Sauron Hüküm Dağı’nı Neden Korumadı?

Sauron Hüküm Dağı’nı neden korumadı?

Bu konumuzda Orta Dünya hayranlarının en merak ettiği konulardan birini işleyeceğiz. Sauron, Hüküm Dağı’nın girişini neden korumasız bıraktı? Dağın girişine en azından bir bölük ork neden koymadı? Orası için özel bir önlem almayı neden düşünmedi?

Bu sorulara yanıt bulmak için öncelikle Tek Yüzük’ün doğasını anlamamız gerekiyor. Tek Yüzük, Karanlıklar Efendisi Sauron tarafından, Orta Dünya’yı ele geçirme planının bir parçası olarak yaratılmıştır. Bizzat Sauron tarafından Sammath Naur’da, yani Hüküm Dağı’nda dövülmüştür. Bu nedenle yok edilebileceği tek yer, yine Hüküm Dağı’nın ateşleridir. Sauron, tek yüzüğü döverken ruhunun ve gücünün önemli bir kısmını, özellikle de hükmetme ve güç isteği gibi arzularını yüzüğe aktarmıştır. Bu nedenle Gandalf’ın deyimiyle, “Yüzük’ün yok edilmek isteneceği O’nun en karanlık rüyalarına bile girmemiştir.”

Bu özellikleri ve gücü sayesinde, Yüzük’e dokunanlar ve hatta onu görenler bile, anında onun karşı konulamaz etkisi altına girip, Yüzük’e bağlanmaktadırlar. Ana konumuz Tek Yüzük olduğundan, Yüzük taşıyıcılarının veya yüzüğü görenlerin ondan nasıl etkilendiğine bakalım:

Yüzük’ün etkisi

Tek Yüzük

Isildur, Yüzük’ü Sauron’un parmağından kesip aldıktan sonra, Elrond and Círdan’ın yüzüğü yok etme öğüdünü yok sayarak yüzüğü sahiplenmişti. Hatta babasının ve kardeşinin kanı pahasına aldığını söyleyerek, kendince gerekçesini de yaratmıştı.

Daha sonra Gollum, arkadaşı Deagol’u öldürerek Yüzük’ü ele geçirmişti. Yüzük’e daha hiç dokunmadan, sadece görerek en yakın arkadaşını öldürecek duruma gelmişti. Ardından o da kendine bir bahane bulmuş, Yüzük’ün ona bir doğum günü hediyesi olarak geldiğine hem kendini inandırmış, hem de başkalarını inandırmaya çalışmıştı. Gollum, Gandalf’a defalarca bu yalanı söylemiş, en sonunda doğruyu anlatmak zorunda kalmıştı.

Yüzük’ün Gollum’dan sonraki sahibi Bilbo ise, Yüzük’ün kendisine özel bir şey olduğunu düşündüğü için, Yüzük’ten başkalarına uzun süre bahsetmemişti bile. Daha sonra, Bilbo da başkalarına yalan söyleme gereği hissetmiş, Gollum’la yaptığı bilmece yarışında Yüzük’ü  kazandığını söylemişti. Hikayenin doğrusunu da, yalnızca Gandalf ve Frodo’ya çok sonraları anlatmıştı. Ama diğerlerinin aksine, Bilbo Yüzük’ü merhamet duygusuyla almıştı. Bu sayede Gandalf’ın yardımıyla da olsa, Yüzük’ten vazgeçebilmişti.

Frodo ise Yüzük’ü hiç kullanmamasına rağmen, Gandalf ona Yüzük’ün tarihçesini anlattığında yok etmeye niyetlenmiş, fakat evinin şöminesine bile atamamıştı.

Yüzük’teki güç ve hükmetme arzusu

Örneklerden de gördüğümüz gibi, Yüzük, kullananı hemen etkisi altına alıyor. Yani normal şartlarda Yüzük’ü yok etmeyi kimse isteyemez. Sauron da buna güveniyor. Düşmanlarının Yüzük’ü kendisine karşı kullanacaklarını düşünüyor. Çünkü, Sauron güç tutkunu ve herkese hükmetme isteği olan birisi. İnsanların güce karşı olan zaaflarını biliyor. Elflerin de insanlar kadar olmasa da güce düşkünlükleri var. Celebrimbor’u bu güç arzusuyla kandırıyor ve bu sayede Güç Yüzükleri yapılıyor. Bu nedenle diğer halkların da kendisi gibi düşüneceğini, Yüzük’ü yok etmeyi istemek yerine kendisine karşı kullanacaklarını düşünüyor. Gandalf da, bu görevle ilgili tek umudunu, Sauron’un Tek Yüzük’ün yok edilmesine ihtimal vermemesine bağlıyor.

Aragorn, Isengard’ın düşmesinden sonra Palantir’i kullanıp, Isildur’un varisi olarak Sauron’a meydan okuyor. Sauron, Aragorn’un Yüzük’ü kullanıp insanları tek bir bayrak altında toplayacağını düşünüyor ve bu sebepten Minas Tirith kuşatması da planlanandan erken olmak zorunda kalıyor. Daha sonra Batı’nın İnsanları Kara Kapı’ya yürüdüğünde, Aragorn’un Tek Yüzük’ü kullanarak kendisine savaş açtığını düşünüyor. Buna o kadar inanmış bir durumda ki Sauron, Frodo’nun, yani bir hobbitin Mordor’da olduğunu ve yakalandığını öğrendiğinde bile amacının yalnızca casusluk olduğunu düşünüyor. Yüzük’ü yok etmek için orada olabileceği ihtimalini aklına getirmiyor bile.

Hüküm Dağı’nın korunaklığı

Hüküm Dağı

Bununla beraber, Hüküm Dağı için fazladan bir önlem almasına gerek yok. Çünkü Mordor’u kuşatıp, Sauron’u mağlup etmek mümkün değil. Orta Dünya’nın özgür halkları, yani İnsanlar, Elfler ve hatta Cüceler’in hepsi bir araya gelse bile, yine de Mordor’u zaptedemezler. Sayı olarak bunu yapabilecek kadar kuvvetli değiller. Hem de Mordor coğrafi konumu nedeniyle inanılmaz güçlü bir kale. Etrafı dağlarla çevrili. Güneyinde kendisine bağlı olan Harad, Kuzeyinde ise Rhun toprakları var. Bir savaş durumunda saldırı yapılabilecek yalnızca iki nokta var. Kara Kapı ve Minas Morgul.

Kara Kapı’nın aşılması mümkün değil. Son İttifak Savaşı’nda görülmüş boyutta bir ordu gerekiyor, ki elflerin de insanların da Üçüncü Çağ’da böyle bir gücü yok. Minas Morgul ise Sauron’un ordularının büyük bir kısmının bulunduğu yer olmasından dolayı ele geçirilmesi çok zor olan bir kale. Daha önemlisi, bir de Cirith Ungol var. Cirith Ungol’a ulaşmak için dik ve binlerce basamaktan oluşan bir merdivenden çıkmak gerekiyor, dolayısıyla bu yol bir ordunun geçmesi için elverişli değil. Aynı zamanda orayı koruyan bir de Shelob var. Bu nedenle oradan da bir saldırı beklenemez. Yani, Mordor’un zaptedilmesi, mevcut şartlar altında mümkün değil.

Tüm bu ihtimaller gerçekleşip, o noktaya gelinse bile, Yüzük’ün gücü Hüküm Dağı’nda çok fazla olacağı için, kimse Yüzük’ü orada yok edemez. Orta Dünya’da bunu yapabilecek, Gandalf dahil kimse yok.

Tolkien’in mektubu

Tolkien, 131 numaralı mektubunda bu konuyu net bir şekilde ifade ediyor:

“Tek Yüzük yok edilebilirse, yüzüğün gücü ortadan kalkar, Sauron’un varlığı yok olur ve bir gölgeye, yalnızca kötü bir iradenin anısına indirgenirdi. Ama Sauron bunun olabileceğini asla düşünmedi ve bundan korkmadı. Yüzük, kendisinden daha az yetenekli bir demirci tarafından kırılamazdı. Yapıldığı yer altındaki, Hüküm Dağı’ndaki ölmeyen ateş dışında hiçbir ateşte yok edilemezdi. Ve bu yer Mordor’da, ulaşılmaz bir yerdeydi. Ayrıca, yüzüğün verdiği güç arzusu da o kadar büyüktü ki, onu kullanan herkese hakim olurdu. Ona zarar vermek, fırlatıp atmak ya da görmezden gelmek herhangi bir iradenin gücünün (hatta kendi gücünün bile) ötesindeydi. Bu yüzden Sauron her halükarda yüzüğün parmağında olduğunu düşündü.”

Yani, Sauron’un yüzüğün yok edilmesinden yana bir korkusu yoktu. Korku duymak bir yana, böyle bir düşünce aklına bile gelmemişti. Sauron’un tek çekincesi Tek Yüzük’ün ona karşı kullanılmasıydı.

Yüzüklerin Efendisi hikayesine dönecek olursak, Frodo bile Hüküm Dağı’na kadar büyük bir irade ve kararlılıkla gelmesine rağmen, Yüzük üzerinde hak iddia etmiş ve Yüzük’ü yok etmemeyi seçmişti. Ancak, Gandalf’ın Gollum hakkındaki öngörüsü tutmuş ve onun varlığı sayesinde Yüzük yok edilebilmişti.

Sonuç olarak, Yüzük’ün normal yollarla, birinin rızasıyla yok edilmesi mümkün olmadığından, Sauron’un Hüküm Dağı’na özel bir önlem almasına gerek yoktu. Tek Yüzük doğası gereği önlemin ta kendisiydi zaten.

Eğer Orta Dünya hayranıysanız, bizi TwitterInstagram ve Facebook üzerinden takip etmeyi unutmayın!

Yüzüklerin Efendisi dizisiyle ilgili son haberleri takip etmek için portalımıza, Orta Dünya ile ilgili tartışmalara katılmak için de forumumuza mutlaka bir göz atın.

YouTube ve Twitch kanallarımıza da bekleriz.

Mutlaka Okuyun!

Gandalf emekli olmayı düşünmüyor

Gandalf Emekli Olmayı Düşünmüyor! (Sir Ian McKellen Çalışmaya Devam Etmek İstiyor!)

Gandalf emekli olmayı düşünmüyor: Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit filmlerinin efsanevi oyuncusu Sir Ian McKellen, emekli …

Bir yorum

  1. Sauron’un yüzüğün yok edileceğine ihtimal vermemesi çok mantıklı ancak herhangi biri yüzüğü taktığında bunu Nazguller ile birlikte Sauron da hissetmiyor mu? Aragorn’un yüzüğü taktığını düşünmüş olması için görmesi gerekmez miydi, ya da sadece taşığıdından mı şüpheleniyordu? Daha önceden Elrond ve Isildur neredeyse yüzüğü yok edecek iken bundan yine Sauron’un haberi olmamış mıydı, merak ediyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir