıştı.
Sharkey’nin Adamları geldiklerinde tuzağa düşeceklerini hiç beklemiyordu. Subaşı Yolu’nda, Çiftçi Pamuk’un durduğu noktaya kadar ilerlediler. Onu tehdit etmeye kalktılar ancak sayıca ne kadar az olduklarını fark etmeleri uzun sürmedi; hobbitler arkalarındaki barikatı kapattığında tamamen kuşatılmışlardı. Liderleri, Merry’ye saldırmaya yeltenirken hobbit oklarıyla yere yığıldı. Geri kalanlar ise teslim oldu.
Ardından atını Yolçatı’na süren Merry, 3 Kasım sabahı saat 10 sularında geri döndü. Yüz kadar Adamın Subaşı’na doğru yola çıktığı haberini getirmişti. Pippin de adamlardan hemen önce, Tookdiyarı’nda başlattığı isyanla peşine taktığı yüz Took ile birlikte savaş alanına vardı.
Merry’nin komutası altındaki hobbitler ustaca bir savunma cebi oluşturdular. Subaşı Yolu’nun yaklaşık 200 metre yukarısında, yolun her iki yanındaki yüksek setlerin ve çitlerin arasına arabalardan bir barikat kurdular. Serseriler bu cebe bile isteye yürüdü. Adamlar yolda ilerledikçe, hobbitler arkalarından yeni arabaları yola itti. Serseriler, yukarıdaki setlerden kendilerine tepeden bakan silahlı hobbitlerle birlikte daracık bir alana sıkışıp kalmışlardı.
Adamların bir lideri yoktu ve savaş tecrübesinden yoksundular. Yalnızca korku salarak hükmetmeye alıştıkları için böylesine organize bir direniş beklemiyorlardı. Bazıları teslim oldu, bazıları kaçtı; ancak yirmi kadarı çemberi yarıp kıyasıya çatıştı. Bu arbedede altı Adam ve iki Hobbit can verdi. Geri kalan serseriler iyice çaresizliğe kapılmıştı; artık kaçmayı umursamıyor, sadece can almak istiyorlardı. Ne var ki yolun kenarındaki setler tırmanılamayacak kadar dikti ve birçoğu hobbit baltalarının önünde can verdi. Sonunda Merry ve Pippin doğu setinden serserilerin üzerine hücum etti. Merry, ork kanı taşıdığı belli olan yeni lideri oracıkta yere serdi. Kalan adamların etrafı hobbit okçularıyla sarılmıştı. Kaçmayı başaranlar da amansızca takip edildi ve sonunda Serseriler Shire’dan tamamen sürüldü.
Savaşın Ardından (Shire’ın Kurtuluşu)
Çatışmanın sonunda yetmişe yakın Adam öldürüldü ve on ikisi esir alındı. Buna karşılık on dokuz Hobbit hayatını kaybetti, otuz kadarı da yaralandı. Ölen adamlar, sonraları Savaş Çukuru olarak anılacak olan yakınlardaki bir kum ocağına gömüldü. Hobbitler ise ayrı bir yere defnedildi. Mezarlarına bir taş dikildi ve etrafı rengarenk bir bahçeyle çevrildi. Subaşı Savaşı’nda çarpışan tüm hobbitlerin isimlerinin yazılı olduğu bir Tomar hazırlandı; listenin en başında Yüzbaşı Meriadoc Brandybuck ve Yüzbaşı Peregrin Took yer alıyordu.
Subaşı’ndaki zaferin ardından hobbitler doğruca Çıkın Çıkmazı‘na yürüdü ve orada Sharkey’yi buldular. O, sanıldığı gibi iri yarı bir serseri değil, bizzat Saruman’ın ta kendisiydi. Frodo’nun gitmesini emrettiği Saruman, hizmetkârı Gríma’nın Lotho’yu öldürdüğünü itiraf etti. Yıllar süren baskı ve eziyetin biriktirdiği öfkeyle gözü dönen Gríma, Saruman’ın boğazını kesti; ancak hemen ardından hobbit okçuları tarafından vurularak öldürüldü. Saruman’ın ruhu bedeninden yükselirken, Batı‘dan esen bir rüzgâr onu savurup yokluğa karıştırdı.
Ertesi yıl Saruman’ın verdiği tahribatı onarmak için dört koldan hazırlıklara başlandı. Sam, Galadriel‘in kutusundan çıkan kutsanmış toprağı dört bir yana serpti. Bir zamanlar Parti Ağacı‘nın gölgesini düşürdüğü yere de mallorn tohumunu ekti. Shire Takvimi‘ne göre 1420 yılı, tarihinin en bereketli hasat yıllarından biri olarak kayıtlara geçti.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
➡️ Subaşı Savaşı ne zaman ve nerede gerçekleşmiştir?
Subaşı Savaşı, Üçüncü Çağ’ın 3 Kasım 3019 tarihinde, Shire sınırları içindeki Subaşı köyü yakınlarındaki Subaşı Yolu’nda gerçekleşmiştir.
➡️ Subaşı Savaşı’nın Yüzük Savaşı’ndaki önemi nedir?
Bu savaş, Yüzük Savaşı’nın son askeri çarpışması olma özelliğini taşımaktadır. Aynı zamanda Shire tarihinde Yeşiltarlalar Savaşı’ndan sonra gerçekleşen ikinci ve son savaştır.
➡️ Savaşta hangi taraflar karşı karşıya gelmiştir?
Savaşta, Meriadoc Brandybuck ve Peregrin Took komutasındaki Shire hobbitleri ve Erdiyarlılar ile Saruman (Sharkey) komutasındaki güneyden gelen Serseriler karşı karşıya gelmiştir.
➡️ Sharkey aslında kimdir?
Sharkey ismiyle bilinen ve Shire’ı işgal eden Serseriler’in lideri, sanıldığının aksine iri yarı bir serseri değil, bizzat Büyücü Saruman’ın ta kendisidir.
Yüzüklerin Efendisi ile Orta Dünya’dan ilginç bilgileri kaçırmamak için takip etmeyi unutmayın.
Eğer bir Yüzüklerin Efendisi hayranıysanız, Orta Dünya sohbetleri için sizi Discord kanalımıza davet ediyoruz: https://discord.gg/ortadunya
Orta Dünya Yüzüklerin Efendisi ve Tolkien Rehberi