Orklar Kimdir?

Karanlıklar Efendisi Sauron’un hizmetkarları arasındaki en güçsüz, fakat sayıca en fazla olan orklar nedir? Nasıl yaratılmışlardır ve nasıl çoğalırlar? Dişi orklar var mıdır? Orklar da Elfler gibi ölümsüz müdür? Orkların bir iradesi var mıdır? İyi olabilirler mi? Goblin, ork ve uruklar arasında ne farklar vardır? Ve en çok bilinen Orklar kimlerdir?

Orkların yaratılışı

Orkların yaratılışı

Elfler, Cuivienen gölünde uyandıklarında onları Orome’den önce Melkor bulur. Melkor, elflere karşı büyük bir nefret besler. Çünkü, Arda gezegeni Iluvatar’ın Çocukları için yaratılmıştır. Yapılan tüm güzellikler, emekler onlar içindir ve Melkor da bu durumu çok kıskanır ve bozmak ister. Elfleri bulduğunda, onların Valar’dan korkmaları için aralarına kötücül ruhlar gönderir ve yakaladığı elfleri Utumno’ya götürür.

Burada, işkencelerle ve büyülerle bu elfleri çarpıtır ve orkları meydana getirir. Böylece nefret ettiği elflerden aslında bir nevi intikamını almış olur. Iluvatar’ın Çocukları’nı bozmuş, yozlaştırmış ve onlara karşı kullanmıştır.

Melkor’un Valar tarafından yakalanıp esir edildiği dönemde ciddi bir tehdit olmazlar. Fakat, Melkor’un Orta Dünya’ya geri dönmesiyle beraber, Beleriand Savaşları’nda aktif bir şekilde rol almaya başlarlar. Güçleri, Noldor elflerine kıyasla çok zayıf kalsa da, sayıları çok hızlı bir şekilde artar ve bu da elflere karşı zafer elde edebilmelerini sağlar.

Melkor’un Öfke Savaşı’ndaki yenilgisinin ardından dağılırlar. Yapıları gereği Melkor’a ve daha sonra Sauron’a bağımlıdırlar. Onlar olmadan hem güçleri hem de cesaretleri daha azdır. Melkor ve Sauron’dan düşmanlarından daha fazla korkarlar.

Orkların tabiatları

Orkların tabiatları

Acımasız, kötü ve herkese, her şeye karşı nefret dolu varlıklardır. Hatta öyle ki, kendilerinden bile nefret ederler. Kendilerine duydukları nefret yüzünden, uğradıkları kötü kaderin yaratıcısı Melkor’dan, diğer her şeyden daha fazla nefret ederler.

Bu acımasız ve nefret dolu yaşam, etrafta saldıracak özgür halktan kimse yoksa, birbirleriyle kavga etmelerine dahi sebep olur. Bunun en güzel örneği, Samwise Gamgee’nin, Frodo’yu kurtarmak için Cirith Ungol’a girdiğinde, yaklaşık 200 orkun birbirini öldürdüğünü görmesidir.

Genellikle yassı burunlu, soluk ve koyu tenli, çapraz bacaklı, bodur ve geniştirler. Geniş ağızları, eğimli gözleri, uzun kolları ve pençeleri vardır. Boyları insanlardan daha kısa, cücelere ise daha yakındır.

Boyu insana yakın olan orklar kocaman olarak nitelendirilir. Yüzük Kardeşliği Moria’da saldırıya uğradığında, Frodo bir ork reisi tarafından yaralanır ama mithril zırh sayesinde kurtulur. Bu ork, kitapta şu şekilde tasvir edilmiştir:

“…neredeyse insan boyunda, tepeden tırnağa kara zırhlara bürünmüş kocaman bir ork reisi odanın içine sıçradı; adamları da arkasından kapıya yığıldılar. Ablak ve basık yüzü esmerdi, gözleri kömür gibi, dili kırmızıydı; büyük bir mızrak kullanıyordu.”

Orklar ölümsüzler midir?

orkların fiziksel özellikleri

Her ne kadar elflerden yaratılmış olsalar da ölümsüz değildirler. Morgoth’un Yüzüğü kitabına göre, ömürleri Edain ırkından olan insanlara göre daha kısadır. Zaten genelde savaş meydanlarında ve çatışmalarda öldükleri için yaşlılıktan ölen bir orkun hikayesine tanık olunmaz. Ayrıca, diğer varlıklar gibi, yeme, içme ve dinlenme ihtiyacı hissederler. H astalanabilir ve yorgun düşebilirler.

Fëar yani bir ruha sahip olmadığı, yine Morgoth’un Yüzüğü kitabında belirtilmiştir, bu yüzden öldükten sonra Elfler gibi Mandos’un Salonları’na gidemezler.

Öte yandan, kendi iradeleri vardır. İkinci Çağ’da Sauron tekrar ortaya çıkana kadar kendi başlarına yaşamaya devam ederler. Fakat başlarında Melkor veya Sauron, yani onları yöneten bir Karanlıklar Efendisi varken, efendilerinin iradesi altına girerler. Yani tam bağımsız bir iradeye sahip değillerdir.

Elfler veya insanlar kadar olmasa da zeki varlıklardır. Fakat zekalarını kurnazlık ve kötülük için kullanırlar. Savaşlarda düzen alabilir, çarpık ama dahiyane savaş makineleri inşa edebilirler. Rütbe olarak yükselmek için planlar yapabilirler. Bazıları okuma yazma dahi bilir. Troller, kurtlar ve warg’larla işbirliği içindedir. Onları savaş alanında yönlendirirler.

Tabiatları gereği tamamen kötücül varlıklar oldukları için bir orkun iyi olması mümkün değildir. Melkor onları yaratırken, tamamen kötü olacakları, iyiliğe ve iyi olan her şeye karşı nefret duyacakları şekilde yaratır. Asla iyileştirilemeyecek şekilde onları çarpıtır.

Güneş ışığından zarar görmeseler de ondan hoşlanmazlar, bu yüzden güneş ışığına tahammülleri düşüktür ve karanlığı tercih ederler. Derin mağaralarda, tünellerde ve çukurlarda yaşarlar. Hem kendileri hem de yaşadıkları yerler kir, pislik ve pasak içindedir.

Kendilerine has bir ork-içkisi vardır, bu içkinin enerji verdiği ve kahve gibi dinçleştirdiği düşünülür. Ayrıca orklar, elde etmesi daha kolay olduğu için çoğunlukla tahıl kaynaklı beslenseler de, et yemeyi tercih ederler. Yediklerinin ne eti olduğu onlar için pek mühim değildir.

Ork Türleri

İkinci Çağ’da, Sauron geri dönüp orkları bir araya toplamadan önce, çeşitli yerlere dağılırlar. Bu da, farklı ork türlerinin ortaya çıkmasına sebep olur. Yani aslında orklar, goblinler ve uruklar aynı şeylerdir. Hepsi esasında orktur. Sadece tür olarak bir farklılıkları vardır. Nasıl ki, İnsanlar, Gondorlu, Rohanlı ve Kuzeyli; Elfler Noldor, Vanyar ve Teleri; Cüceler Uzunsakallar ve Bodur Cüceler; Hobbitler ise, Samanpostlu, Kılayak ve Ülken diye ayrılıyorsa, onlar da bu şekilde farklı türlere ayrılırlar.

goblinler

Ork türlerinden bahsetmişken; Uruk-hai, yarı orklar ve hobgoblinlere de değinmek gerekir.

Öncelikle, hobgoblinler Hobbit kitabında yalnızca 2 yerde geçer. Daha büyük bir ork cinsi olduğu ve Tolkien Uruk ismini henüz bulmamışken bu ismi kullandığı düşünülür.

Uruk-hai

Yarı orklar ise, Saruman’ın hizmetinde olan, goblin-adam da denilen, Saruman’ın, Dunland’lı insanlar ile orkları kullanarak yarattığı bir türdür.

Hobbitler Bree’ye geldiğinde, Sıçrayan Midilli’de, handakilerin arasına karışan ve tipi orklara benzeyen casusun bir yarı ork olduğu düşünülür. Frodo da “Yarıdan fazlası bir gobline benziyor.” diyerek bu görüşü pekiştirir.

Yarı Orklar Miğfer Dibi Savaşı’nda, Uruk-Hai ve Dunland’lılar ile beraber savaşmış ve pek çoğu ya surlarda ölmüş ya da Miğfer Dibi’nden kaçarken Huorn’lar tarafından öldürülmüştür. Yüzük Savaşı’nın son muhaberebesi olan Subaşı Savaşı’nda ise Shire’ı ele geçiren, daha sonra da hobbbitlerle savaşan güneylilerin arasında yine bu yarı orklar vardır.

Uruk-Hai’lar ise, Güneş’in Üçüncü Çağ’da Saruman tarafından ortaya çıkarılan bir türdür. Diğer orklardan daha iri, daha uzun, daha güçlü ve daha zekilerdir. Aynı zamanda gün ışığına diğer orklardan çok daha fazla tahammül edebilirler. Ağaçsakal’ın tahminine göre Uruk-hai’ler, ork-insan melezidirler.

Dişi orklar var mıdır?

Dişi orklar

Nasıl ürediği ve cinsiyetleriyle ilgili Tolkien’in verdiği iki ayrı bilgi vardır. İlki, Kayıp Öyküler kitabında ve Gondolin’in Düşüşü’nde geçen bir yöntemdir:

“Tüm bu ırklar yer altının ısısı ve balçığında Melkor tarafından üretildi. Kalpleri granitti ve vücutları deforme olmuştu; iğrenç yüzleri gülmezdi, sadece metalin çarpışmasına gülerlerdi, ve hiçbir şeyden Melkor’un aşağılık amaçlarına hizmet etmek kadar memnuniyet duymazlardı.”

Balçıktan yaratılma fikri, filmlere esin kaynağı olmuş olsa da, daha sonra Tolkien bu konu hakkındaki fikrini değiştirir ve nihai olarak orkların üremesinde dişi orkları kullanır. Orta Dünya’da, tüm varlıkların dişisi ve erkeği vardır. Bu nedenle dişi orkların olması son derece normaldir.

Dişi orklarla ilgili en net bilgiyi Tolkien mektuplarından birinde verir.

“Ork kadınları olmak zorunda. Ancak orkları hikayelerde, kötü efendilerin hizmetinde olan orduların askerleri olmaları dışında nadiren gördüğümüz için, doğal olarak onların yaşamları hakkında pek bir şey öğrenemezdik. Haklarında fazla bir şey bilinmezdi.” – Tolkien’in Mektupları (Mrs. Munby’ye Mektup – 21 Ekim 1963)

Orta Dünya Tarihi, Morgoth’un Yüzüğü kitabında, Melkor’un esir alınmasından sonra da orkların üremeye ve çoğalmaya devam ettikleri söylenir. Eğer bir büyü ile balçıktan yaratılıyor olsalardı Melkor ve Sauron yokken çoğalmaya devam edemezlerdi.

Bununla beraber, yine Morgoth’un Yüzüğü kitabında, Melkor’un orklar ve insanları çiftleştirdiği ve bu yöntemi daha sonra Saruman’ın da keşfederek kullandığı belirtilir. Yarı ork ve Uruk-hai türleri, orklar ve insanların çiftleşmesiyle oluşur. Dişi ork-erkek insan ilişkisinden uruk-hai, erkek ork-dişi insan ilişkisinden ise yarı ork meydana geldiği düşünülür.

Ayrıca, Hobbit öyküsünde Bolg’un babasının Azog olduğunun belirtilmesi, orklar arasında da ebeveyn-çocuk ilişkisi olduğuna dair net bir örnektir.

Saruman’ın Uruk-hai ordusunu kurmasının yaklaşık 30 yıl sürdüğü düşünülmektedir.

“Isengard’ın kapıları ardında uruk kitlelerinin barındırılmasının ve hatta bunların özel yöntemlerle üretilip çoğaltılmasının, 2990 yılının çok öncesinde başlamadığı tahmin edilmekle beraber, bu durum sır olarak korunmayı başarmıştı.” Bitmemiş Öyküler – Palantíri

Ayrıca 3. Çağ’ın 3000 yılında, Saruman’ın Orthanc’taki Palantír’e bakarak Sauron’un etkisi altına girdiği ve Miğfer Dibi Savaşı’nın 3019 yılında yapıldığı da göz önüne alınırsa, bir orkun bebeklikten erişkinliğe ulaşmasının yaklaşık 20-30 yıl sürdüğü tahmin edilir.

Konuştukları dil, Orkça olarak geçer. Orta Dünya’nın diğer dillerinden alınan çarpık alıntılardan oluşan karmakarışık bir dildir. Orkların kabileleri ve türleri arasındaki farklılıklar o kadar büyüktür ki, bu nedenle Orkça, iletişim için çoğu zaman bir işe yaramaz. Sauron, Karanlık Yıllar’da tasarladığı Kara Lisan’ı düzgün bir iletişim kurulabilmesi için kendisine hizmet edenlerin dili haline getirmeyi arzuladığı söylenir ama bu arzusuna hiç ulaşamamıştır. Bu dil Nazgûl hariç herkes tarafından unutulur. Sauron bir kez daha ayağa kalktığında, Kara Lisan tekrar Barad-dûr’un ve Mordor’un komutanlarının lisanı olur. Ancak pratikte Ortak Dil orklar tarafından daha normal bir şekilde kullanılır.

Hikayeye geri dönecek olursak; Melkor’un yenilgisinden yıllar sonra, Sauron orkları kendi komutası altında toplar. Orta Dünya’ya savaş açar. Orklar, Melkor’a itaat ettikleri gibi Sauron’a da itaat ederler. Onun iradesine bağlanırlar. İkinci Çağ’da, savaşlarda etkin olarak yer alırlar. Sauron’un ordularının ana gücünü oluştururlar.

Hatta, Sauron’un, orklar üzerindeki iradesinin Melkor’dan daha fazla olduğu söylenir. Melkor’un sağ kolu ve ordularının komutanı olan Sauron, gücünü bir şeyler yaratmak için Melkor kadar harcamadığından, iradesini orklara daha fazla yönlendirmiştir.

Son İttifak Savaşı’nın ardından Üçüncü Çağ’da tekrar Sauron ve Cadı Kral komutasında bir araya gelirler. Arnor’un işgalinde, cücelerle olan savaşlarda ve daha sonra Yüzük Savaşı’nda Sauron, Cadı Kral ve Saruman’a hizmet ederler.

Sauron’un mağlup edilmesinin ardından, orkların devrinin de sonu gelir. Mordor içerisindeki orduları, Moria’yı mesken edinmiş ork kabileleri ve Orta Dünya’da bulunan diğer tüm ork grupları yavaş yavaş yok edilmeye başlanır. Orkların sayısı, nerede ne kadar oldukları tam olarak bilinmez. Ancak, Dördüncü Çağ, sadece insanların hüküm sürmeye başladığı bir çağ olduğu için hepsinin yok edilmiş olduğu varsayılır.

Bilinen orklar

Orta Dünya’da bazı Orklar isimleri ve hikayeleriyle ön plana çıkar.

Filmde Uruk-hai’lerin lideri olarak gördüğümüz Lurtz karakteri aslen Ugluk’un bir yansımasıdır ve kitapta bulunmayan bir Uruk’tur. Uruk-hai’ların asıl lideri olan Ugluk, Boromir’in ölümünün ardından, Merry ve Pippin’i kaçırarak Isengard’a götürmeye çalışır. Fangorn Ormanı’nın sınırında Rohan kumandanı Éomer tarafından, birebir dövüşte öldürülür.

Ugluk

Grishnak; Mordor’da yaşayan bir komutandır. Ugluk ve Uruk-hai’ları bulur ve esirleri Mordor’a götürmek ister. Yüzük’ten haberi olan nadir orklardandır. Yüzük’ün Merry ve Pippin’de olduğunu düşünür ve onlardan almaya çalışır. Rohan süvarilerinin baskınıyla o da ölür.

Grishnakh

Shagrat ve Gorbag; Cirith Ungol’da kendi birliklerinin liderleridir. Shagrat Uruk bölüğünün, Gorbag ise diğer bölüğün lideridir. Frodo’nun esir alınmasından sonra, eşyaları için çıkan tartışmada adamlarıyla beraber birbirleriyle savaşırlar. Shagrat, Gorbag’ı öldürür ve Frodo’nun Mithril zırhı ile birlikte Barad-dûr’a gider. Shagrat orada bizzat Sauron tarafından öldürülür.

Shagrat ve Gorbag

Golfimbul, bir ork kralıdır. Üçüncü Çağ’ın 2747 yılında Shire’a bir istila düzenler ve o savaşta, Boğakükreten Took tarafından öldürülür. Boğakükreten Took, elinde sopayla Golfimbul’un kafasına çok sert bir darbe vurur. Golfimbul’un kafası uçar ve bir tavşan deliğine girer. Böylece savaş kazanılır ve aynı zamanda golf oyunu icat edilir.

Golfimbul

Ulu Goblin, Yüksek geçit yakınlarındaki Goblin Kasabasının lideridir. Thorin ve kafilesi Erebor Macerası sırasında Ulu Goblin’e yakalanır. O sırada Gandalf yardımlarına yetişir ve Ulu Goblin’i öldürür.

Ulu Goblin

Azog ve Bolg belki de en çok bilinen orklardır. Azog, Bolg’un babasıdır. Tüm cücelerin ortak düşmanıdır. Thorin’in dedesi Thror’u kellesini keserek öldürür. Uzun yıllar Moria’da, orkların lideri olur. Thror’un ölümünün ardından bütün cücelerin nefretini kazanır. Azanulbizar Savaşı’nda Dain Demirayak tarafından öldürülür.

Azog

Bolg ise, babasının ölümünün ardından liderliği alır. Beş Ordunun Savaşı’nda goblinlerin başında Bolg vardır. En bilinen goblinlerden biri olan Bolg, Erebor kuşatması esnasında en az 150 yaşındadır. Savaşta, Beorn tarafından öldürülür.

Bolg

Peki sizin en sevdiğiniz ork hangisi? En sevdiğiniz repliğiyle beraber yorumlarda bizimle paylaşın.

Yüzüklerin Efendisi ve Orta Dünya’yla ilgili gelecek videolarımızı kaçırmamak için kanalımıza abone olmayı ve bildirim simgesine tıklamayı unutmayın.

Eğer Orta Dünya hayranıysanız, bizi TwitterInstagram ve Facebook üzerinden takip etmeyi unutmayın!

Yüzüklerin Efendisi dizisiyle ilgili son haberleri takip etmek için portalımıza, Orta Dünya ile ilgili tartışmalara katılmak için de forumumuza mutlaka bir göz atın.

YouTube ve Twitch kanallarımıza da bekleriz.

Mutlaka Okuyun!

Gandalf emekli olmayı düşünmüyor

Gandalf Emekli Olmayı Düşünmüyor! (Sir Ian McKellen Çalışmaya Devam Etmek İstiyor!)

Gandalf emekli olmayı düşünmüyor: Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit filmlerinin efsanevi oyuncusu Sir Ian McKellen, emekli …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir