Alan Lee ile Yüzüklerin Efendisi’ni Resmetmeye Dair

İngiltere merkezli yayınevi Folio Society, Yüzüklerin Efendisi’nin ünlü illüstratör Alan Lee tarafından ciltlenmiş, numaralandırılmış ve imzalanmış koleksiyon baskısını satışa çıkardı. Sadece 1000 adet kopyayla sınırlı sayıda basılan eser, Lee’nin bu basım için özel olarak çizdiği çalışmalara da yer veriyor.

Lee, koleksiyon basımın yayımlandığı gün edebiyat platformu LitHub için Tolkien eserlerini resmetme serüveniyle ilgili bir yazı kaleme aldı. Orta Dünya olarak Alan Lee’nin bu yazısını sizler için Türkçe’ye çevirdik.*

Başka Bir Evrene Ayak Atma Hissine Dair

Yüzüklerin Efendisi’ni ilk defa okuduğumda 17 yaşındaydım. 1964 yılıydı ve ben Güzel Sanatlar Fakültesi kaydımı dondurmuş, para kazanmak için bir mezarlıkta işe girmiştim. Kitapları okuduğum birkaç ay boyunca yaşadığım kentin banliyöleri Orta Dünya’ya has tepelere, orman diyarlarına dönüştü. Arkadaşlıklarıma ise artık birer Kardeşlik gözüyle bakıyordum.

İlk kitabın basımını takip eden yedi yıl içinde Yüzüklerin Efendisi kültürel bir fenomen haline geldi. Kendine özgü neşeli bir anlatım, şairanelik, romantizm, varoluşsal bir çaba olarak dünyayı kurtarmak… Tüm bu temalar o dönemin ruh haline uyum sağlarken karakterlerse – artık karşıt kültüre dahil olmalarına rağmen – kitabın çizdiği sınırların da ötesine ulaşmış durumdalar. Yine de bana göre hikayeyi ilgi çekici yapan ve Yüzük’ü yok etme görevi tamamlandıktan sonra dahi aklımda kalan şey Orta Dünya’ya ait doğal manzaralardı.

Alan LeeIllüstrasyon © Alan Lee, The Folio Society

Yazarın bu manzaraları anlatmak için kullandığı betimlemeler hem kapsamlı hem tutarlıydı, zoraki değil aksine doğal bir havaları vardı. Dahası kimi mekanlar okurun zihninden ömür boyu çıkmayacak kadar görkemli bir şekilde tasvir edilmişti. Olay örgüsüne ustaca işlenmiş isimler, lisanlar ve tarih, hikayenin akla yatkınlığını ve okuyanı içine çeken niteliğini sağlamlaştırıyordu. Kendi dünyamızın kısmen hatırlanan gizemli öykülerini eserin temalarında görebiliyorduk.

Masal ve efsanelere karşı derin bir sevgi duyarak büyümüştüm. Özellikle Kelt ve Nordik mitlerinden fazlasıyla etkileniyordum. Tolkien sever olmamın kaderimde yazdığı söylenebilir. İllüstrasyon ve grafik tasarım çalışırken yaptığım çizimlerde büyük etkisi olsa da Yüzüklerin Efendisi’ni resmetme gibi bir hevese hemen düşmemiştim. Tolkien’in dünyasına profesyonel olarak ilk adımımı 1984 yılında Castles adlı çalışmayla attım. Tarihi mimari yapılardan oluşan etkileyici ve masalsı bir seçkinin mit ve romans gibi yazın türlerinin üzerindeki etkisini konu alan görsel bir derlemeydi. Bu çalışma için Cirith Ungol, Barad-dûr ve Minas Tirith çizimleri hazırladım.

Kitabın Birleşik Krallık’taki yayımcısı Unwin Hyman aynı zamanda Tolkien’in yayımcılığını da yapmıştı ve bünyelerinde Tolkien editörü olarak çalışan Jane Johnson bir süredir Yüzüklerin Efendisi’nin resimlendirilmiş baskısını çıkarmak için fırsat kolluyordu. Yazarın doğumunun yüzüncü yılı yaklaşırken Tolkien Vakfı da bu fikre ısınmaya başlamıştı. Christopher Tolkien’in benden tek ricası karakterlerden çok manzaralara odaklanmamdı ki bu benim tercihlerime de hitap ediyordu.

Alan LeeIllüstrasyon © Alan Lee, The Folio Society

Tek cilt olarak basılacak eser için 50 adet suluboya çalışma hazırlamam talep edildi. Normal koşullarda bana verilen sürenin çoğunu ele geçirecek süreç illüstrasyonlara konu olması gereken bölümleri kitaptan seçmekti, ancak bu düşündüğümden daha kolay bir şekilde sonuca vardı. Görseller ayrı ayrı basılacak ve çoklu metin sayfalarının etrafına belirli aralıklarla yerleştirilecekti. Bu da görsellerin her 32 sayfada bir yer alacağı anlamına geliyordu.

Bu kısıtlama aslında işime yaramıştı çünkü her görselin hemen yan sayfadaki metinle doğrudan alakalı olması benim için önemliydi. Böylelikle hikaye ve görsel arasında bir ahenk sağlanırken anlatıdaki tüm zirve noktalarını betimleme zorunluluğu da ortadan kalkıyordu. Manzara taslağını ve ambiyansı kurmaya daha iyi odaklanabilecek, çizimlere daha sakin anlar yansıtabilecektim.

Yazarın muazzam anlatımını tekrarlamaktansa öyküde etraflıca betimlemediği kısımlara renkli detaylar katmak benim açımdan daha uygun bir tercih. Gerçi Yüzüklerin Efendisi’nde dikkate değer olayların geçmediği sayfa sayısı pek azdır! Bazı sahneler öylesine sürükleyici ki karakterlerle özdeşleşmemek imkansız; Frodo ve Sam’in Gollum’la ilk defa karşılaştıkları dehşet verici an gibi. Ben yine de kahramanları uzaktan izlemeyi ve dikkatimin manzara tarafından dağıtılmasını tercih ediyorum.

Yazarın betimlediği imgelerle ters düşecek yorumlamalara yer vermemek birinci önceliğimdi. Eldeki malzemenin zenginliği düşünüldüğünde ortaya gerekenden fazla detaya girme ve tasarımı aşırıya kaçırma riski çıkıyor. Bu nedenle metni – ve hayati önem taşıyan haritaları – takipte kalmak yararıma oldu. İllüstrasyon sanatına nispeten ketum bir yaklaşımım vardır ve suluboya çalışmanın bunla uyuşan bir niteliği var – yağlıboyadan ziyade çizime yakın, değişken, sabit olmayan, görece saydam bir icra şekli – ki bu da bakan kişiye eseri zihninde dilediğince tamamlama fırsatı veriyor.

Alan LeeIllüstrasyon © Alan Lee, The Folio Society

Yüzüklerin Efendisi’nin Folio Society tarafından yayımlanan yeni baskısında illüstrasyon sayfalarında fazladan kenar bırakarak Tolkien’in yetkin bir kitap illüstrasyonu için şart gördüğü çerçeveleme yöntemlerine yer verdim. Tolkien, Peri Masalları Üzerine’de bu özenle işlenmiş çerçeve ve kenarlıkların artık kullanılmamasından yakınır, kenarlıksız modern trendleri ise “bir budalalık, bir suistimal” olarak yorumlar. Ben böyle bir beyan kadar ileri gitmemekle birlikte hikayenin farklı yönlerini yansıtan estetik unsurları esere katarak büyülü bir dünyaya adım atma fikrine sıcak bakıyorum. Yazarın doğumunun yüzüncü yılı etkinliklerine yetişmeye çalışırken aceleye getirdiğim birkaç çalışmayı elden geçirip ince ayarlarla düzeltme imkanını da Folio Society baskısı üzerine çalışırken buldum ve bu sırada esere yeni bir görsel serisi ekledim.

Tolkien’in hayat verdiği hikayelerin büyük bir kısmını resmetme şansı benim için muazzam bir ayrıcalık oldu. Ancak bu, eşi benzeri olmayan bir yazar ve onun yarattığı dünyalarla olan bir ömürlük dostluğumun değerli yönlerinden sadece biri.

 

Alan Lee, 1947 yılında İngiltere’nin başkenti Londra’da dünyaya geldi. Ealing School of Art’ta grafik tasarım eğitimi aldı, Kelt ve Nordik betimlemeleriyle ilgilendi. Efsane ve fantazya tarzının en bilinen sanatçılarından olan Alan Lee, Peter Jackson’ın Yüzüklerin Efendisi serisi için yaptığı konsept çalışmalarıyla Kate Greenaway Madalyası ve Akademi Ödülü’ne layık görülmüştür.

 

Eğer Orta Dünya hayranıysanız, bizi TwitterInstagram ve Facebook üzerinden takip etmeyi unutmayın!

Yüzüklerin Efendisi dizisiyle ilgili son haberleri takip etmek için portalımıza, Orta Dünya ile ilgili tartışmalara katılmak için de forumumuza mutlaka bir göz atın.

YouTube ve Twitch kanallarımıza da bekleriz.

Kaynak: LitHub

*Metni yerelleştirme sürecindeki katkı ve teşviklerinden dolayı Orta Dünya forumu üyeleri Mithrandir ve Powermann’e teşekkür ederiz.

 

Mutlaka Okuyun!

Return to Moria Ön Siparişe Açıldı

Return to Moria Ön Siparişe Açıldı! Oyun 24 Ekim’de Çıkıyor!

Yüzüklerin Efendisi’nin en yeni oyunu Return to Moria oyunu ön siparişe açıldı! Return to Moria …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir