Saruman

Saruman: İstari Büyücüsü

Ak Büyücü Saruman Isengard'daki Orthanc kulesinde

Biyografik Bilgiler

  • Diğer İsimleri: Curumo, Tarindor (Q), Curunír ‘Lân (S), Ak, Bilge, Yüzük-yapıcısı, Rengârenk, Şarko, Ak Elçi, Patron
  • Unvanları: Isengard Lordu, Heren Istarion’un Lideri, Ak Divan‘ın Başkanı
  • Konumu: Orthanc (Isengard)
  • Bağlılığı: Aulë, İstari (Büyücüler), Ak Divan, Sauron
  • Hüküm Süresi: Ü.Ç. 2759 – 3019
  • Ölümü: 3 Kasım, Ü.Ç. 3019 (Orta Dünya‘da 2019 yıl geçirdi), Hobbitköy
  • Fiziksel Görünümü: Erkek, asil duruşlu ve uzun boylu. Başlangıçta siyah olan saçları zamanla beyazlasa da aralarında siyah teller kalmıştı. Derin ve karanlık gözlere, uzun bir yüze sahipti. Başlarda ak cübbeler giyerken bu cübbeler sonradan ışığın vuruşuna göre renk değiştiren bir kumaşa dönüştü.
  • Amblemi: Ak El
  • Silahları: Asa, Hançer

“[Saruman] Bilgeler arasında ulu bir yere sahiptir. Tarikatımın lideri ve Divan’ın başkanıdır. Bilgisi derindir fakat kibri de ilmiyle beraber büyümüştür, işine karışılmasından hiç hoşlanmaz. İrili ufaklı Elf yüzüklerinin ilmi onun uzmanlık alanıdır. Yapımlarına dair kayıp sırları arayarak uzun zaman boyunca bu ilmi çalıştı…”

— Yüzük Kardeşliği, “Geçmişin Gölgesi” bölümünde Gandalf

Ak Saruman, Üçüncü Çağ’da Valar’ın elçileri olarak Orta Dünya’ya gelen Büyücüler (veya İstari) tarikatının ilkiydi. Bir dönem Büyücülerin lideri ve Ak Divan’ın başkanıydı. Bilge ve kudretliydi ancak bir o kadar da kibirliydi. Sauron’un doğuştan gelen gücüne duyduğu hayranlık, Gandalf’a karşı beslediği kıskançlık ve sınır tanımaz kibri yüzünden Ak Büyücü, Tek Yüzük‘e duyduğu arzuyla yozlaştı. Karanlıklar Efendisi‘nin yetenekli ama sadakatsiz bir hizmetkârı kılığına girerek onu taklit etmeye başladı; gücüne ortak olmayı ya da ikiyüzlü bir oyunla Tek Yüzük’ü ondan önce ele geçirmeyi planlıyordu.

Erken Dönem

Bir Maia olan Saruman, Ainur‘un Müziği’nden önce Ilúvatar tarafından yaratıldı. Maiar, Ölümsüz Diyarlar’da Valar‘a yardım ve hizmet eden ruhlardı. Valinor‘daki ilk günlerinde Curumo veya Tarindor isimlerini taşıyordu. Tıpkı Sauron gibi, o da yeryüzünü oluşturan maddelere hükmeden Vala Aulë’nin kudretli bir Maia’sıydı. Büyük bir demirci ve zanaat ustası olan Aulë’den epey ilim öğrendi.

Valar, Cuiviénen‘de uyanan ilk Elfleri keşfettikten sonra Tarindor, onları Melkor‘un güçlerinden korumak için gönderilen Beş Muhafız’dan biriydi. Orada ne kadar kaldığı ya da Büyük Yolculuk’ta Eldar‘a eşlik edip etmediği ise meçhuldür.

Orta Dünya’ya Dönüş

Morgoth‘un mağlubiyetinin ardından Valar, Orta Dünya’da Sauron’un giderek artan gücünden endişe duymaya başladı. Manwë Valinor’da bir divan topladı. Burada, Hür Halklar’a Sauron’la mücadelelerinde yardım etmeleri için Maiar’ın Orta Dünya’ya elçiler olarak gönderilmesine karar verildi. Ancak bu elçiler kendi adlarına bir hâkimiyet kurmaya çalışmayacaktı. Curumo elçi olarak gitmeye gönüllü oldu; ilk İstari seçildi ve tarikatın liderliğine getirildi.

Daha Orta Dünya’ya varmadan bile Curumo, İstari arasındaki yoldaşlarına kin besliyordu. Orta Dünya’ya gitmek istemeyen Olórin‘e (sonradan Gandalf olarak bilinecektir) Manwë tarafından üçüncü İstari olarak gitmesi emredildi. Varda‘nın Gandalf için “o üçüncü değildir” demesiyle Saruman’ın kıskançlık tohumları atılmış oldu. Bir anlatıya göre Yavanna, Saruman’dan Aiwendil‘i (Radagast) de yanına almasını istedi. Saruman bunu hiç istemiyordu ve Boz Büyücü’ye ömrü boyunca duyacağı husumet tam da burada başladı.

Saruman ve diğer İstari, Üçüncü Çağ’ın 1000. yılı civarında bir gemiyle Mithlond‘a (Gri Limanlar) vardılar. Kökenleri, doğaları, amaçları ve gerçek isimleri neredeyse herkes için bir sırdı. Kimliklerine dair gerçeği yalnızca Círdan biliyordu ve Narya‘yı, yani Ateş Yüzüğü’nü Gandalf’a vermeyi seçti. Güç Yüzükleri‘ni kendi uzmanlık alanı olarak gören Saruman bu hediyeyi öğrendiğinde, Gandalf’a karşı içten içe beslediği kin daha da alevlendi.

Orta Dünya’da Curumo, Sindarin dilinde Curunír, Ortak Lisan’da ise Saruman olarak anıldı. Tıpkı diğer Büyücüler gibi onun fana‘sı da yaşlı bir adam görünümündeydi. Orta Dünya’ya gelişinden kısa bir süre sonra Saruman, iki Mavi Büyücü ile birlikte Orta Dünya’nın uzak doğusuna (Rhûn) seyahat etti. Bir buçuk binyıl sonra, tam da Sauron’un gücü Dol Guldur‘da yeniden palazlanırken Batı’ya tek başına döndü.

Ak Divan’ın Başkanı

Ü.Ç. 2463’te Ak Divan kurulduğunda, asıl dertleri Kuyutorman‘daki Dol Guldur’a çöreklenen şeytani güçtü. Galadriel Divan’a Gandalf’ın liderlik etmesini istese de Gandalf bunu reddetti ve göreve Saruman getirildi. O dönemde bile Saruman, Sauron’un yeniden uyanışını hissetmeye başlamıştı. Üstelik onun gücünü kıskanıyor ve arzuluyordu—özellikle de kaderin bir cilvesi olarak aynı yıl Gollum adlı yaratık tarafından bulunan Tek Yüzük’ü.

Bu dönemde Saruman yıllarını Minas Tirith arşivlerini inceleyerek geçirdi. Isildur hakkında bulabileceği her şeyi öğrendi; en nihayetinde kadim kralın kendi eliyle yazdığı, Tek Yüzük’ü ve üzerindeki yazıtı anlatan bir parşömen keşfetti. Saruman bu arşivlerde palantíri (Gören Taşlar) hakkında bilgi edindi ve taşlardan birinin hala Isengard’ın kulesi Orthanc‘ta durduğu kanısına vardı.

Isengard Gondor‘a aitti ancak oradaki nöbetçiler epey gevşemişti. Ü.Ç. 2759’da Saruman, Isengard’a yerleşip savunmasını onarmayı teklif etti. Bu teklif, Orthanc’ın Anahtarları’nı Saruman’a teslim eden Gondor Vekilharcı Beren ve aynı yıl taç giyme törenine Saruman’ın hediyelerle katıldığı Rohan Kralı Fréaláf tarafından memnuniyetle karşılandı. Rohan, Dunland işgalini ve Uzun Kış‘ı henüz atlatmıştı; Rohirrim batı sınırlarını koruyan kudretli bir Büyücü’nün varlığından gayet memnundu. Isengard’a yerleşen Saruman, yakınlardaki Fangorn Ormanı‘nda yaşayan Entlerin en yaşlısı Ağaçsakal‘la da tanıştı. Kendi sırlarını kendine saklayarak ondan pek çok kadim bilgi kopardı.

Orthanc’ın içinde Saruman, Orthanc-taşı’nı buldu. Bu taşı özellikle Ak Divan’dan sır gibi sakladı; ileride çok büyük bir ihanete dönüşecek olan ilk örtbas buydu.

Yüzük Arayışı ve Yozlaşma

Ü.Ç. 2851’de Ak Divan Ayrıkvadi‘de toplandı. Gandalf, Dol Guldur’daki şeytani varlığın bizzat Sauron olduğunu ortaya çıkardı ve derhal saldırıya geçilmesini savundu. Ne var ki Saruman onu reddetti. Tek Yüzük’ün Anduin sularına kapılıp Denize sürüklendiğini ve sonsuza dek kaybolduğunu iddia ederek Divan’ı kandırdı. İşin aslı, Sauron’un güçlenmesine göz yumarsa Tek Yüzük’ün de kendini ortaya çıkaracağına inanıyordu. Yüzük’ü kendi parmağına takıp kendi düzenini kurmak ve İnsanların dünyasına hükmetmek umuduyla çoktan Ferahlıklar‘da gizli bir arayışa girişmişti.

Ü.Ç. 2939’da Saruman, Sauron’un hizmetkârlarının da Ferahlıklar’da arama yaptığını fark etti. Yüzük’ü ilk Sauron’un bulmasından korkan Saruman, nihayet Gandalf’ın Ü.Ç. 2941’de Dol Guldur’a saldırma teklifine razı oldu. Saldırı başarıya ulaştı ve Sauron Mordor‘a çekildi; gerçi Karanlıklar Efendisi bu hamleyi önceden sezmişti. Saruman Ferahlıklar’ı didik didik etmesine rağmen Yüzük’ü bir türlü bulamadı. Ancak bir zamanlar Yüzük’ü muhafaza eden boş kutuyu ve Elendilmir‘i (Kuzey-krallığının kraliyet nişanı) gün yüzüne çıkardı. Bu hazineleri Orthanc’ta zulaladı.

Ü.Ç. 2953’te Ak Divan son kez toplandı. Sauron Mordor’da varlığını açıkça ilan etmişti, fakat Saruman Divan’ı bir kez daha yatıştırarak Yüzük’ün denizin dibinde yattığına onları ikna etti. Bu toplantının ardından Saruman, Gondor’un muhafızı gibi davranmayı bıraktı, Isengard’ı sahiplendi ve orayı devasa bir kaleye dönüştürdü. Isengard’ın o güzelim bahçelerini yerle bir edip yerlerine çukurlar, ocaklar ve Fangorn Ormanı’ndan kesilen ağaçlarla beslenen devasa çarklar inşa etti.

Gandalf’ı deli gibi kıskanan ve ondan şüphelenen Saruman, her adımını izlemeleri için peşine casuslar taktı. Gandalf’ın Shire‘a duyduğu ilgiyi fark edince gizlice oraya gitti, sonrasında Bree‘ye ve Güneykısmı’na ajanlar gönderdi. Herkese karşı Gandalf’ın pipo otu tüttürmesiyle dalga geçerken, Kemerbağı ve Torba-Baggins ailelerine ait tarlalardan gizlice ot satın almaya başladı. Ödediği paralarla bazı Hobbitleri yozlaştırıp onları birer casusa dönüştürdü.

Ü.Ç. 3000 sularında Saruman palantír‘i kullanmaya başladı. Çok geçmeden Karanlık Kule’de Sauron’un elinde bulunan Ithil-taşı ile temasa geçti. Kıskançlığı, durmaksızın büyüyen kibri ve ahlaki çöküşü Saruman’ı Karanlıklar Efendisi’nin üstün iradesi karşısında savunmasız bıraktı ve en sonunda onun ağına düştü. İster yeni müttefikinden aldığı bilgilerle ister Eregion‘un kayıp ilmiyle olsun, Saruman tıpkı Sauron’a özenerek kendi alt-yüzüğünü dövdü. Büyücü’nün asıl niyeti, ya eşit statüde bir sağ kol olarak Karanlıklar Efendisi’nin gücüne ortak olmak ya da onu kündeye getirip Tek Yüzük’e tek başına konmaktı.

Yüzük Savaşı

Gücünü yaymak ve Rohan’ı saldırılara açık bırakmak isteyen Saruman, bir Rohanlı olan Gríma Solucandil‘in sadakatini satın aldı. Ü.Ç. 3014’te Kral Théoden‘in başdanışmanı olan Gríma, hem mecazi hem de kelimenin tam anlamıyla Kral’ı zehirlemeye, zihnini bulandırmaya ve onu vaktinden önce yaşlandırmaya başladı. Sauron’un Orkları doğudan saldırırken, Saruman’ın Urukları da dağlardan inip Rohirrim’in atlarına baskınlar düzenliyordu.

Ü.Ç. 3018 yazında Saruman, Dokuz Nazgûl‘ün Shire’da bir “Baggins”i bulmak üzere Mordor’dan ayrıldığını öğrendi. Bir tuzak kurmak için Radagast’ı göndererek Gandalf’ı Isengard’a davet etti. 10 Temmuz’da Gandalf geldi. Saruman kendi dövdüğü yüzüğü sergiledi ve kendini Rengârenk Saruman olarak ilan etti. Ardından şu ittifakı teklif etti:

“Yeni bir Güç yükseliyor. Bu Güç karşısında eski müttefiklerin ve eski usullerin bize zerre faydası dokunmaz. Elflerde veya can çekişen Númenor‘da umut kalmadı. Karşısındaki, karşımızdaki tek seçenek şudur. Bu Güç’e katılabiliriz. Bu akıllıca olur Gandalf. Orada umut var. Zaferi eli kulağında; ona yardım edenler için ödül büyük olacak. Güç büyüdükçe sadık dostları da büyüyecek; ve senin benim gibi Bilgeler sabırla, nihayetinde onun gidişatını yönlendirebilir, onu kontrol edebiliriz. Zamanı gelene dek bekleriz, asıl düşüncelerimizi kalbimize gömeriz; belki yolda işlenen kötülüklere üzülürüz ama o yüce ve nihai amacı onaylarız: Bilgi, İktidar, Düzen; bugüne kadar faydadan çok zararı dokunan, zayıf ve tembel dostlarımız yüzünden başarmak için boşuna çabaladığımız her şey. Asıl planlarımızda gerçek bir değişiklik olması gerekmez, olmaz da; yalnızca araçlarımız değişir.”

Gandalf bu teklifi reddedip Yüzük’ün yerini söylemeyince, Saruman onu Orthanc’ın zirvesine hapsetti. Bu esaret sırasında Saruman, çukurlarında Orklar, Dunlandlılar ve Uruk-hailerden oluşan devasa bir ordu topladı. 18 Eylül’de Gandalf, Yellerin Efendisi Gwaihir tarafından kurtarıldı.

Kısa süre sonra Nazgûl Efendisi Isengard’a dayandı. Her iki tarafın da haini olduğunun farkında olan Saruman, Cadı-kral‘a yalan söylemek için Ses’ini kullandı; ya onu Gandalf’a yönlendirdi ya da Shire’dan hiç haberi yokmuş gibi davrandı. Ancak Nazgûl çok geçmeden Saruman’ın casuslarından birini—şaşı gözlü bir Güneyli’yi—yakaladı. Casus, Büyücü’nün ikili oynadığını ifşa edip Hobbitköy’ün tam yerini onlara verdi.

Köşeye sıkışan Saruman, bütün öfkesiyle Rohan’a saldırdı. Ü.Ç. 3019’un 25 Şubat’ında, Birinci Isen Sığlıkları Savaşı’nda güçleri Kral Théoden’in oğlu Théodred‘i katletti. Ertesi gün Uglúk komutasındaki Saruman’ın Uruk-haileri Amon Hen‘de Kardeşliğe pusu kurarak Boromir‘i öldürdü ve Merry ile Pippin‘i esir aldı. Lakin 29 Şubat’ta Uglúk’un bölüğü Éomer‘in Süvarileri tarafından kılıçtan geçirildi. Kaçıp Fangorn Ormanı’na sığınan Hobbitler, Ağaçsakal’ı Saruman’a karşı harekete geçmeye ikna etti. Hobbitlerin akıbetinden habersiz olan Saruman, 30 Şubat’ta bizzat Fangorn sınırını teftişe çıktı; Aragorn, Gimli ve Legolas tarafından görüldüğü an da buydu.

Yüzük’ün Rohirrim’in eline geçtiğinden korkan Saruman, 2 Mart’ta Isengard’ın 10.000 kişilik ordusunun tüm gücünü serbest bıraktı. İkinci Isen Sığlıkları Savaşı’nda Erkenbrand‘ın Süvarilerini ezip Miğfer Dibi‘ne yürüdüler. Fakat Saruman ölümcül bir hata yapmıştı. Gandalf Kral Théoden’i Gríma’nın etkisinden kurtarmıştı ve Saruman’ın ordusu Isengard’dan ayrılır ayrılmaz Entler kaleye saldırdı. Surları yıktılar, Isen Nehri‘nin yatağını değiştirip Saruman’ın ocaklarını söndürdüler ve Isengard’ın tüm pisliğini silip süpürdüler. Peşine düşen Ent Tezkayın‘dan zar zor kaçan Saruman kendini Orthanc’a attı. 4 Mart şafağında, Saruman’ın Miğfer Dibi’ndeki ordusu Rohirrim ve Ağaçsakal’ın gönderdiği Huorn ormanı tarafından tamamen yok edildi.

5 Mart’ta Gandalf ve Théoden müzakere için Orthanc’a geldi. Saruman, Ses‘inin büyüleyici kudretini kullanarak onların aklını çelmeye yeltendi:

O sese hazırlıksız yakalananlar duydukları sözleri nadiren aktarabilirdi; aktarabildiklerinde ise şaşkınlık içinde kalırlardı çünkü o sözlerin gücünden geriye pek bir şey kalmazdı. Akıllarında kalan tek şey o sesi dinlemenin bir zevk olduğu, söylenen her şeyin bilgece ve mantıklı geldiğiydi. Üstelik bu sözlere hızla katılıp kendilerini de bilge gibi hissetme arzusuyla dolarlardı… Çoğu kişi için sadece sesin tınısı bile büyülenmek için yeterliydi; fakat zihnini tamamen ele geçirdiği kişiler uzakta olsalar dahi o büyü devam eder, o yumuşacık sesin onlara fısıldadığını ve kışkırttığını duymayı sürdürürlerdi.

Saruman’ın ordularının gaddarlığını hatırlayan Théoden bu aldatmacaya kanmadı. Gandalf, Saruman’ın Sauron’dan vazgeçmesi için son derece cömert şartlar sunduğunda ise kibir ve nefret galip geldi; Büyücü teklifi elinin tersiyle itti. Bunun üzerine Ak Gandalf, Saruman’ın asasını kırdı ve onu İstari Tarikatı’ndan kovdu. Öfkeye kapılan Gríma palantír‘i kuleden aşağı fırlattı ve böylece hiç farkında olmadan Saruman’ı Sauron’la olan tek bağlantısından da mahrum bıraktı.

Shire Temizliği ve Ölümü

Tek Yüzük yok edildikten aylar sonrasına kadar Saruman Orthanc’ta hapis kaldı. Ağaçsakal’ın hiçbir canlıyı kafeste tutmaya kıyamamasını fırsat bilerek, Ses’ini kullanıp Enti artık bir tehlike olmadığına ikna etti. 15 Ağustos Ü.Ç. 3019’da serbest bırakıldı.

Gríma ile birlikte kuzeye doğru yola çıktıklarında, 28 Ağustos’ta Gandalf, Galadriel, Celeborn ve Hobbitlerle yolları kesişti. Saruman onların yardım tekliflerini acımasızca reddetti. Hobbitlerin refahından iyice öfkelenerek Shire’a doğru yola koyuldu ve 22 Eylül’de oraya vardı. Müttefiki Lotho Torba-Baggins bölgede çoktan yozlaşmış bir düzen kurmuştu. Saruman Gríma’ya Lotho’yu uykusunda öldürmesini emretti ve “Başkan” sıfatıyla (haydutları ona Şarko diyordu) kontrolü eline aldı.

Hobbitköy’de tam bir terör rejimi kuran Saruman Su’yu kirletti, evleri ateşe verdi, keyif için ağaçları kestirdi ve Hobbitleri Kilitli Delikler’e tıktı—bu, Gandalf’a ve Buçukluklara vurmak istediği son ve en alçakça darbeydi. Fakat bu zorbalık 3 Kasım Ü.Ç. 3019’da, Frodo, Sam, Merry ve Pippin’in Hobbitleri Subaşı Savaşı‘nda zafere taşımasıyla son buldu.

Frodo, Saruman’ı Çıkın Çıkmazı‘nda köşeye sıkıştırdı; Büyücü onu bıçaklamaya yeltenmesine rağmen merhamet gösterip canını bağışladı.

Saruman ayağa kalktı ve Frodo’ya baktı. Gözlerinde şaşkınlık, saygı ve nefretin birbirine karıştığı tuhaf bir ifade vardı. “Büyümüşsün, Buçukluk,” dedi. “Evet, epey büyümüşsün. Hem bilgesin, hem de zalim. İntikamımın tadını çaldın, şimdi senin merhametine borçlu kalmanın acısıyla çekip gitmek zorundayım. Bundan da senden de nefret ediyorum! Pekâlâ, gidiyorum ve bir daha size bela olmayacağım. Ama benden sana sağlık ve uzun ömür dilememi bekleme. İkisine de sahip olamayacaksın. Ama bunu yapan ben değilim. Ben sadece olacakları önceden söylüyorum.”

Gitmeye hazırlanırken Saruman acımasızca Gríma’yla alay edip onu tekmeledi. Bu bitmek bilmeyen aşağılamalar yüzünden sonunda zıvanadan çıkan Gríma, yere düşen Büyücü’nün üzerine atladı ve gırtlağını kesti.

Saruman bir Maia olduğu için ruhu fiziksel bedenini terk etti ancak Batı’ya dönmesine izin verilmedi.

İzleyenlerin dehşet dolu bakışları arasında Saruman’ın cesedinin etrafında gri bir sis birikti; ateşten yükselen duman misali ağır ağır çok yukarılara çıktı ve solgun, kefenli bir siluet halinde Tepenin üzerinde belirdi. Kısa bir an Batı’ya dönüp tereddüt etti; ama Batı’dan soğuk bir rüzgar esti ve siluet bükülüp derin bir iç çekişle hiçliğe karıştı. Frodo, yerde yatan cesede acıma ve dehşetle baktı. O bakarken, sanki ölümün o uzun yılları bedende bir anda belirivermiş gibi ceset küçüldü; buruşuk yüzü iğrenç bir kafatasının üzerine gerilmiş bir deri parçasına dönüştü.

Güçleri ve Yetenekleri

  • Bilgi: Númenor, Gondor, Moria, palantíri ve Güç Yüzükleri’ne dair kadim ilimlerde çok derindi. Aynı zamanda mekanik ve kimya alanlarında da ileri düzeyde bilgi sahibiydi; Miğfer Dibi’nde kullandığı “patlatan ateş”i (kimyasal patlayıcılar) yaratmış, Isengard ve Shire’ı baştan aşağı sanayileştirmişti.
  • Ses: Konuşması sadece sıradan bir hitabet ya da hipnoz değildi; dinleyenlerin kendi hür iradeleriyle onunla aynı fikirde olmasını sağlayan büyüleyici bir ikna gücüydü. Bunu Théoden’i manipüle etmek, Cadı-kral’ı kandırmak ve Ağaçsakal’ın aklını çelmek için kullandı.
  • Biyolojik Mühendislik: İnsanları ve Orkları melezleyerek Yarı-orklar ve Goblin-insanlar yarattı. Gün ışığından korkmayan; daha uzun, daha güçlü ve daha dayanıklı olan kudretli Uruk-haileri yetiştirdi. Hatta söylentilere göre, bir ödül olarak onlara insan eti yedirdi.
  • Büyü ve Hüner: Orklarına çok uzaktan muazzam bir hız ve motivasyon verebilirdi. Aragorn, Gimli ve Legolas’a ruhları bile duymadan yaklaşabilme ve Hobbitlerin karşısında bir anda belirebilme yeteneğine sahipti. Bir Yüzük-yapıcısı olarak, her ne kadar Sauron’un eksik zanaatına dayansa da kendi alt-yüzüğünü dövmüştü.

İlişkileri ve Kişiliği

Saruman’ın tavırları başlarda Gandalf’a benziyordu; ancak doğasındaki kibir ve burnu büyüklük onu çok daha fazla Sauron’a yaklaştırdı. Kendini İstari’nin en ulu üyesi olarak görür, Radagast’ı aşağılar, Elflere üstenci bir tahammülle yaklaşır ve sıradan İnsanlar ile Hobbitleri düpedüz hakir görürdü.

  • Sauron ve Valar: Saruman Sauron’dan hem büyüleniyor hem de korkuyordu. Kibrine yenik düşüp Karanlıklar Efendisi’yle boy ölçüşebileceğini sansa da onun karşısında aciz kaldı. İhaneti bir anda olmadı; Sauron’un onun düzen hırsını, güce duyduğu hayranlığı ve kıskançlığını birer kontrol aracı olarak kullanmasıyla yavaş yavaş filizlendi. Bu ihanetinden dolayı Valar, onun ruhunun Valinor’a dönmesini yasakladı.
  • Gandalf ve İstari: Saruman Gandalf’ı fena halde kıskanırdı; onun doğal nüfuzuna, Elf yüzüğü Narya’ya sahip olmasına ve Varda’nın ona gösterdiği teveccühe içerlerdi. Gandalf’ın kendi arkasından iş çevirdiğine kendini inandırmış ve bunu da kendi ihanetlerine kılıf yapmıştı. Onu ne kadar küçük görse de, Saruman zaman zaman Gandalf’tan merhamet dilemenin eşiğine gelse de kibri ona hep engel oldu.
  • Elfler, İnsanlar ve Entler: Saruman Elflere pek kıymet vermez, onların kapalı diyarlarını kendi hırsları için ulaşılmaz bulurdu. Bunun yerine İnsanlara odaklandı; Rohan’a duydukları eski kinleri körükleyerek Dunlandlıları maşa olarak kullandı. Entleri ve Fangorn Ormanı’nı sadece birer kaynak olarak gördü; onların harekete geçme iradelerini ve doğal düzenle olan o derin bağlarını tamamen yanlış hesapladı.
  • Hayvanlar: Muhtemelen Radagast’tan öğrendiği yöntemlerle, leşçi kuşları (crebain) casus olarak kullandı; yaban Kurtlarını ve şeytani Wargları Orklarının binek hayvanı yaptı.

İsimleri ve Unvanları

  • Saruman: Kuzey İnsanlarının dilinde “Hünerli Adam” anlamına gelir. Kökleri Eski İngilizcedeki searu (düzenek, tasarım, sanat, hüner, kurnazlık, hile veya ihanet) ve man kelimelerine dayanır.
  • Curumo: (Quenya) “Hünerli-olan”, Valinor’daki adıdır.
  • Curunír / Curunír ‘Lân: (Sindarin) “Hünerli Adam”, “Zanaatkâr Adam” veya “Kurnazlık Ustası”. ‘Lân, “Ak” anlamına gelir.
  • Şarko (Sharkey): Isengard’da ve sonraları Shire’da hizmetkârlarının ona taktığı isim. Saruman bunun bir sevgi sözcüğü olduğuna inansa da, bu kelime büyük ihtimalle Ork dilinde “yaşlı adam” anlamına gelen sharkû kelimesinden türemişti.
  • Tarindor: “Yüce/bilge-fikirli olan”, Cuiviénen’deki Muhafızlık günlerinde kullandığı isimdir.
  • Unvanları: Bilge, Ak, Yüzük-yapıcısı ve Rengârenk unvanlarını kendisi üstlendi. Orta Dünya’ya ilk geldiğinde ona Ak Elçi denirdi; Ent Tezkayın ise ona Ağaç-katili lakabını taktı.

Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

➡️ Saruman kimdir?

Saruman, Valar tarafından Orta Dünya’ya elçi olarak gönderilen İstari (Büyücüler) tarikatının başı olan kudretli bir Maia’dır. Başlangıçta Ak Divan’ın lideri ve bilge bir koruyucu iken, güce ve Tek Yüzük’e olan arzusu nedeniyle zamanla yozlaşıp Karanlıklar Efendisi Sauron ile işbirliği yapmıştır.

➡️ Saruman’ın asasını kim kırdı?

Yüzük Savaşı sırasında Isengard’ın düşüşünün ardından, Saruman kötülükten vazgeçmeyi ve tövbe etmeyi reddedince, Ak Gandalf onun asasını kırmış ve kendisini Büyücüler tarikatından resmen kovmuştur.

➡️ Saruman nasıl öldü?

Shire’ı ele geçirip orada bir terör rejimi kuran Saruman, Subaşı Savaşı’nda Hobbitlere yenilmiştir. Çıkın Çıkmazı’nda, sürekli aşağıladığı hizmetkârı Gríma Solucandil tarafından gırtlağı kesilerek öldürülmüştür.

➡️ Saruman ve Sauron tam olarak müttefik miydi?

Hayır, gerçek bir müttefiklikten ziyade iki taraf da birbirini kullanmaya çalışıyordu. Saruman, Sauron’un gücünden korktuğu ve ona hayranlık duyduğu için ona hizmet ediyormuş gibi görünse de, aslında asıl amacı Tek Yüzük’ü ondan önce ele geçirip Orta Dünya’nın tek hakimi olmaktı.

➡️ Saruman’ın “Ses” gücü nedir?

Saruman’ın en büyük silahlarından biri olağanüstü hitabet yeteneği, yani Ses’idir. Bu güç sadece basit bir konuşma değil, dinleyenlerin zihnini bulandıran ve kendi hür iradeleriyle onunla aynı fikirde olmalarını sağlayan büyüleyici bir ikna sanatıdır.


Yüzüklerin Efendisi ile Orta Dünya’dan ilginç bilgileri kaçırmamak için takip etmeyi unutmayın.

Eğer bir Yüzüklerin Efendisi hayranıysanız, Orta Dünya sohbetleri için sizi Discord kanalımıza davet ediyoruz: https://discord.gg/ortadunya

6 yorum

  1. Neler neler yapabilcekken düştüğünüz hâle bakın efendim. Keşke kibrinize biraz daha hakim olabilseydiniz belki de Orta Dünya sanayii ateşinde yeni ve çok daha farklı bir çağa geçiş yapacaktı.