Balroglar

Balroglar

Balroglar, çok uzun zaman önce Melkor tarafından kandırılıp, ayartılmış olan Maia ruhlarıydı. Melkor’un gücüne ve haşmetine kapılıp onun emrine girmişlerdi. Bundan sonra Melkor’un amacına hizmet edecek şekillere bürünmüşlerdir.

Balroglar ateş ve gölge ile sarmalanmış ve bu ikisine de hükmedebilen varlıklardır. Yanan sarıgözleri vardır. İnsan görünümlü olup insandan daha uzun ve enliydiler. Gittikleri yerde korku saçarlardı. Vücut formları gölge ve ateşin sürekli değişimi şeklindeydi, ama filmdeki gibi alevle yandıkları şüphelidir. Balrogların alevleri, tutuşturulmuş kendi Maia ruhlarından gelir. Kolları uzun ve güçlüdür. Kanatlarının varlığı şüphelidir. Silah olarak ateşten bir kırbaç kullanırlar onun dışında ek olarak değişik silahlar kullandıkları bilinir. Liderleri Gothmog balta kullanmıştır.

Balrog, Sindarin dilinde bir kelimedir. Anlamı “Güçlü İblis” tir. Çoğulu Belryg’dir. Bal=güç, rog=iblis. Quenya da ise Valarauko veya Valarauco, çoğul olarak Valaraukar veya Valaraucar.

Balroglar düşmanlarına korku salar, onları gölge ve alevlere boğarlardı. Korkutucu düşmanlardı. Onlar gölgeler içinde gizlenebilirlerdi.

Sayıları kesin olarak bilinmez. Valar Utumno ‘yu yıktıktan sonra onlar saklanmış ve kurtulmayı başarmışlardı.

Balroglar – Kanatları Hakkında

1)”His enemy halted again, facing him, and the shadow about it reached out like two vast wings.”

2)”…suddenly it drew itself up to a great height, and its wings were spread from wall to wall…”

1)“… Düşmanı tam karşısına gelince tekrar durdu ve etrafındaki gölge iki engin kanat gibi açıldı…”

2)“…Balrog cevap vermedi, içindeki ateş söndü adeta, ama karanlık büyüdü. Yavaş yavaş köprüye doğru adım attı ve aniden upuzun dikildi, kanatları bir duvardan bir duvara uzandı; ama Gandalf karanlık içinde ışıl ışıl hâlâ gözler önündeydi; küçücük ve yapayalnız görünüyordu: Gri ve iki büklüm, bir fırtınanın hücumu karşısında eğilmiş yaşlı bir ağaç gibi…”

Tüm mesele yukarıdaki İngilizce olan kısımlar ve ikinci paragraftaki o kısmın çevirisindeki cümlelerde geçen olaydır. O kısım hakkında şöyle görüşler vardır:

  1. Yaratığın yaydığı gölge tıpkı kanat gibi görünüyor.
  2. Yaratığın gölgeden kanatları var.

Filmde bu direkt kanat yapılması yönünde yorumlanmış ve öyle gösterilmiştir. Balrogların uçması muhtemeldir.

Aşağıdaki kısımlar kanat varlığını desteklemektedir.

“Onlar hızla yükseldi ve onlar Hithlum’u kantlarıyla hızla aştılar. Ve Lammoth üstüne ateşten bir fırtına gibi indiler.”

“Böylece uyuyan terör balroglar uyandırılmış oldu, Thangorodrim’den uçan, gizlice üzerlerine atıldı…”
Karşı çıkanlar da eğer kanadı olsaydı Moria’da köprüde düşmez uçarak kendini kurtarırdı derler. Yine Balrog ile Glorfindel’in savaşıp uçurumdan ikisinde düşüp ölmesi olayında da aynı mantıkla yaklaşırlar.

Dagor-Nuin Giliath’ta Balrogların Rolü

Feanor Melkor’u yok edip Silmaril’leri almak için halkıyla birlikte Valinor’u terk etmişti. Dagor-Nuin-Giliath’ta Noldor’un ordusu büyük bir zafer kazanmıştı. Ama Feanor yakın bir kaç akrabasıyla durup dinlenmeden Melkor’un kalesine doğru gidiyorlardı. Bunu fark eden Balroglar Feanor’u yanında bir kaç akrabasıyla yakaladılar. Feanor sayıca az olmalarına rağmen uzun süre dövüştü, Balrogların ateşten kırbaçlarıyla sarılıp sayısız yara almasına rağmen cesareti kırılmamıştı. Ama en sonunda Balrogların efendisi Gothmog tarafından yere çarpıldı. Eğer oğulları yardımına yetişmeseydi orada yok olacaktı; Balroglar onu terk ederek Angband’a geri döndüler. Ama Feanor aldığı sayısız yaralara dayanamamış ve ölmüştü.

Feanor’un ölümünden sonra Morgoth’tan elçiler geldi, bir Silmaril’i teslim etmeyi göze alarak şartlar önerdiler. En büyük oğul Maedhros Morgoth’la görüşmeyi kabul edip kararlaştırılan yere eşlikçileri ile birlikte gittiler. Ama Morgoth’un bir sürprizi vardı. Ve Balrogları oraya göndermişti. Balroglar Maedhros ve eşlikçilerini pusuya düşürüp Maedhros’u esir alıp eşlikçileri katlettiler.

Beleriand’ın Yıkımında Balrogların Rolü

Melkor Beleriand’ı yıkıp Orta-Dünya’ya tekrar sahip olmak için ordusunu hazırlamıştı. Gecenin karanlık ve aysız olduğu bir kış vakti Ani Alev Savaşı Dagor Bragollach başladı.
Melkor’un ordusunun önünde ejderlerin atası Glaurung’un onun arkasında Balroglarla saldırmıştı. Morgoth’un güçlü saldırısıyla Beleriand harap olmuş en güçlü Noldor savaşçıları Balrogların ateşten kırbaçları arasında can vermişlerdi.

Nirnaeth Arnoediad’da Balrogların Rolü

Nirnaeth Arnoediad’da Noldor büyük ve güçlü ordusuyla zafere yakındı, Maedhros ve ordusu Orklara saldırdığında, Morgoth son ve en güçlü askerlerini savaş alanına sürmüştü. Balroglar ejderler ve ejderlerin babası Glaurung Maedhros ve ordusuna tüm vahşetiyle saldırmışlardı. Balrogların ve ejderlerin gücü ve dehşeti gerçekten çok büyüktü. Balroglar ve ejderler Maedhros’un ve Fingon’un ordularını ayırıp bir çoğunu öldürdüler ve bunun üstüne Doğulu İnsanların ihaneti eklenince Nirnaeth Arnoediad sona erdi. Elfler çok büyük bir yenilgiye uğradı.

Savaşın batı tarafında Angband’ın yüce reisi Balrogların Efendisi Gothmog, Kral Fingon’la savaşıyordu. Bu korkunç bir karşılaşmaydı. Başka bir Balrog arkasından saldırıp etrafını ateşten kırbacıyla sarana dek Gothmog ile dövüştü. Sonra Gothmog kara baltasıyla ona vurduğunda Fingon’un miğferinden kızıl bir alev fışkırdı ve Yüce Noldor Kralı Balrogların Efendisi Gothmog tarafından öldürüldü.

Gondolin’ in Yıkımında Balrogların Rolü

Balroglar

Tuor’un oğlu Earendil yedi yaşına bastığında Morgoth hazırdı. Gondolin’in üzerine Balroglarını orklarını ve ejderlerini gönderdi. Pınarlı Ecthelion, Balrogların Efendisi Gothmog ile savaşır. Kral’ın meydanındaki dövüşte Pınarlı Ecthelion Gothmog’u öldürmüştür ama aldığı yaralara dayanamayarak kendide ölür.

Tuor Celebrindal Idril ile birlikte Gondolin’den kaçarken Cirith Thoronath’ta Orklar tarafından pusuya düşürülmüşlerdi. Ve Orkların yanında bir Balrog vardı. Ama Gondolinli Altın Çiçek Hanedanı’nın reisi altın saçlı Glorfindel’in yiğitliği sayesinde kurtulmuşlardı. Glorfindel o daracık yolun üstünde Balrog’la yaptığı düello sonunda ikiside ölerek uçuruma yuvarlandılar.

Öfke Savaşı’nda Balrogların Rolü

Valar’ın ordusunun desteğiyle Batı ve Kuzey ordularının karşılaşması Öfke Savaşı diye adlandırılmıştı. Morgoth’un Saltanatı tüm gücüyle savaşa girmişlerdi. Sayıları o denli fazlaydı ki Anfauglith savaşa yetmedi ve tüm kuzey alevler içinde kalmıştı.

Ama ordusunun büyüklüğü bile Melkor’u kurtaramamıştı. Dünya’nın en erişilmez büyük mağaralara kaçıp gizlenmeyi başaran bir kaç Balrog dışında tüm ordusu yok edilmişti.

Yüzük Savaşı’nda Balrogların Rolü

Balroglar

Orta-Dünya’daki son Balrog Khazad-dum’daydı. Cücelerin mithril bulmak için mağaralarının en derinliklerine kadar kazdılar. Ve orada son Balrog’u Durin’in Felaketini uyandırdılar. Durin VI Balrog tarafından katledildi. Sadece bir yıl sonra Durin’in oğlu Nain Durin’in Felaketi tarafından öldürüldü. Dain Demirayak ve diğer cüceler Khazad-dum’u terk ettiler.

Yüzük Kardeşliği de Moria Madenlerinden geçtiler. Ama onların gelişi Balrog tarafından fark edildi.

“Bir balrog! Bir balrog bu gelen!”

Gimli’nin gözleri faltaşı gibi açılarak:

“Durin’in Felaketi!”

“Bir balrog,””Şimdi anlıyorum.” “Ne kem talih! Bense gücümü neredeyse tükettim.” “Köprüyü geçin!” “Kaçın! Bu hepinizi aşan bir düşman. Dar yolu benim tutmam lazım. Kaçın!”

Balrog tüm haşmetiyle köprünün üzerinde duruyordu. Burun deliklerinden alevler fışkırıyor gibiydi.

“Geçemezsin,” “Ben Gizli Ateş’in bir hizmetkârıyım, Anor’un alevini kullananım. Geçemezsin. Kara ateş seni kurtaramaz, Udûn’un alevi. Gölge’ye geri dön! Geçemezsin.”

Balrog cevap vermedi, içindeki ateş söndü adeta, ama karanlık büyüdü. Yavaş yavaş köprüye doğru adım attı ve aniden upuzun dikildi, kanatlan bir duvardan bir duvara uzandı; ama Gandalf karanlık içinde ışıl ışıl hâlâ gözler önündeydi; küçücük ve yapayalnız görünüyordu: Gri ve iki büklüm, bir fırtınanın hücumu karşısında eğilmiş yaşlı bir ağaç gibi.

Gölgenin içinden alev alev kırmızı bir kılıç fırladı. Glamdring ak ışıltısıyla ona cevap verdi.
Çınlayan bir şakırtı yükseldi, beyaz bir ateş patladı. Balrog geri düştü ve kılıcı erimiş kor parçalan halinde havaya uçtu. Büyücü köprünün üzerinde sallandı, bir adım geriledi, sonra tekrar kıpırdamadan durdu.

“Geçemezsin!”

“Tek başına dayanamaz!” diye bağırdı Aragorn aniden ve köprünün ortasına doğru atıldı. “Elendil!” diye haykırıyordu. “Yanındayım Gandalf!”

“Gondor!” diye bağırdı Boromir ve o da onun arkasından fırladı. Tam o anda Gandalf asasını kaldırdı, bir haykırışla köprünün kendi önüne denk gelen kısmına vurdu. Asa paramparça olup elinden düştü. Gözleri kör eden beyaz alevden bir perde yükseldi. Köprü çatırdadı. Tam balrogun ayağının dibinden kırıldı, diğer kısımları boşluğa uzanmış taştan bir dil gibi titreyerek dururken balrogun üzerinde durduğu yer gürültüyle uçuruma yuvarlandı.

Balrog korkunç bir çığlıkla boşluğa düştü, gölgesi aşağı doğru dalarak gözden kayboldu. Fakat daha düşerken kırbacını savurmayı başarmıştı; kösele şeritler büyücünün dizlerini kavradı ve onu da kenara doğru sürükledi. Büyücü sendeleyerek devrildi, taşa tutunmaya çalıştı ama dipsiz çukura doğru kaymaktan kurtulamadı. “Kaçın aptallar!” diye bağırdı ve gözden kayboldu.

Gandalf Durin’in Köprüsünün yanında uzanan uçurumdan Balrog ile birlikte düşüyordu. Sonra derin bir yeraltı gölüne daldılar. Burada Balrog ateşi sönmesine rağmen savaşmaya devam ediyordu. Zamanın hesabının tutulmadığı yerde, yaşayan toprağın çok altında dövüştüler. Durmadan Balrog Gandalf’a kenetleniyordu Gandalf da durmadan onu biçiyordu. Ta ki Balrog tünellerden kaçana kadar.

Durmadan yukarıya çıktılar ta ki Sonsuz Merdivenlere kadar. Orada, Celebdil’de yalnız bir pencere vardı karlar içinde; tam önünde de dar bir aralık, dünyanın pusları üzerinde baş döndüren bir kartal yuvası vardı. Güneş burada şiddetle parlıyordu ama altındaki her şey buluta sarınmıştı. Buradan Balrog dışarı fırladı ve Gandalf tam arkasından giderken yepyeni bir alevle parladı. Etraflarında koca bir duman yükseldi, buhar. Buz, yağmur gibi düşüyordu. Gandalf uzun bir boğuşmadan sonra Balrog’u aşağıya attı; bu yüksek yerden düşerken dağın bir yanına çarptı ve ölürken düştüğü yeri de parçaladı.

Kaynakça
1) Yüzüklerin Efendisi Yüzük Kardeşliği; Metis Yayınları
2) Yüzüklerin Efendisi İki Kule; Metis Yayınları
3) Yüzüklerin Efendisi Kralın Dönüşü; Metis Yayıları
4) Silmarillion; İthaki Yayınları
5) Bitmemiş Öyküler; İthaki Yayınları

Bizi takip etmeyi unutmayın (Orta Dünya: TwitterFacebook – InstagramYoutube).

Mutlaka Okuyun!

Tulkas

“Böylece, öfkesi güçlü bir rüzgar gibi eserek önündeki bulut ve karanlığı dağıtan Güçlü Tulkas geldi.” …

Bir yorum

  1. Yazıdan Bahsedenler Moria - Orta Dünya

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir