Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri İncelemesi (İLK İKİ BÖLÜM SPOILER’SIZ VE SPOILER’LI İNCELEME)

Yüzüklerin Efendisi: Güç Yüzükleri’nin Londra’daki Dünya Prömiyerinde Orta Dünya topluluğumuzu temsil etme ve ilk iki bölümü erkenden izleme fırsatım oldu. Bu yazıda ve videoda Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri incelemesini spoilerlı ve spoilersız şekilde ayırarak aktaracağım.

Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri İncelemesi

Diziyle ilgili konuşmadan önce etkinlikle alakalı birkaç bir şeyi anlatmak istiyorum.

Dünyanın en saygın ve en köklü Orta Dünya içerik üreticileri, toplulukları ve Tolkien alimleri bu etkinlikte bir araya geldi. Topluluğumuz da dünyayla entegre olan bir topluluk olduğu için önümüzdeki günlerde Orta Dünya YouTube ve Twitch kanallarımızda dünyaca meşhur bolca konuğumuz olacak.

Kırmızı halı etkinliği Leicester Square’de yapıldı. Verilen emek ve hazırlıklar tek kelimeyle muazzamdı. Oyuncuların ve yapımcıların tümüyle tanışma ve sohbet etme şansım oldu. Ayrıca John Howe ve John Rhys Davies de oradaydı. Kırmızı halı esnasında yanımıza uğrayan oyuncuların da topluluğumuza özel olarak size selamını getirdim…

Kırmızı halı ve IMAX gösterimi sonrası The British Museum’da görkemli bir after party verildi. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos da dahil olmak üzere, pek çok ünlü bu partide yer aldı. Bear McCreary’nin konseri sonrası verilen kokteylde tüm kadroyla sohbet etme şansım oldu. The Battle for Middle-earth oyuncusu olduğunu bildiğimiz Maxim Baldry’den beraber BFME oynama sözü aldım. Oyuncuları ve yapımcıları da onlar müsait oldukları an kanalımızda konuk edeceğiz. Takipte kalın ve bildirimleri açmayı unutmayın.

Spoiler’sız incelemeye geçecek olursak, öncelikle diziyi 3 farklı izleyici grubuna göre değerlendirmek istiyorum.

İlk olarak genel izleyici grubu, yani Orta Dünya ile alakaları minimal düzeyde olan kişiler. Bu grubun diziye bayılacağını düşünüyorum. Tam bir görsel şölen sizi bekliyor. Sade bir hikaye anlatımıyla, dizi size çok sürükleyici gelecek. Bana göre birkaç mantık hatası içeren sahne dışında, ilk iki bölümü izlemesi oldukça keyifliydi. Trailer’lardaki sahnelerden çok çok daha iyileri vardı ve bugüne kadar nasıl bu kadar zayıf klipler yayınladılar diye de düşündürdü açıkçası.

2. gruba yani Orta Dünya’yı sadece Peter Jackson’ın filmlerinden bilen kişilere gelecek olursam. İlk başta belki Orta Dünya’nın kasvetten uzak zamanlarını izlediğimiz için renk paletine alışmak, tanıdığınız karakterleri farklı aktörlerden izlemek size zor gelecektir. Biraz da tutucu yanınız varsa, başta diziyi garipseyebilirsiniz. Ancak fırsat verirseniz zamanla alışacağınızı ve seveceğinizi düşünüyorum. Yeni mekanlar muhteşem. Özellikle Khazad-dûm ve Lindon çok güzeldi.

3. gruba yani Orta Dünya kitaplarını okumuş Tolkien hayranlarına gelecek olursak. Bunun bir belgesel değil, bir adaptasyon olduğunun farkında olanlar yine diziden keyif alacaktır. Özellikle Twitch kanalındaki Orta Dünya sohbetlerimize katılan izleyicilerimizi büyük oranda tatmin edeceğini düşünüyorum.

Eğer ki, beklentiniz Orta Dünya lore’una kayıtsız şartsız sadık bir eserse, dizinden pek memnun kalmayacaksınız. Ancak biliyorsunuz ki, 2. Çağ hakkında en az şey bilinen Çağ, en az yazılı materyalin olduğu Çağ. Sadece kronolojisi ve genel hatlarıyla hikayeleri var. Dizi yapımcıları da kendi hikayelerini yazabilmek adına lore’u baya esnetmişler. Bunlardan bazıları anlaşılabilir, bazılarınaysa henüz ikna olmadım, sezon sonunda değerlendirmek lazım.

Güç Yüzükleri İncelemesi

Kişisel görüşümü soracak olursanız, ben İngilizce ve Türkçe tüm Tolkien kitaplarını okumuş biriyim ve adaptasyonların asıl eserlere olan popülariteye çok ciddi katkılarda bulunacağını düşünüyorum. Dizi Orta Dünya konusunda yeni jenerasyonlarda ilgi uyandıracak ve kitapları merak etmelerini sağlayacak ve de uzun vadede yeni Tolkien severler kazandıracaktır. Dediğim gibi, kafamı kurcalayan ve pek hoşnut olmadığım kısımlar da yok değil, ancak bunlar için bütüne bakmak ve tüm sezonu izlemek lazım. Tedbirli bir şekilde umutluyum şimdilik.

Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri İncelemesi

Bir de diziyi lore dışı kategorilerde değerlendirmek istiyorum.

– CGI ve görsellik mükemmele yakındı. IMAX’te izlememe rağmen hiçbir sahne sırıtmadı, eğer dikkatimden kaçan bir şey olmadıysa tabii.

– Hikaye oldukça ilgi çekici. Hobbitli kısımlar şimdilik biraz durgun olsa da özellikle Stranger yani Meteor man karakteri kendini baya merak ettiriyor. Galadriel’inse hikayesi ilerlesin diye sabırsızlanıyorsunuz. Tirharad kısımları biraz bana sıkıcı geldi ama orası da Orkların gelmesiyle toparlayacaktır. 2. bölüm bitişi zaten yepyeni bir hikayeyi başlatıyor. Cüceler ve Elrond kısmı ise dizinin komedi öğeleri içeren keyifli bir kısmı.

– Oyunculuklar ve diyaloglar birkaç kısım dışında rahatsız etmedi. Özellikle farklı farklı bölgelerde kullanılan aksanlar çok başarılı. Orta Dünya’ya geri dönmüş gibi hissediyorsunuz pek çok kısımda. Bazı kısımlara alışmaksa zaman alacak.

– Tutarlılık ve mantık hatası olan kısımlar var. Bunlar sadece lore açısından değil, özgün bir hikaye için de olabilecek ve bana göre kusurlu olan kısımlar.

– Lore dizinin en zayıf karnı, kurgu için fazlaca değiştirilmiş. Ancak bunu dizi için yapmak zorundalar, örnek vermek gerekirse Galadriel 2. Çağ’da binlerce yıl neredeyse hiçbir şey yapmıyor. Değiştirmezlerse bu Çağ’dan bir dizi çıkamaz.

– Dizinin açılış jeneriği fena değildi, çok etkileyici gelmedi bana ama kötü de değil.

Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri İncelemesi (SPOILER UYARISI)

Yazının bu kısmından itibaren SPOILER içeren kısma geçiyorum. Dizinin prologue kısmı mükemmeldi diyebilirim. Finrod ve küçük yaştaki Galadriel’in konuşmaları, Valinor’un İki Ağacı Laurelin ve Telperion’un yok edilmesi, Melkor’un gölgesi, Thorondor ve Ancalagon kapışması, Balroglar, Beleriand savaşları, Akraba kıyımı, Feanor’un yemini. Hepsi çok hızlı geçti ve kısa gösterildi ama muhteşemdi. Keşke dizi 1. Çağ’dan ve Silmarillion’dan olsaydı dedirtti. Dizideki açık ara en güzel kısımlar buradaydı.

Sauron’u ilk defa görme şansımız oluyor ayrıca bu kısımda. Ve tek kelimeyle muhteşem Sauron. Annatar olarak henüz görmedik ama Sauron halini bir harika yapmışlar.

Galadriel’i görevine odaklı bir komutan olarak görüyoruz. Sauron’u bulmak ve abisinin intikamını almak en büyük karakter motivasyonu. Bu yüzden kararları pek sağlıklı değil ve diğer Elfler tarafından da bu saplantılı kararları sorgulanıyor. Yüzüklerin Efendisi’nde gördüğümüz Galadriel henüz değil, bu yüzden biraz değişik geldi bana bu kısımlar ve alışmam biraz zaman alacak.

Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri İncelemesi

Gil-galad ve Elrond gibi karakterler de Galadriel’in artık huzur bulması için Valinor’a gitmesi gerektiğini düşünüyorlar. Galadriel tereddüt etse de bu kararı kabul ediyor. Kitaplarda Orta Dünya’da kalma kararı kendi ülkesini kurmak içindi, bunda ise Sauron’u bulmak ve Orta Dünya’daki kötülüğü sonlandırmak istiyor. İstemye istemeye Valinor’a geri dönmeye razı oluyor. Ancak son anda abisinin hatırası canlanıyor, hatta bir anda dayanılmaz geliyor bu kaybın acısı ve Elf gemisinden atlayarak gitmemeye karar veriyor. Mantıkla değil, duygusal olarak verilen bir karar bu tabii ki yoksa diğer türlü koskoca Belegaer denizini kulaç atarak geçmeyi düşünmek çok saçma.

Yolu Halbrand ve gemi kazası geçirmiş ufak bir grupla kesişiyor neyse ki şansına. Elf olduğunu gizlemeye çalışıyor. Tahmin ettiğimiz gibi saçına dokunan adamın kolunu da sert bir şekilde itiyor. Zaten bu adam da belasını buluyor deniz yaratığından :) Saldakilerin bir kısmı dostça davranırken, bir kısmı da düşmanca yaklaşıyor Galadriel’e. Beraber yolculukları çok uzun sürmüyor deniz yaratığı sebebiyle. Bu ekipten bir tek Halbrand ve Galadriel hayatta kalıyor.

Halbrand muhtemelen Tirharadlı biri ve Theo’nun babası. Sauron olma ihtimali bence yok. Galadriel ile karşılaşmaları da tamamen tesadüf. Galadriel onun sayesinde Orkların tekrar ortaya çıktığını öğreniyor. Onu Orta Dünya’ya dönme konusunda ikna ediyor. Aralarında bir nevi kader ortaklığı var ve bu bölümlerde kazazedeler olarak birbirlerine destek çıkıyorlar. Halbrand kendi başının çaresine bakan ve bencil biri gibi duruyor. Galadriel’e bu kadar destek olması böyle karakterde birinin ilginç ama aralarında bir romance durumu kesinlikle yok. Ayrıca Celeborn ya da Celebrian’dan dizide henüz bahsedilmiyor.

Elrond’a gelecek olursak, Gil-galad’ı kendine rol model olarak almış. Bu lore açısından mükemmel bir dokunuş. Kitaplarda Gil-galad’ın elçisi ve bir nevi varisi gibi çünkü. Elrond’un Galadriel’den arkadaşım diyerek bahsetmesini biraz yadırgadım. Arkadaşım hitabı süper anormal değil elbette, Elflerin ölümsüzlüğü ve Elrond’un en sevilen yıldız Earendil’in oğlu olduğu düşünülünce. Ama yine de insan yadırgıyor bir miktar.

Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri İncelemesi

Elrond Celebrimbor’un yanına Eregion’a gönderiliyor. Gil-Galad’ın yanında kalmak istediği için bunu biraz yadırgıyor ama en nihayetinde kabul ediyor. Burada Celebrimbor’un ne denli büyük bir zanaatkar olduğu anlatılıyor. Feanor’un torunu olduğundan, Morgoth’tan ve Silmaril’lerden bahsediliyor bolca. Feanor’un Silmaril’leri yaptığı çekici görüyoruz ve Celebrimbor’un karakter motivasyonunu anlıyoruz: Dedesinin başardığı gibi büyük işler başarmak. Bunun için de Eregion’a devasa demirhaneler kurmak istiyor. Bu arada Eregion’u büyük bir nehir kıyısında yapmaları coğrafi açıdan pek doğru olmamış. Bu kararın arkasında estetik kaygılar var muhtemelen. Yine de gereksiz bir farklılık olmuş bence.

Demirhaneleri yapmak için gereken iş gücünü cücelerden sağlamak istiyorlar.

Elrond ve Celebrimbor Khazad-dûm’a gidiyorlar. Burada şunu çok garipsedim. Yürüyerek, erzaksız, korumasız ve üzerlerinde normal kıyafetleriyle gidiyorlar, komşudan bir fincan şeker istemeye gider gibi. Sonra da Celebrimbor yine yürüyerek geri dönüyor. Mesafeleri bir hayli kısaltmadılarsa dizi için, bu kısım baya garip olmuş.

Elrond hoş karşılanmıyor cüceler tarafından, taşlardan önce 4. Durin’in kalbini kırmış belli ki. Bu kısımlar baya eğlenceli ve komik aslında. Cüceler dizinin komedi yükünü sırtlanacakmış gibi duruyor. Khazad-dum zaten şahane başlı başına. Cüceler ve Elrond arasında boy farkı azlığını garipsedim biraz burada, onun dışında gayet güzeldi bu bölümler. Disa’nın sakalları da çok daha net gözüküyor buradaki sahnelerde.

Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri İncelemesi

Hobbitler ve Stranger karakteriyle ilgili sahneler dizinin benim açımdan en ilgi çekici yanları, bu karakter kim çıkacak çok merak ediyorum. Balrog olma ihtimali biraz arttı ama yine de Gandalf hala en güçlü aday. Hobbit kısımları size biraz sıkıcı gelebilir ama ben bir Hobbit sever olarak huzur buluyorum onları görünce. Nori ve Poppy arasındaki enerji de çok hoşuma gitti. Merry ve Pippin gibiler bir nevi.

Tirharad’a gelecek olursak, Elfler ve İnsanlar arasında güvensizlik, Elflerin bölgeyi terk etmeye karar vermesi, Orkların kendini göstermeye başlaması gibi konular işleniyor. Theo pek güven veren bir karakter değil, fare sesi zannettiği kısımda Ork çıkıyor sesin kaynağı ama tepkileri biraz garip şimdiden. Bulduğu kılıçla kurduğu bağ sebebiyle çocuk şimdiden karanlık tarafın etkisi altında muhtemelen. Arondir ve Bronwyn arasındaki ilişkinin alt yapısının biraz daha oluşturulması lazım. Ayrıca Arondir’i kapıp götürenler sanırım Orklar. Entler değil tahmin ettiğimizin aksine.

Bölümlerin sonu bir sonraki bölüme geçmek için merak uyandırıyor şimdilik. İlk 2 bölümü tek seferde izlediğimiz için bunu çok net olarak 2. bölümün sonunda Numenor müziğini duyduğumuz ve Elendil’in gölgesini gördüğümüz kısımda hissediyoruz.

Yüzüklerin Efendisi Güç Yüzükleri İncelemesi yazısını ve videosunu çok sıcağı sıcağına hazırladım, hatta havaalanında ancak bittiği için atladığım, kaçırdığım şeyler mutlaka olmuştur. Daha detaylı incelemelerim 2 Eylül’den sonra tekrar gelecek.

Eğer Orta Dünya hayranıysanız, bizi TwitterInstagram ve Facebook üzerinden takip etmeyi unutmayın!

The Lord of the Rings: Rings of Power yani Güç Yüzükleri dizisiyle ilgili son haberleri takip etmek için portalımıza, Orta Dünya ile ilgili tartışmalara katılmak için de forumumuza mutlaka bir göz atın.

YouTube ve Twitch kanallarımıza da bekleriz.

Mutlaka Okuyun!

Güç Yüzükleri Baş Yönetmeni Charlotte Brändström

Güç Yüzükleri Baş Yönetmeni 2. Sezon Hakkında Konuştu

Güç Yüzükleri Baş Yönetmeni Charlotte Brändström, neden her zaman karakter odaklı hikayelere ilgi duyduğunu, Shogun …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir