Moria (Khazad-dûm)

Bu yazımızda cücelerin efsanevi konağı Moria’yı ve Yüzük Kardeşliği Moria’ya gelmeden önce ve sonra olan olayları işleyeceğiz.

Khazad-Dum’un Kuruluşu

Moria, kurulduğu zamanki adıyla Khazad-dum, Ağaçlar Çağı’nda Dumanlı Dağlar’ın altında inşa edilmiş, farklı farklı tüneller, madenler ve salonlardan oluşan devasa bir cüce yapısıdır.

Ölümsüz Durin’in uyanışı ve Dumanlı Dağlar’a gelişi

Moria (Khazad-dûm) ölümsüz durin cüceler
Ölümsüz Durin

Cücelerin yedi babasının en büyüğü olan Birinci Durin, diğer adıyla Ölümsüz Durin, Elflerin uyanışını takiben Gundabad Dağı’nda uyandıktan sonra Azanulbizar vadisinde, ileride “Kheled-zaram” olarak adlandırılacak olan Ortak Dil’de Aynagöl ismi verilen gölün yakınına gelir. Göle baktığında suda yansıyan bir yıldız tacı görür. İlerleyen zamanlarda Durin’in göle ilk baktığı  bu yeri mimleyen bir sütun dikilir ve bu sütun “Durin Taşı” olarak adlandırılır.

Bu gölü ve çevresini çok beğenen Durin, halkı ile beraber, ülkesini Dumanlı Dağlar’a kurmaya karar verir. Cücegazuv olarak da bilinen Khazad-dum’da, ilk olarak Büyük Doğu Kapısı inşa edilir. Ardından Ana Salon olan Birinci Salonu ve Khazad-dum köprüsünü inşa ederler. Durin’in hükümdarlık yaptığı uzun yıllar boyunca da bölgede madenler genişlemeye devam eder.

Birinci Çağ’da Khazad-Dum ve Cüceler

Güneşin Birinci Çağı’nda Khazad-dum ve burada yaşayan cücelerin önemli bir rolleri yoktur. Beleriand Savaşları’na katılmayan Khazad-dum cüceleri, ilk insanlar bu bölgeye gelmeye başladıktan sonra, onlarla ticaret yaparak zenginleşmeye başlarlar.

Mithril

Moria Khazad-dûm

Ancak Khazad-dum’un zenginliğinin asıl sebebi, ticaret, altın veya gümüş değildir. Cüceler, Khazad-dum’da, Orta Dünya dışında yalnızca Numenor’da ve Valinor’un bulunduğu Aman kıtasında bulunan bir maden keşfederler. Bu maden Moria Gümüşü olarak adlandırılan ve elfçe karşılığı Mithril olan, altından on kat değerli bir madendir. Üçüncü Çağ’ın sonunda, yani Yüzüklerin Efendisi zaman diliminde ise Mithril çıkarılamadığı için o kadar nadir hale gelmiştir ki, paha biçilemez olmuştur.

Cüceler, Elfçe karşılığı Mithril olan bu madene kendileri de özel bir isim vermişlerdir, fakat verdikleri ismi hiçbir zaman diğer halklara söylememişlerdir.

Mithril diğer madenlerden pek çok yönüyle ayrılır. Görünüş olarak gümüşe benzese de gümüş gibi kararmaması ve donuklaşmaması, bakır gibi dövülebilmesi,  cam gibi cilalanabilmesi ve çelikten çok daha sert ama aynı zamanda hafif olması gibi kendine has özellikleri mevcuttur.

Mithril kullanılarak yapılmış nesnelere en güzel örnek Thorin Meşekalkan‘ın, Bilbo Baggins‘e verdiği mithril zırhıdır. Bu zırh, içindekilerle beraber tüm Shire’ı satın alabilecek kadar değerlidir. Aynı zamanda, Galadriel‘in elindeki Güç Yüzüğü Nenya, Mithrilden ve Adamant taşından yapılmıştır. Khazad-dum’un Batı Kapısı’nın üzerindeki Ithildin, yani yıldızayı sembolü de Mithril ile işlenmiştir. Minas Tirith’teki Ak Ağacı koruyan muhafızların miğferleri ve Aragorn’un Orthanc’ta bulduğu, atalarına ait Elendilmir tacı da mithril ile yapılmıştır. Ayrıca, Grond’un kırdığı Minas Tirith cümle kapısı da Yüzük Savaşı sonrası Gimli ve cüceler tarafından mithril ve çelik kullanılarak yeniden inşa edilmiştir.

İkinci Çağ’da Khazad-Dum ve Cüceler

İkinci Çağ’da Khazad-dum’un zenginliği ve ünü artık iyice artmaya başlar. Öfke Savaşı’ndan sonra Beleriand topraklarının yok olmasının ardından Nogrod ve Belegost cücelerinin çoğu Khazad-dum’a yerleşir. Yine bu dönemde Dumanlı Dağlar’ın batısında yer alan Eregion’da kendi ülkelerini kuran Elflerin zenginlikleri ve zanaatkarlıkları da çok yüksek boyutlara ulaşır. Cüceler arasında bilinen en ünlü demircilerden olan Narvi ve Eregion hükümdarı Celebrimbor, Khazad-Dum’un Batı Kapısını inşa ederler. Böylece Dumanlı Dağlar’ın batısından madenlere giren bir kişi bu kapı vasıtasıyla Dağların doğusundan çıkabilir. Kapı genelde açık durur ancak kapalı olduğu durumlarda bir açma sözü vardır. Bu sözcük, elfler ve cüceler arasındaki dostluğu simgeleyen, Elfçe’de dost anlamına gelen “Mellon” sözcüğüdür. Dimrill vadisine bakan, Khazad-dum’un Doğu kapısı ise her daim açıktır.

Eregion Elfleri ve Celebrimbor ile Dostluk

Moria Khazad-dûm

Eregion elfleri ile Khazad-dum cüceleri arasında bu dönemde gelişen dostluk, Orta Dünya’da çok nadir rastlanan bir durumdur. Galadriel, Lotlorien’in bulunduğu yere ilk gidişinde ve dönüşünde, Khazad-dum’u kullanır. Batı Kapısından girip, Doğu Kapısından çıkar. Hatta Celebrimbor bu dostluğa dayanarak o dönemin kralı Üçüncü Durin’e bir Güç Yüzüğü hediye eder. Ancak bu dostluk, Sauron’un Tek Yüzük’ü dövdükten sonra, elflere savaş açmasıyla sona erer. Sauron, tüm gücüyle Eregion’a saldırır ve o sırada cüceler elflere yardım etseler de Eregion yıkılır, Celebrimbor öldürülür. Güç Yüzükleri’nin bir kısmı da Sauron’un eline geçer.

Son İttifak Savaşı

Bu olaydan sonra cüceler kapılarını kapatarak, Son İttifak Savaşı’na kadar dünyayla bağlantılarını koparır. Son İttifak Savaşı’nda elfler ve insanlara yardım eden cüceler, bu savaştan sonra tekrar dış dünyadan uzaklaşırlar.

Üçüncü Çağ’da Khazad Dum ve Cüceler

Üçüncü Çağ’da izole bir yaşama devam eden, ancak sayıları giderek azalan cüceler, artık sadece Mithril bulmak için derinleri kazarlar. Büyük bir tamahkarlıkla, git gide daha derinleri…

Durin’in Felaketinin Uyanışı

Moria (Khazad-dûm)

Üçüncü Çağ’ın 1980 yılına gelindiğinde Khazad-dum’un derinliklerini kazan cüceler burada uyuyan şeytani bir varlığı uyandırırlar. Karanlıklar Efendisi Melkor’un en ölümcül hizmetkarlarından olan bir Balrog. Öfke Savaşı’nda yok edilen Balrog’lardan bir tanesi kaçmayı başarmış ve Dumanlı Dağlar’ın altına saklanarak binlerce yıl burada kalmıştır. Uyanan Balrog, korkunç bir yıkıma yol açarak önce Kral Altıncı Durin’i, bir yıl sonra  ise oğlu Nain’i öldürür. Bu olaydan sonra bu korkunç yaratık Durin’in Felaketi olarak anılır. Balrog’un yıkımının ardından, cüceler Khazad-dum’u terk etmek zorunda kalır ve buraya artık “Moria” yani “Kara Çukur” adı verilir. Yüzyıllar geçtikçe Moria, önce Kuzey’deki orklar ile, daha sonra da Sauron tarafından gönderilen orklar ve trollerle dolar.

Moria’nın cücelerden temizlenişi

Moria’dan kaçan cüceler, Doğuya doğru yolculuk yapmaya başlar ve yolculukları sırasında Yalnız Dağ’ı keşfederler. Buraya yerleşme kararı alan cüceler, Erebor’u inşa ederler ve buradan çıkardıkları madenlerle tekrar zenginleşmeye başlarlar. Ancak cücelerin Moria’ya duydukları özlem asla dinmez.

Thror’un Öldürülüşü

2790 yılına gelindiğinde, Ejderha Smaug’un Erebor’u ele geçirmesinden sonra evsiz kalan, yaşlı ve umudunu yitirmiş Thror, artık tek hazinesi olan Cücelerin yedi yüzüğünden sonuncusunu oğlu Thrain’e bırakır. Thror arkadaşı Nar ile birlikte Dimrill Vadisi’ne gelir. Moria Kapısının açık olduğunu gören Thror, Nar’ın uyarılarına kulak asmayarak içeri girer. Nar günlerce dışarıda saklanarak Thror’u bekler.

Bir gün, Moria’nın dışındaki basamaklara fırlatılan bir beden görür. Orklar, Nar’a seslenerek onu gördüklerini, açığa çıkabileceğini çünkü mesaj iletmesi için ona ihtiyaçları olduğunu ve bu sebepten ona zarar vermeyeceklerini söylerler. Nar çekinerek fırlatılan bedene yaklaşır. Bu bedenin Thror’a ait olduğunu fark eder. Thror’un başı bedeninden ayrılmış ve de alnına cüce rünleriyle AZOG ismi yazılmıştır. Orklar, Thror’un başını Nar’a vermezler. Nar’a bir dilenci muamelesi yaparak ufak bir kese para fırlatırlar ve yaşadıklarını diğer cücelere de anlatması için onu kovarlar. Nar yaşadıklarından ötürü ağlayarak Gümüşdamar nehri boyunca kaçar. Son bir kez arkasına bakar ve Orkların Thror’un bedenini paramparça ederek, bu parçalarla kargaları beslediklerini görür. Nar cücelerin yanına geri dönüp yaşanan her şeyi anlatır.

Azanulbizar Savaşı

Moria (Khazad-dûm)

2799 yılında Thror’un oğlu Thrain, Moria’yı geri almak ve babası Thror’un intikamını almak için büyük bir orduyla Moria’ya yürür. Azanulbizar’da, cüceler ve orklar arasındaki en büyük savaş yapılır. İki taraf da çok büyük kayıplar verir. Demir Tepeler’in Efendisi Nain, Azog tarafından öldürülür. Fakat Azog da, Nain’in oğlu Dain tarafından öldürülür. Thrain’in küçük oğlu Frerin ve Balin’in babası Fundin de bu savaş sırasında öldürülür. Thorin bu savaştan sonra Meşekalkan olarak anılır. Cücelerin yarısı ya ölmüş ya da ölümcül yara almıştır. Bu sebeplerden galip gelmelerine rağmen savaş cücelerin geri çekilmesiyle son bulur. Thrain, Moria’ya girmek istese de Kapının girişinde Balrog’u gördükleri için Dain’in ısrarıyla vazgeçirilir. Bu savaşla Moria’da yaşayan orkların sayısı azaldığından ilerleyen yıllarda Moria’nın tekrar alınması kolaylaşmıştır.

Moria Seferi

2989 yılına geldiğimizde, Erebor Macerasından sonra Balin, Moria’yı da alabileceklerini düşünür. Kendisiyle beraber Erebor Macerasında da yer alan Oin ve Ori’nin bulunduğu bir cüce topluluğu ile Moria Seferi’ni başlatır. İlk başlarda başarılı olsalar da, grubun başarısı çok uzun sürmez ve 5 yıl sonra, yani 2994 yılında mağlup edilirler.

Moria (Khazad-dûm)

Ori, Mazarbul yani Kayıt Odası’nda Moria Seferi boyunca yaşanan tüm olayları Elf harfleri kullandığı iri ve güzel yazısıyla kayıt altına alır. Cüceler ilk başta orkları katleder ve 21. Salon’u ele geçirdikten sonra, Balin konseyini Mazarbul Odası’na kurar ve Moria’nın Hükümdarı olur. Araştırmaları devam ettikçe birçok kıymetli nesne bulurlar. Bunlardan en önemlileri Durin’in baltası ve Mithril’dir.

Daha sonraki kayıtlarda Moria Hükümdarı Balin’in, Gölgelidere Vadisi’nde tek başına Aynagöl’e bakmaya gittiği sırada gizlenmiş bir orkun okuyla öldürüldüğü yazar. Ardından kuvvetli bir ork saldırısı olur ve Khazad-dum Köprüsü ile 2. Salon kaybedilir. O sırada cücelerden Frar, Loni ve Nali ölür. Oin ise, Batı Kapısındayken, göl yükselir ve Sudaki Gözcü onu öldürür. Ori’nin kayıtlarından zarar görmeyen son kayıt budur. Muhtemelen Ori, Mazarbul Odası’nda en son ölen cüce olmuştur.

Yüzük Kardeşliği Moria’da

Yıllar sonra, 3018 yılında Sauron Doğudan tekrar yükselmeye başlayıp Tek Yüzük’ü aramaya başlar. Yüzük’ün Bilbo Baggins adında bir hobbitin elinde olduğunu öğrenir ve geçmişte cücelerle olan bağlantısı keşfeder, Kral İkinci Dain’e bir Kara Süvariyi elçi olarak gönderir. Kara Süvari, Dain’e, Bilbo Baggins’in elindeki yüzüğü getirme veya Bilbo hakkında bilgi vermesi karşılığında kalan Cüce Yüzüklerini ve Moria’yı geri vermeyi teklif eder. Dain ise, bunu düşüneceğini söyleyerek Kara Süvariyi geçiştirir. Ardından, hem bu durumu haber vermek hem de Balin ve diğer cüceler hakkında bilgi almak için Gloin’i ve oğlu Gimli’yi Ayrıkvadi’ye, Elrond’a gönderir.

3019 yılına gelindiğinde, Tek Yüzük serüveni için Ayrıkvadi’den yola çıkan Yüzük Kardeşliği, Isengard tehlikesi nedeniyle Rohan geçidini kullanmaz. Kızılboynuz Geçidinden de Caradhras’ın zalim hava koşulları nedeniyle geçemeyince Moria’ya gitmek zorunda kalırlar.

Moria duvarlarına geldiklerinde onları bir bilmece beklemektedir. Sadece yıldız ve ay ışığını yansıtan ve artık Orta Dünya’da çoktan unutulmuş sözcükler içeren Batı kapısı’nı bulurlar. Kapıda şunlar yazmaktadır:

“Moria Hükümdarı Durin’in Kapıları. Deyiver, dost, öyle gir.”

Moria (Khazad-dûm) Kapısı

Kapıda yazan bilmeceyi uzunca bir süre çözemeyen Gandalf, en nihayetinde kapının yapıldığı günlerin daha sade ve mutlu günler olduğunu fark eder, dost anlamına gelen Elfçe “Mellon” sözcüğünü söyler ve Durin’in kapıları Kardeşliğe açılır.

Bu esnada hala Batı Kapısı’nın önündeki gölde yaşamakta olan Sudaki Gözcü, Kardeşliğe saldırır. Gandalf’ın tahminine göre, Frodo’nun taşıdığı Tek Yüzüğü hisseden Sudaki Gözcü, doğrudan Frodo’yu hedef alarak onu ayağından yakalar. Sam’in de yardımıyla kurtarılan Frodo ve Yüzük Kardeşliği Moria Madenleri’ne doğru geri çekilir. Sudaki Gözcü ise Batı Kapısı’nı çökertip yanındaki iki ağacı sökererek Kardeşliği Moria’ya kıstırır. Böylece, peşlerine Gollum’un da takılacağı Karanlıkta Yolculuk başlar.

Yolculukları sırasında 21. Salona ve sonra da Mazarbul Odası’na ulaşan Kardeşlik üyeleri, orada bir mezar bulurlar. Mezarın üzerinde şunlar yazar, “Fundin’in Oğlu Balin – Moria Hükümdarı”. Mezarın hemen yanında Ori’nin Mazarbul kitabını bulurlar. Buradan, Balin ve diğer cücelerin akıbetini öğrenirler. Korktukları başlarına gelmiştir. Balin ölmüş ve Moria Seferi başarısız olmuştur.

Tam bu esnada davul sesleri yükselir, Kardeşlik de cüceler gibi Mazarbul Odası’nda kıstırılırarak saldırıya uğrarlar. Ancak neyse ki saldırının şiddetinin azaldığı bir anda odanın doğu kapısından kaçma fırsatı bulurlar. Gandalf, kapıyı tutmak için bir kapatma büyüsü yapar. Fakat kapının diğer tarafına Durin’in Felaketi de gelmiştir ve karşı bir büyü yapar. Kapı kapanamaz. Gandalf bir Hüküm sözcüğü söylemek zorunda kalır. Duvar ve tavan çöker. Balin derinlere gömülür. Kardeşlik üyeleri 2. Salon’a doğru hızla kaçarlar.

Kaçtıkları sırada Gandalf, “Köprüye yaklaştık. Tehlikeli ve dar bir köprüdür.” diyerek Kardeşlik’i uyarır. Bir süre sonra ne bir kenar taşı ne de parmaklığı olan ve elli ayak uzunluğunda tek bir yay çizerek uçurumu aşan dar bir taş köprüye gelirler.  Bu köprü, cücelerin İlk Salon ve dış geçitler ele geçirilirse diye geliştirmiş olduğu bir savunma önlemi olan Khazad-dum Köprüsü’dür.

Gandalf ve Balrog’un Mücadelesi

Moria Khazad-dûm

Khazad-dum köprüsüne geldiklerinde, Gandalf ile Balrog köprü üzerinde karşılaşırlar. Gandalf köprünün bir ucunu kırar ve Balrog uçurumdan aşağı düşer. Son anda kırbacını savuran Balrog, Gandalf’ı da kendisiyle beraber aşağı çeker.

Kardeşliğin geri kalanı ise Moria’dan umudunu yitirmiş ve mahvolmuş bir halde çıkar. Moria’nın Doğu Kapısı’nın yakınındaki Aynagöl’e geldiklerinde, Gimli’nin ısrarı üzerine, Frodo ve Sam ile beraber tam da Durin’in baktığı yerden göle bakarlar.

Gandalf, en dipteki zindandan en yüksekteki uca kadar her yerde dövüşür Balrog ile. Durin’in ya da diğer cücelerin kazmadığı yerlerde gizli geçitler olduğunu ve isimsiz varlıkların orayı sürekli kemirdiğini görür. Daha sonra Balrog’u izleyerek, Sonsuz Merdivenlere ulaşır ve Zirakzigil’in zirvesine kadar çıkarlar. Orada Balrog’u öldürmeyi başarır. Ancak bu sırada kendisi de ölür. Görevini tamamlamak için Ak olarak tekrar gönderilir.

Dördüncü Çağ’da Moria ve Cüceler

Balrog’un  ölümünden yıllar sonra, Dördüncü Çağ’da Yedinci Durin’in dönemine kadar bir daha Moria hakkında önemli bir olay gerçekleşmez. Durin’in yedi kere dünyaya geleceği kehanetine dayanarak Durin soyundan gelen bazı Krallara Durin adı verilmektedir. Yedi rakamı, cüceler için önemlidir. Cücelerin Yedi Babası vardır. Durin’in yedi kere dünyaya geleceği düşünülür. Cücelere yedi tane Güç Yüzüğü verilir. Bu yüzden, yedinci Durin’in Moria’yı tekrar ele geçireceği düşünülür. Öyle de olmuştur. Yedinci Durin döneminde Moria orklardan temizlenip ele geçirilir. Ama bir daha asla eski görkemine kavuşamaz. Dördüncü Çağ’ın ilerleyen dönemlerinde insanların günleri başlayıp Elflerin zamanı sona erdiğinde ise, Durin Soyu da zamanla zayıflayıp solar ve eski kudretini yitirir.

Eğer Orta Dünya hayranıysanız, bizi TwitterInstagram ve Facebook üzerinden takip etmeyi unutmayın!

Yüzüklerin Efendisi dizisiyle ilgili son haberleri takip etmek için portalımıza, Orta Dünya ile ilgili tartışmalara katılmak için de forumumuza mutlaka bir göz atın.

YouTube ve Twitch kanallarımıza da bekleriz.

Mutlaka Okuyun!

Return to Moria Ön Siparişe Açıldı

Return to Moria Ön Siparişe Açıldı! Oyun 24 Ekim’de Çıkıyor!

Yüzüklerin Efendisi’nin en yeni oyunu Return to Moria oyunu ön siparişe açıldı! Return to Moria …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir