Tharbad

 

Tharbad

Tharbad

Eriador’un güney sınırındaki şehirlerden biri olan Tharbad, Kuzey Krallığı Arnor ile Güney Krallığı Gondor arasında yer alır. Şehrin içinden Gondor’u Arnor’a bağlayan Büyük Güney Yolu geçer. Ayrıca Buzlupınar Nehri ile Kuğuluk olarak da bilinen Glanduin Bataklıkları’nın birleştiği Grisel Nehri de, Tharbad’dan doğar. Şehir, deniz ve kıyıdaki limandan – Lond Daer- 200 mil yukarıdadır.

…toprak düz ve sular durgunlaşmış, bataklık içine yayılmaya meyilliler. Tharbad’ın yukarısında nehir kollara ayrılmış, dallarıyla birlikte bataklıklar, su birikintileri ve tek sakinleri kuğular ile diğer birçok su kuşu olan adacıklar ağı arasından çıkarak tek bir noktada birleşmiş.

İsmi Sindarin’de, “karşı taraf” anlamına gelen thar ile “uğrak keçi yolu” anlamında olan bad kelimelerinin birleştirilmesiyle oluşmuştur ve “Kavşak Yeri” manâsındadır. Aslında, kıyılarında bir zamanların sık ormanları bulunan Gwathlo üzerindeki bir geçidin ismidir.

Şehir ilk olarak denizci Aldarion liderliğindeki Numenorlular tarafından kuruldu. Numenor İnsanları buraya, nehrin diğer tarafındaki büyük ormanları görerek kereste ihtiyaçları için geldiler. Kuzey Batısında geniş bataklıkların olduğu Elfçede, “Nîn-in-Eilph” olarak bilinenKuğuluk, güneyinde ise Noldor diyarlarından olan Eregion bulunan şehrin ismi ilk olarak İkinci Çağ’ın altıncı yüzyılında geçti.

Aldarion İkinci Çağ’ın 883.Yılında Numenor Kralı olduğunda da şehri ziyaret etmeye devam etti.

Aldarion’un sonraki seyahatlerine dair hiçbir kayıt kalmadı, ama denizde olduğu kadar karada da gezdiği ve Gwathlo Nehri yukarısına Tharbad’a giderek Galadriel ile tanıştığı bilinir.

Tharbad

Numenor’un kâşifleri, nehir üzerine gezintilerine devam ettiler. Zamanla bu geziler arttı, Numenorlular keresteleri taşımak için nehrin ağzına küçük bir liman – Vinyalonde ya da Lond Daen – inşa ettiler. 1695’te bölge ormanları Numenor tarafından harap ediliyordu ve Numenor, limana ve nehir boyunca kale inşa etmek zorundaydı; çünkü öfkelenmekte haklı olan yerli halktan, tersanelerini ve büyük kereste depolarını korumalıydılar.
Aynı yıl Eriador’da Elfler ile Sauron’un Savaşı başladı.

Sauron’un başta kaleleri kuşatmaya yetecek kadar birliği yoktu, ama savaşın sonlarına doğru güneydoğudan daha fazla birlik çağırdı ve Enedwaith’teki savunması zayıf Tharbad Geçitleri’ne yolladı.

1700’de Sauron’un birlikleri, şehrin geçiş yerlerini ele geçirdi. Tharbad savunmasının – ki büyük ihtimalle Gwathlo’nun kuzeyindeki nehir kalelerinden oluşuyor – birliklerin üstesinden geldiği kesin olmasa da şehir 1701’de Gwathlo Savaşı’nın yapıldığı alan oldu. Sauron’un ordusu, Lond Daer’den gelen Ciryatur tarafından kovalandı. Sauron tamamen yenildi ve Eriador’dan püskürtüldü.

Tharbad’dan, savaştan sonraki 1500 yıl boyunca hiç bahsedilmedi. Elfler ve Numenorlular tüm bölgeyi Eregion ile ormanların yok edilmesini izleyen yıllarda ihmal ettiler. Yerliler ise düşmanca tavırlarına devam ettiler.

Tharbad, Numenor’un Çöküşü’nden kaçanların 3320’de kurduğu Arnor ve Gondor Krallıkları zamanında çok önemli bir nehir limanı haline geldi ve yoğun bir gelişme sürecine girdi.

Arnor’dan Gondor’a deniz üzerinden seyahat eden insanlar sıkça Grisel üzerinden Tharbad’ a geçer ve şehirden de Kuzey-Güney Yoluna saparak Arnor’a giderlerdi.

Krallıkların ilk günlerinde, en hızlı deniz yolu, Gwathlo ağzındaki Antik Liman’dan başlayıp Tharbad Nehir Limanı’na kadar giden yoldu.

Her iki krallığın insanları da, Tharbad Limanı’nın bakımı ve devamlılığı için sorumluluk üstlendiler. Birçok asker, denizci ve mühendis şehirde görev aldı.

Tharbad’ın kurulduğu topraklar sulak arazilerdi, bu yüzden denizde kullanılmak üzere gemiler yapabilmek için büyük drenaj çalışmalarına ve kanal yapımlarına sahne oldu. Geçitler denizde giden gemilerin geçebileceği ve liman kurulduğunda gemi inşasına elverebileceği kadar derinleştirildi ve tüm büyük bataklıklar, özellikle Kuğuluk çok küçük kalana kadar kurutuldu. Tharbad’ın yeni nehir limanı da, iki krallığın ortak kullandığı muazzam çalışmalarla yapılan,Grisel’ in üzerinden geçen kudretli bir köprüyle şehre bağlandı. Şehrin yüksek yerlerine ve nehrin her iki tarafına kaleler inşa edildi.

Aynı zamanlarda krallıklar arasında bağlantı kurmak için oluşturulan Büyük Güney Yolu da bu köprü ile bataklıkların diğer tarafına geçiyordu.

Tharbad’ın Enedwaith’teki tek Numenor Kalesi olma özelliği hiç değişmedi; çünkü tahkimatlı şehrin ötesindeki topraklar Numenor’u, Büyük Güney( ya da Kraliyet) Yolu’nu korumak ve bakımını yapmak dışında çok az alakadar ederdi. Yine de buna rağmen, askerlerden, denizcilerden ve mühendislerden oluşan hatrı sayılır bir garnizon, Üçüncü Çağ’ın 17.yüzyılına kadar şehirde kaldı.

1150 civarında, bir Hobbit kabilesinin Tharbad yukarısındaki bataklıklara göç ettiği kaydedildi, Hobbitler şehrin güneydoğusundaki kavşak noktası boyunca uzanan topraklara yayıldılar. Birkaç yüzyıl bulunduktan sonra bölgeden 1630’lu yıllarda ayrıldılar.

Liman Üçüncü Çağ’ın ortalarına kadar büyüyüp gelişmeye devam etti, ama 1636’da Büyük Veba Salgını baş gösterdi. Arnor’un haleflerinden ve aynı zamanda Gondor’un Tharbad’ın bakımını beraber üstlendiği ülke olan Cardolan’ın nüfusu neredeyse tamamen tükendi. Cardolan’dan hayatta kalanlar, Tharbad’dan ayrılanlarla birlikte batıya, Arthedain’a akın ettiler. Gondor da salgından nasibini aldı ve vebayı izleyen yıllarda Eriador’un birçok parçasının terk edilip çürümesiyle birlikte Büyük Güney Yolu’ndaki trafik de büyük ölçüde azaldı.

Salgınla Tharbad’In nüfusu da hızla düştü. Kurtulup şehirde kalanlar 350 yıl boyunca (Arthedain 1974’te yıkılana kadar) ticaret yolunu devam ettirmeye çalıştılar. Şehir yıllar geçtikçe önemini yitirdi ve 2050’de civardaki yerli halktan (Dunlendings) sonra Tharbad’daki insanlar da şehri terk etmeye başladı.

Krallıkların artık Tharbad’daki drenaj çalışmalarını devam ettirebilecek kaynakları (ile bölgeye alakaları da) kalmadı ve böylece bataklıklar şehir içlerine doğru genişlemeye başladı.

Tharbad, herhangi bir merkezi yönetimin olmamasına rağmen, muhtemelen de Bree İnsanları ve Dunlendingler ile akraba toplulukların 862 yıl boyunca yaşadıkları bir yer oldu. Bu dönemde Büyük Güney Yolu da artık kullanılmaz hale geldi çünkü büyük otlarla kaplanmıştı. Bu yüzden de artık Yeşil Yol olarak anılmaya başladı.

Bir önceki yılda yaşanan Korkunç Kış mevsiminin getirdiği karların 2912 baharında erimesiyle şehri çok büyük seller bastı, bundan sonra Tharbad tamamen harabe haline geldi ve terk edildi. Köprü yıkıldı ve artık sığlaşan geçiş yolları ise sudaki harabeler yüzünden tehlikeli hale geldi.

Yüz yıl kadar sonra, Yüzük Savaşı sırasında Boromir Ayrıkvadi’ye seyahat ederken köprünün harabelerinde atını kaybetti. (3018)

Tharbad

İçlerinde Yüzük Tayfları ve Saruman’ın hizmetkârları ile ajanlarının da olduğu gruplar ise, 3019’da Kuzey Kolcularının, Rohan’da Aragorn’u ararken yaptıkları gibi ara sıra harap köprüyü kullandılar.

Dördüncü Çağ’ın ilk yıllarında muhtemelen şehir yeniden inşa edildi ve şehir tekrar yerleşim alanı haline geldi. Buraya gelenler çoğunlukla Enedwaith’e de yerleşmeye başlamış olan Rohirrim ile Eriador’un nüfusunu arttırmaya çalışan Yeniden Birleşmiş Krallık oldu.

Eski iki krallık arasındaki ticaret ve bağlantı yolu olan Büyük Güney Yolu’ndan geçişleri kolaylaştırmak için Tharbad Köprüsü de onarıldı.


Eğer Orta Dünya hayranıysanız, bizi TwitterInstagram ve Facebook üzerinden takip etmeyi unutmayın!

Yüzüklerin Efendisi dizisiyle ilgili son haberleri takip etmek için portalımıza, Orta Dünya ile ilgili tartışmalara katılmak için de forumumuza mutlaka bir göz atın.

YouTube ve Twitch kanallarımıza da bekleriz.

 

Mutlaka Okuyun!

aragorn

Aragorn

Aragorn (Künye): Irk: İnsan Dil: Sindarin, Westron Cinsiyeti: Erkek Soy: Dunedain- Elendil Hanedanı Ebeveynleri: Arathorn ve Gilraen Eşi ve Çocukları: Arwen …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir