Feanor Oğulları

Feanor Oğulları Maedhros

Maedhros

Feanor Oğulları

Maedhros Noldor Prensleri’nden biri ve Feanor’un en büyük oğludur. Feanor’un Tirion’dan sürülmesinin ardından babasıyla Formenos’a gitmiştir. Morgoth Finwe’yi öldürüp Silmarilleri çaldıktan sonra babasının intikam yeminine ilk ortak olan ve kardeşlerini bu konuda teşvik eden Maedhros olmuştur. Ettiği yemin onu, babasını ve kardeşlerini Orta Dünya’ya sürükler. Feanor’un katledildiği Dagor-nuin-Giliath yani Yıldızlar Altındaki Savaş’tan kısa süre sonra Madehros Morgoth’a esir düşer. Morgoth onu sağ elinden bir zincirle Thangorodrim’in tepelerine asar.

Ama kuzeni Fingon bunu duyunca Aman’da samimi bir arkadaşlık kurduğu Maedhros’u kurtarmak için harekete geçer. Kartalların Kralı Thorondor’un yardımıyla Maedhros’u bu işkenceden kurtarır. Lakin bunu yaparken Maedhros’un sağ elini zincirle beraber kesmekten başka çaresi yoktur. Maedhros bu olayı hiç bir zaman unutmaz ve sol eliyle savurmaya başladığı kılıcı eskisinden çok daha ölümcül bir silah olur. Bu olaydan sonra Maedhros krallıkla ilgili tüm haklarını Fingolfin’e bırakır ve kardeşleri bunu hoş karşılamasa da onun yerine amcası Fingolfin Noldor’un Yüce Kralı olur.

Kardeşleri ile Fingolfin arasında bir anlaşmazlık olmasını istemeyen Maedhros onları Hithlum’dan uzaklaştırır ve Beleriand’ın doğusuna giderek Himring tepeleri etrafındaki topraklara yerleşir ve burada Maedhros Geçidi’ni oluşturur. Dagor Aglareb’de Fingolfin’le ittifak yaparak büyük bir zaferin kazanılmasını sağlar. Onun cesurluğu ve yiğitliği sayesinde Himring Dagor Bragollach sırasında ayakta kalır.

Beren ve Luthien’in macerası ve başardıkları işler kulağına çalınınca Maedhros’un içine bir umut doğar. Kardeşlerini ve diğer Elf Hanedanları’nı toplayarak Maedhros Birliği’ni oluşturur. Ordu Angband’ı kuşatır, Morgoth’un elçileri Guilin’in oğlu Gelmir’i katlederek Elfleri kışkırtmaya çalışır. O sırada olanları izleyen Gelmir’in kardeşi Gwindor atına atladığı gibi elçileri katleder ve Nirnaeth Arnoediad yani Sayısız Gözyaşı Savaşı başlar. Ama savaş sonunda kuşatma ve Maedhros Birliği Angband kuvvetlerince tamamen dağıtılır. Himring Orklar tarafından ele geçirilir. Maedhros bir daha ne böyle bir orduyu bir araya getirebilir ne de kendisi bu yenilginin etkisinden kurtulabilir.

Bir süre sonra Feanor’un Silmarillerinden birinin, onu Morgoth’un tacından çalan Beren ve Luthien’in oğlu Dior’un elinde olduğunu öğrenir. Kardeşi Celegorm ona ettikleri yemini hatırlatarak Maedhros’u Doriath’a saldırmaya ikna eder. Bu savaş Ellerin Elfleri katlettiği ikinci olaydır. Savaş sırasında Thingol’ün varisi Kral Dior Eluchil Celegorm, Caranthir ve Curufin’i katleder ama yine onlar tarafından öldürülür. Dior’un oğulları Elured ve Elurin, Celegorm’un hizmetçileri tarafından kaçırılır ve ormanda ölüme terk edilir. Maedhros buna çok pişman olarak onları uzun süre arar ama çabaları sonuçsuz kalır. Akıbetleri hiç bir kaynakta geçmez.

Bu savaşla beraber Doriath yıkılır ama Feanor’un oğulları istediklerini elde edemez çünkü Doriath halkından geri kalan birkaç kişi Silmaril’i taşıyan Elwing’i de yanlarına alarak kaçar ve Sirion Nehri’nin deltalarına varırlar. Maedhros bu haberleri duyduğunda Doriath’ta yaptıklarından pişman olduğu için önceleri hiç bir şey yapmaz. Ama zaman geçtikçe yeminlerini yerine getirmedikleri düşüncesi yeniden onun ve kardeşlerinin içini kemirmeye başlar. Yaşadıkları yerden ayrılıp toplanarak Sirion’daki sığınağa dostluk mesajları ile beraber Silmarille ilgili sert taleplerini de iletirler.

Elwing ve Sirion halkı ise Deniz’de yolculuğa çıkan Earendil dönmeden bu isteği yerine getirmeye yanaşmaz. Böylece Elfin Elfi katlettiği üçüncü ve en korkunç olay meydana gelir. Bu savaştan sonra Feanor oğullarından geriye sadece Maedhros ve Maglor kalır. Ama bir kez daha Silmaril’i ele geçirme çabaları sonuçsuz kalır çünkü onları gören Elwing göğsünde Silmarille kendini Deniz’e atar. Suların Efendisi Ulmo onu bir kuş biçimine sokar, böylece Elwing Silmarille birlikte kocası Earendil’in gemisine kadar uçar. Fakat bu, bizim hikayemizin konusu değil.

587 yılındaki Gazap Savaşı’nda Valar Ordusu Morgoth’u yenilgiye uğratır ve onu Zamansız Boşluk’tan aşağı atar. Silmariller onları koruması amacıyla Manwe’nin habercisi Eönwe’ye emanet edilir. Yaptıkları bütün o kötü işlere aldırmayan Maedhros ve Maglor Eönwe’ye onların kendilerine iade edilmesini isteyen bir mesaj iletir. Eönwe işledikleri korkunç suçlardan sonra Silmariller üzerindeki haklarının kaybolduğunu söyleyerek bunu reddeder. Silmarillerin ışığının geldiği yere, Valinor’a dönmesi gerektiğini, Maedhros ve Maglor’un da Batı’ya dönerek Valar’ın yargısına uymaları gerektiğini bildirir. Maglor bu emre itaat etmek ister ama Maedhros buna karşı çıkar.

Maglor: Yemin, bizim uygun zamanı bekleyemeyeceğimizi söylemiyor, belki de Valinor’da her şey affedilir ve unutulur ve biz de huzura kavuşuruz.

Maedhros: Eğer kendi topraklarında Güçlere karşı çıkarsak, ya da onların kutsal ülkesine yeniden savaş götürmeye niyetlenirsek, nasıl korkunç bir kadere uğrarız, kimbilir.

Maglor: Eğer Manwe ve Varda, onları şahit saydığımız bir yeminin yerine getirilmesinden bizi men ediyorlarsa, zaten o yemin bozulmuş olmaz mı?

Maedhros: Ama sesimiz nasıl olup da Dünya Sınırlarının ötesine geçip de Iluvatar’a ulaşacak?Ve o çılgınlık anında Iluvatar üzerine ant içtik, eğer sözümüzü tutmazsak Sonsuz Karanlığı çağırmış olacağız. O zaman bizi kim kurtaracak?

Maglor: Eğer bizi kimse kurtaramazsa o zaman Sonsuz Karanlık gerçekten yazgımız olur;yemini tutsak da. bozsak da. Ama eğer vazgeçersek daha az kötülük yapmış olacağız.

Fakat sonunda Maedhros’un dediği olur. Kılık değiştirip gece vakti Eönwe’nin konakladığı kampa gelirler ve nöbetçileri öldürüp Silmarilleri alırlar. Bunu fark eden herkes karşılarına dikilir ama Eönwe onların öldürülmelerine izin vermez. Böylece oradan kaçıp giderler. Ama yaptıkları onca kötülükten sonra Eönwe’nin söylediği gibi Silmaril üzerindeki haklarını yitirmişlerdir. Bu yüzden Silmarillerin ışığı ellerini yakar ve Maedhros o anda yeminin bozulduğunu anlar. Birden keder ve umutsuzluğa kapılarak kendini ateş dolu dipsiz bir kuyuya atar. Ve böyle ölür Uzun Maedhros, Feanor’un ilk göz ağrısı. Taşıdığı Silmaril ise onunla beraber dünyanın derinliklerine gömülür.

Maglor

Maglor Feanor’un ikinci büyük oğludur. Ağaçların Devri’nde Ölmeyen Diyarlar’da doğmuştur. Annesi Nerdanel’dir. Kendisinden büyük tek kardeşi Maedhros’tur. Diğer beş kardeşi kendinden küçüktür:Celegorm, Caranthir, Curufin, Amrod, Amras. Maglor Doriath’lı Daeron’dan sonra Elfler arasındaki en büyük şarkıcı ve ozandır. Çok uzaklardan duyulan güçlü bir sesi ve arp çalma konusunda büyük bir yeteneği vardır. Hayatı boyunca bir çok şarkı yapmıştır. Bunların en önemlisi Noldor’un başkaldırısını ve Orta Dünya’daki maceralarını anlatan, Noldor’un Düşüşü anlamındaki Noldolante’dir. Melkor’un Mandos’un Salonları’nda tutsak olarak kaldığı, Aman’da saadetin henüz zehre bulanmadığı o günlerde Feanor, Ağaçların Işığı’nı kullanarak Silmarilleri yapar.

Ama Morgoth hapis kaldığı üç çağın ardından serbest kalınca Silmarilleri çalar ve Orta Dünya’ya kaçar. Feanor intikam için Morgoth’u izlemeye karar verir. Noldor’un yüreği de onun konuşmaları ile alevlenir ve büyük bir kısmı Valar’a isyan ederek Feanor’un peşine takılır. Yolda Mandos onlarla konuşur ve giderlerse başlarına gelecek felaketler hakkında onları uyarır. Feanor buna daha da sinirlenir. Ve oğullarıyla birlikte Morgoth’u dünyanın sonuna hatta ötesine kadar takip edecekleri konusunda Iluvatar’ı şahit tutarak korkunç bir yemin eder. Maglor kardeşleri kadar istekli olmasa da yemine katılır.

Noldor Aman’dan ayrılarak Orta Dünya’ya varır ve Mithrim’de kamp kurar. Bu olay aynı zamanda İlk Çağ’ın başlangıcı kabul edilir. Onları fark eden Morgoth kuzeydeki kalesi Angband’dan üzerlerine büyük bir ordu yollar. Ama gücü muazzam olan Noldor Dagor-nuin-Giliath yani Yıldızlar Altındaki Savaş’ta büyük bir zafer kazanır. Ordusuyla beraber Angband kuvvetlerinin kökünü kazımak için onların arkasından giden Feanor intikam saatinin yaklaştığı düşüncesinin verdiği moralle atını büyük bir şevkle sürer ve ordusuyla arasındaki mesafe açıldıkça açılır. Bu fırsatı kaçırmak istemeyen Morgoth Balroglarını onun üstüne gönderir.

Feanor Balroglar tarafından kuşatılır, uzun bir mücadelenin ardından Balrogların Efendisi Gothmog’dan ölümcül bir yara alır. Feanor’un oğulları Noldor ordusuyla birlikte imdada yetişir ve babalarını Mithrim’e geri götürmek için yola çıkarlar. Ama Feanor Eithel Sirion yakınlarında hayata veda eder. Son sözü Silmarilleri geri almak için yemin eden oğullarına sözlerini tutmalarını söylemek olur. Feanor’un oğulları İlk Çağ’ın 7. yılında Beleriand’ın doğusuna giderek burada hüküm sürmeye başlar. Maglor ise Büyük Gelion ile Küçük Gelion arasındaki bölgeye yerleşir. Burası Maglor Geçidi olarak bilinen, Dorthonion ve Ered Luin arasındaki aralığın güneyinde kalan bir bölgedir. Maedhros bu bölgenin batısında, Caranthir de doğusundaki Rerir Dağı yakınlarında güçlü kaleler inşa etmiştir.

60 yılında Morgoth Beleriand’ı işgal etmek için güçlü bir ordu gönderir. Orklar Maglor Geçidi’nden doğuya gelerek Elflere saldırır. Ama Maedhros ve Fingolfin’in komuta ettiği ordular Dagor Aglareb’de orkları yenilgiye uğratır. Bu olaydan sonra Maglor süvarilerine emir vererek burayı başka bir işgal tehlikesine karşı korumaya alır. Bu koruma yaklaşık olarak 400 yıl boyunca devam eder. Ama 455 yılında Morgoth bu kez çok daha güçlü bir orduyla Beleriand’a saldırır ve başarılı olur. Dagor Bragollach’ta Ejderlerin Atası Glaurung önderliğindeki Ork ordusu Geçit’i yarıp geçer ve Maglor’un ülkesini yerle bir eder. Maglor kaçıp, ordusundan kalan askerlerle Himring’deki Maedhros’a katılarak kalesinin işgal edilmesine engel olur.

Ama Caranthir Rerir Dağı’ndan sürülür, Celegorm ve Curufin de Himring’in güneyindeki Himlad’dan kaçmak zorunda kalır. Bu yenilgi üzerine Doğudölleri olarak bilnen İnsanlar Beleriand’a girer. Bu İnsanların reisi Bor, oğulları Borlad, Borlach ve Borthand’la birlikte Maedhros ve Maglor ile ittifak yapar. Ulfang adlı bir başka İnsan reisi ise oğulları Ulfast, Ulwarth ve Uldor ile Caranthir’in emri altına girer.

472 yılındaki Nirnaeth Arnoediad’da Maglor, Elflerin doğu kanadını kumanda eden Maedhros’un yanında savaşır. Plana göre Maedhros Angband kuvvetlerini dışarı çekecek, Hithlum geçitlerinden hızla gelen Fingon ise Angband kuvvetlerini çekiçle örs arasına alır gibi sıkıştıracaktır. Bu tasarının işareti Dothonion’da yakılacak büyük bir ateştir. Lakin plan başarısızlığa uğrar. Maedhros;gizlice Morgoth ile işbirliği yapan Lanetli Uldor’un yanlış saldırı haberi vermesi yüzünden geç kalır.

Doğu ordusu nihayet kararlaştırılan yere vardığında Ulfang’ın oğulları taraf değiştirerek Morgoth ordusuna katılır. Ve Doğu ordusuna arkadan saldırır. Bu hareket Sayısız Gözyaşı Savaşı’nın kaybedilmesindeki en önemli sebeptir. İnsanların ihaneti Elflerin tüm moralini çökertir. Maglor bu ihanetin altında kalmaz ve ihanetin elebaşı Lanetli Uldor’u öldürür, Bor’un oğulları ise kendileri düşmeden evvel Ulfast ile Ulwarth’ı katleder.

Morgoth’un ordusu kesin bir zafer elde eder. Doğu Ordusu’nun kalıntıları savaş alanından silinir. Feanor’un oğulları Doğu Beleriand’a geri çekilir ve tamamen dağılır. Maglor ise Maedhros’la birlikte Himring’i terkeder. 506 yılında Feanor’un oğulları Beren ve Luthien’in oğlu Dior’un Silmarillerden birini elinde bulundurduğunu öğrenir. Doriath’a Silmaril’le ilgili taleplerini iletirler ama bu talep kabul görmez. Celegorm kardeşlerini toplayarak bir akraba katline daha ön ayak olur. Feanor oğulları Doriath’a saldırarak Silmaril’i ele geçirmeye çalışır. Celegorm, Curufin ve Caranthir onları katleden Dior’la birlikte hayatını kaybeder. Feanor oğulları amacına ulaşamaz çünkü bazı Elfler Silmaril’i ve Dior’un kızı Elwing’i kaçırarak Sirion Nehri yakınlarındaki limanlara sığınırlar.

Bu savaştan sağ çıkan Maedhros, Maglor, Amrod ve Amras bu sefer Sirion Limanları’na saldırmaya karar verir. Elwing Silmaril’i vermeyi reddedince Feanor’un oğulları ettikleri yeminin getirdiği mecburiyetle bir kez daha kendi soydaşlarının kanını döker. Saldırı sırasında Amrod ve Amras ikizleri ölür. Elwing Silmaril’le birlikte denize atlar. Maglor onun geride kalan çocukları Elrond ve Elros’a merhamet ederek canlarını bağışlar ve bir süre onlara bakar. Earendil’in Valinor’a götürdüğü Silmaril, Valar tarafından o ve gemisiyle beraber göğe yükseltilir. Bunu fark eden Maglor bir Silmaril’in artık emniyette ve hak ettiği yerde olduğunu belirterek şöyle der:

Maglor: Eğer bu, denize düştüğünü gördüğümüz Silmaril, Valar’ın kudretiyle yeniden göklere yükselmişse mutlu olalım. Çünkü artık ihtişamı pek çok kişi tarafından izleniyor, üstelik tüm kötülüklerden de uzakta bir yerde.

Ama geri kalan iki Silmaril hala Morgoth’un elindedir. Gazap Savaşı’nda Morgoth yenilgiye uğratılır ve Silmariller ondan alınarak koruması için Eönwe’ye verilir. Maedhros’la Maglor ondan Silmarilleri isterler ama Eönwe bunu reddeder. Silmariller’le beraber kendilerinin de Valinor’a dönmesini ister. Maglor buna razı gelir ama Medhros onu ikna eder ve Silmarilleri Eönwe’nin kamp yerinden çalarlar. Yaptıkları işler Silmariller üzerindeki haklarını kaybetmelerine neden olmuştur. Bu yüzden mücevherler onlara korkunç bir acıyla işkence eder.

Bu acıya dayanamayan Maedhros kendini bir ateş çukuruna atar ve taşıdığı Silmaril ile birlikte sonu gelir. Maglor bir süre Silmaril’le yaşamaya çalışır ama o da mücevherin verdiği acıya dayanamayarak onu denize fırlatır. Bundan sonra hiç bir zaman halkının yanına dönmez. Bunun yerine amacını şaşırmış bir halde Deniz kenarında yürüyerek acı ve pişmanlık içinde şarkılar söyler. Hayatının sonuna kadar böyle yaşayıp gider, kaderi hiç kimse tarafından bilinmez.

Amrod ve Amras

Amrod, Amras ikizleri Feanor’un en küçük iki oğludur. Aman’da diğer beş kardeşleriyle birlikte, Silmarilleri çalan Morgoth’tan intikam almak için yemin etmişlerdir. İkisi de çok becerikli avcılardır ve Gelion Nehri’nin batısındaki topraklarda hüküm sürmüşlerdir. Dagor Bragollach Savaşı’na Caranthir’in yanında katılırlar. Bu savaşın yenilgiyle sonuçlanmasının ardından ikizler, Ramdal Geçidi’nin güneyindeki Amon Ereb tepesine yerleşirler. İlk Çağ’daki olaylarda rolleri çok azdır. Haklarında tek bilinen Silmaril arayışındaki bir çok savaşta, kendilerinden büyük kardeşlerine yardım etmeleridir. Bu aynı zamanda sonlarını hazırlayan sebep olur. Silmaril’i ele geçirmek için Sirion Limanları’na yapılan saldırıda kendi soydaşları Elfler tarafından katledilirler.

Ek A: Amrod ve Amras hakkında genel bilgi yukarıdaki gibidir. Tolkien Silmarillion’da da onları bu şekilde yazmıştır. Ama Tolkien Gateway sitesi bu konuda başka bir şey söylüyor. Siteye göre Amrod ve Amras Valinor’dan ayrılmak üzere hazırlanırken, anneleri Nerdanel onlardan birinin geride kalması için kocasına yalvarır. Çünkü kalbi ona ikizlerden birinin Orta Dünya’ya asla varamayacağını söylemektedir. Feanor bunu reddeder ama bu kararının bedelini çok acı bir şekilde öder. Feanor Losgar’da karaya ayak basınca ilk iş olarak Teleri’nin gemilerinin yakılmasını emreder.

Ama Amras geminin daha rahat olduğunu ve karada rahat bir şekilde uyuyamayacağını düşündüğünden gemisinden inmemiştir. Dolayısıyla gemiler ateşe verildiğinde Amras hala içerdedir. Sabah olduğunda Amrod, ikizi Amras’ın ortalıkta olmadığını fark eder. Büyük bir şokla Amras’ın geminin içinde kalıp can verdiği anlaşılır. Feanor bunu duyunca korkunç bir dehşete düşer ve karısı Nerdanel’in sözlerini hatırlar. Ancak iş işten geçmiştir ve yapabileceği hiç bir şey yoktur.

Celegorm

Feanor Oğulları

Celegorm Feanor’un üçüncü oğludur. Yedi kardeşin arasında en hırslı olan odur. Babasının yeminine sonuna kadar büyük bir şevkle bağlı kalmıştır. Lakabı Adil Celegorm’dur. Valinor’da büyük bir avcı haline gelmiş, Orome ile birlikte sürekli ava çıkarak ve onu evinde sık sık ziyaret ederek Vala’nın dostluğunu kazanmıştır. Celegorm, Orome’den kuşlar ve diğer yaratıklar hakkında birçok şey öğrenmiştir, bunların en önemlisi onların dilini anlama kabiliyetidir. Vala’nın ona bir diğer hediyesi de devasa kurt Huan’dır. Fingolfin’in kızı Aredhel ile büyük bir dostlukları vardır ama aralarındaki ilişki dostluktan öteye geçmemiştir.

Celegorm, Valinor’un Kararışı’nın ardından Tirion’da babası ve diğer altı kardeşiyle beraber Silmarillere dair yemin eder. Böylece Noldor’un büyük bir kısmıyla birlikte Valinor’dan ayrılarak, ayın ilk yükselişiyle Orta Dünya’ya döner. Köpeği Huan da efendisine olan sadakatini göstererek onunla sürgüne gider. Noldor’un Orklarla yaptığı ilk savaş olan Dagor-nuin-Giliath’tan önce Celegorm Ered Wethrin’in kuzeyindeki Eithel Sirion tepelerinde bulunmaktadır. Orkların yaklaştığına dair haberleri alınca onları pusuya düşürerek Serech Bataklığı’na sürer. Babasının katledildiği bu savaşın ardından Belariand’ın doğusuna giderek kardeşi Curufin ile Himlad’a yerleşir ve kuzeydeki Aglon Geçidi’ni Morgoth’un kuvvetlerine karşı korur.

Bu süre zarfında Thargelion’u yöneten ve sık sık onlarla ava çıkan kardeşleri Caranthir ile dostluklarını ilerletirler. Himlad diyarı 450 yıldan fazla bir süre boyunca iki kardeşin yönetimi altında kalır. Ancak Dagor Bragollach’ta , Morgoth’un orduları Aglon Geçidi’ndeki savunmayı aşarak Celegorm’un topraklarını işgal eder. Celegorm ve kardeşi Curufin kaçmak zorunda kalır. Güneye ve batıya doğru yolculuk ederek Felagund Finrod’un hükmettiği Nargothrond’a sığınırlar. Finrod kuzenlerini memnuniyetle kabul eder ve bir süre boyunca Celegorm ile Curufin, Korunan Düzlük’ten geçen her ork ve kurdu avlayarak burada ikamet eder. Zaman geçtikçe kudretli efendiler haline gelirler, güçleri ve nüfuzları gittikçe artar.

Geçen yılların ardından Beren Doriath’tan çıkıp gelerek, Silmaril’i alma görevi konusunda Finrod’dan yardım ister. Finrod Dagor Bragollach’ta hayatını kurtaran Barahir’e kendi yüzüğünü vermiş ve ihtiyaç anında kendisine veya yüzüğü takan kişiye yardım edeceğine dair yemin etmiştir. Barahir’in oğlu Beren’e yolculuğunda eşlik ederek yeminini tutmaktan başka çaresi yoktur. Bu yüzden Nargothrond halkına Barahir’in yaptıklarını ve yeminini hatırlatan bir konuşma yaparak ihtiyacı olduğunda Barahir’in oğlunun imdadına koşmak durumunda olduğunu açıklar. Bunun üzerine Celegorm kılıcını çekerek ayağa kalkar ve şöyle bağırır:

“İster dost ister düşman olsun, ister Morgoth’un şeytanı, ister Elf, ister İnsan, yahut Arda üzerindeki başka bir canlı, eğer biri çıkar da Silmarillerin birini bulur ve alıkoyarsa, onu Feanor’un oğullarının nefretinden ne yasa, ne sevgi , ne cehennem, ne Valar’ın kudreti, ne de sihir gücü hiçbir şey koruyamaz. Çünkü Silmarillerin tek sahibi bizleriz, dünyanın sonuna dek.”

Kardeşi Curufin de kalkıp çok zaman evvel babasının Tirion’da Noldor’u ayaklanmaya sürükleyen sözleri kadar etkili pek çok söz sarfeder. Halk büyük bir korku içinde kalır ve krallarından yüz çevirir. Halkı tarafından terk edildiğini anlayan Finrod, kardeşi Orodreth’e tahtı bırakarak Beren’le birlikte Nargothrond’dan ayrılır. Onun gidişiyle beraber Celegorm ile Curufin’in güçleri daha da artar ve Nargothrond’un gerçek efendileri haline gelirler.

Bu olaydan bir kaç ay sonra Celegorm ve Curufin, Korunan Düzlük’te, Sauron’un Elf topraklarına casus olarak gönderdiği kurtları avlarken Luthien Tinuviel’e rast gelirler. Babası Thingol tarafından Hirilorn’da bir eve hapsedilen Luthien, Beren’i bulmak amacıyla Doriath’tan kaçar. Doriath’ın batısına doğru fazla ilerleyemeden Celegorm’un kurt köpeği Huan tarafından bulunur ve kurt onu alarak efendisi Celegorm’a götürür. Luthien, onun bir Noldor Prensi olduğunu öğrenince üstündeki pelerini atarak kendini tanıtır. Onun güzelliğini gören Celegorm anında kıza aşık olur ama bunu ona belli etmez. Luthien’i kandırarak onu Nargothrond’a götürür. Celegorm onu tutsak ederek Thingol’e Luthien’le evlenme isteğini iletir.

Böylece hem Orta Dünya üzerindeki en güzel varlığa sahip olacak hem de kudretli Elf Kralı Thingol’ün kızını alarak, kardeşiyle beraber gücünü iyice büyütecektir. İki kardeş, Luthien’den Beren ve Finrod’un Sauron tarafından ele geçirildiğini ve Tol-in-Gaurhtoh zindanlarında tutsak olduklarını öğrendiklerinde içten içe sevinirler. Onları kurtarmaya hiç niyetleri yoktur, Finrod’un ölüp gideceğini, kendilerinin de Nargothrond’un gücünü tamamen ele geçireceklerini düşünmektedirler. Bunlar olurken Huan sık sık Luthien’in tutsak kaldığı yere gelip onu dinlemektedir. Çünkü sesleriyle konuşan her varlığın dilini anlama kabiliyetine sahiptir. Luthien’in başına gelenlere kederlenen Huan efendisine ihanet eder ve Luthien’i zindandan kaçırarak Beren’in kaldığı yere kadar sırtında taşır.

Luthien’in Beren’i kurtarmasına ve Tol-in-Gaurhtoh kalesinin yıkılmasına yardım ettikten sonra, Huan sadakatini göstererek efendisi Celegorm’a geri döner. Ama birbirlerine duydukları sevgi azalmıştır. Sauron’un adasında esir tutulan pek çok Elf, ülkelerine geri dönünce Nargothrond’da büyük bir kargaşa baş gösterir. Halkın büyük bir kısmı Celegorm ve Curufin’in asıl amacını anlar ve onlardan yüz çevirip tekrar Orodreth’in hakimiyeti altına girer. Şehirde kardeşlere karşı büyük bir nefret vardır ama Kral Orodreth onların öldürülmelerine izin vermez. Yine de ülkesinde artık Celegorm ve Curufin’e yer yoktur, iki kardeş atlarına atlayıp Nargothrond’dan kaçarlar.

Kendi halklarından olanlar bile onları izlemez, sadece Huan Celegorm’u yalnız bırakmayarak onlarla gider. Nargothrond’dan sürülmelerinin ardından bir zamanlar hükmettikleri toprakları bulmak ve Himring’i yöneten ağabeyleri Maedhros’a katılmak için kuzeydoğuya doğru yolculuk ederler. Bu yolculuk esnasında Brethil Ormanları yakınlarında Beren ve Luthien’e rastlayıp onlara saldırırlar. Celegorm tam Beren’i mızrağıyla öldürecekken Huan efendisine olan sadakatini tamamen kaybeder ve Celegorm’un üzerine atlayarak Beren’i kurtarır. Kardeşler kaçarak doğuya doğru yollanır. Dimbar ve Nan Dungortheb üzerinden Maedhros’un topraklarına varırlar.

Celegorm Himring’de fazla kalmaz, oraya varmalarından kısa bir süre sonra Maedhros, Beleriand’daki Elfleri bir araya getirerek Maedhros Birliği’ni oluşturur ve büyük savaş Nirnaeth Arnoediad patlak verir. Celegorm kuzeyde kardeşleriyle birlikte bu savaşa katılır. Savaş Elflerin lehine devam ederken Lanetli Uldor taraf değiştirerek Elflere saldırır. Bu olay Nirnaeth Arnoediad’ın dönüm noktası olur, savaş kaybedilir. Maedhros Birliği dağılır ve yok olur. Celegorm kardeşleriyle birlikte Beleriand’ın doğusuna, Dolmed Dağı’nın güneyine kaçar. 30 yıl oyunca dağılmış ve başıboş bir şekilde burada ikamet eder.

Ölümden geri dönen Beren ve Luthien de, Morgoth’un tacından aldıkları Silmaril ile Adurant Nehri üzerindeki Tol Galen’de yaşamaktadır. Feanor’un oğullarının ettikleri yemin, onları mücevheri geri almaya mecbur etse da hiçbiri bu hayaletli adaya saldırmaya cesaret edemez.

Beren ve Luthien’in ölüp, dünyayı tamamen terk etmelerinin ve Silmaril’in Doriath’taki Dior’a geçmesinin ardından Feanor’un oğulları Menegroth’a elçiler gönderip mücevherin kendilerine verilmesini isterler ama Dior bunu reddeder. Maedhros kardeşlerini toplayarak bir ordu oluşturur ve Doriath’a saldırır. Bu savaşta Celegorm Thingol’ün varisi Dior tarafından katledilir. Uğruna öldüğü Silmaril ise Dior’un kızı Elwing tarafından Sirion Limanları’na kaçırılır.

Caranthir

Feanor’un dördüncü oğlu. Caranthir Valinor’da Ağaçların Devri’nde dünyaya gelmiştir. Annesi Nerdanel’dir. Sert bir mizaca sahiptir ve çabuk sinirlenmesiyle ünlüdür. Hafif kızıl bir teni ve kapkara saçları vardır. Bu yüzden Esmer Caranthir adıyla anılır. Babası Feanor İki Ağaç’ın Devri’nde onların ışığından Silmarilleri yapar ve Valinor’daki herkesi kendine hayran bırakır. Ama Ağaçların 1495. yılında Vala Morgoth Silmarilleri çalar ve Orta Dünya’ya kaçar. Feanor Silmarilleri ne pahasına olursa olsun geri alacağına dair yemin eder, Caranthir ve kardeşleri de bu yemine ortak olarak Noldor’un büyük bir kısmı ile Orta Dünya’ya döner ve 1497 yılında Orta Dünya’ya ulaşırlar.

Beleriand’a ayak basmalarından birkaç hafta sonra Elflerin Mithrim’deki kampı Morgoth’un orduları tarafından saldırıya uğrar. Yıldızların Altındaki Savaş denen bu olayda Elfler galip gelir ama Morgoth’un kalesi Angband’a saldırıp Balroglar tarafından pusuya düşürülen Feanor bu savaşın ardından katledilir. Noldor tarafından arkada bırakılan Fingolfin ve halkının Orta Dünya’ya varmasıyla İlk Çağ başlar. Bu çağın 7. yılında, Noldor’un Beleriand’daki kaderini tartışmak amacıyla bir divan toplanır. Finarfin’in oğlu Angrod divana Doriath Kralı Thingol’ün mesajını iletir. Thingol, Noldor’a istediği yerlere yerleşmelerini ama kendi halkı Sindar’ı asla rahatsız etmemelerini buyurur.

Öteden beri Finarfin oğullarını sevmeyen Caranthir buna çok sinirlenerek Angrod’u Thingol’ün sözcülüğünü yapmakla suçlar. Onun sözleri karşısında dehşete düşen ve korkan Noldor’un büyük kısmı, bunu, yeminin olanca ağırlığıyla kardeşlerin üstüne çöktüğüne dair bir işaret olarak algılar. Maedhros herhangi bir anlaşmazlığı önlemek amacıyla kardeşleriyle Mithrim’den ayrılır ve Doğu Beleriand’a gider. Caranthir de Mavi Dağlar’ın eteğinde, Gelion Nehri’nin doğusunda kendi ülkesini kurar. Bu bölge, güneyde Ascar nehriyle sınırlanmıştır, aynı zamanda Dor Caranthir yani Caranthir’in ülkesi adını taşır. Caranthir Rerir Dağı’nın batı yamaçlarına bir kale inşa eder, halkı da genelde bu kalede ya da Helevorn Gölü’nün kıyılarında hayatını sürdürür.

150 yılında Caranthir’in halkı ilk defa Ered Luin’e tırmanır ve bu dağların ardında kalan, Üçüncü Çağ’da çok büyük olaylara sahne olacak topraklara adımını atar. Burada muhteşem iki şehir Belegost ve Nogrod’da yaşayan Cücelere rast gelirler. Caranthir, Cüceleri ve onların acayip görünüşlerini küçümsese de onlarla ittifak yapmanın öneminin farkındadır. Cüceler ve Noldor el sanatı ve ticarette yetenekli olduklarından iki topluluk arasındaki ekonomik ilişkiler gelişmeye başlar. Böylece Caranthir Beleriand’ın geri kalan kısmıyla da ticari ilişkilerini geliştirerek büyük bir servete sahip olur. 312 yılına gelindiğinde Haladin olarak bilinen bir grup İnsan Mavi Dağlar’ı aşarak Beleriand’a gelir ve Thargelion’un güneyine yerleşir.

Caranthir ülkesinin güneyini korumaları şartıyla orada yaşamalarına izin verir. İnsanların Beleriand’a ayak bastığını öğrenen Morgoth 375 yılında Haladin üzerine bir ordu gönderir ve İnsanlar Ascar ile Gelion arasındaki bir bölgede kuşatılır. Tam Orklar savunmayı yararken Caranthir ordusuyla yardıma gelir ve Orkları yenilgiye uğratır. Caranthir Haladin’in reisi Haleth’e kendi koruması altındaki kuzey topraklarını yurt edinmesini teklif eder ama Haleth bunu redderek halkı ile beraber Gelion’a taşınır.

455 yılındaki Ani Alev Muharebesi’nde Ejder Glaurung önderliğindeki Ork ordusu Doğu Beleriand’ı işgal eder. Orklar Caranthir’in Rerir Dağı yakınlarındaki kalesini ele geçirerek, Helevorn Gölü’nü kirletir ve Thargelion’u harap eder. Caranthir, halkından geri kalanlarla beraber güneye doğru geri çekilir ve Amon Ereb’deki kardeşleri Amrod ve Amras’a katılır. 463 yılında Doğudölleri denen insanlar Beleriand’a girer. Reisleri Ulfang olan bir grup İnsan Caranthir ile ittifak yapar. Ama Ulfang’ın gizlice Morgoth’la da işbirliği yaptığı sonradan anlaşılır.

472 yılında gerçekleşen Sayısız Gözyaşı Savaşı’nda Ulfang’ın oğulları Lanetli Uldor, Ulfast ve Ulwarth Caranthir’e ihanet ederek savaş alanında taraf değiştirir ve Elfler ile müttefiklerine saldırır. Bu ihanet yüzünden savaş kaybedilir. Elfler ve İnsanlar bu hainliğin ardından hiçbir zaman eskisi gibi dost olamaz. Savaşta darmadağın olan Feanor oğulları çareyi savaş alanından kaçmakta bulur. Caranthir ise doğuya giderek Dolmed Dağı’na sığınır.

Beren ve Luthien’in Orta Dünya’dan tamamen ayrılmasıyla Silmaril, oğulları Doriath Kralı Dior’a geçer. Bunu fırsat bilen Maedhros kardeşlerini toplayarak Doriath’a saldırır. Kral Dior’u ve hanımı Nimloth’u öldürseler de Caranthir iki kardeşiyle beraber Dior tarafından katledilir ve böyle gelir kardeşlerin en öfkeli olanının sonu.

Curufin

Celegorm ile Curufin Beleriand’da birbirlerinden hiç ayrılmamıştır. Yani, neredeyse yaptıkları tüm işler ortaktır. Celegorm’un hikayesini elimden geldiğince ayrıntılı biçimde anlattığıma inandığımdan Curufin hakkındaki bilgileri genel ve yüzeysel olarak geçtim. Curufin konusunda ayrıntıya girmek yerine ise Noldor’un başından geçen önemli olayları(Akraba Katli, Losgar’da gemilerin yakılışı) hatırlatmak amacıyla bu kısımda anlatmayı tercih ettim.

Curufin Feanor ve Nerdanel’in beşinci oğludur. Feanor’un en sevdiği, aynı zamanda görünüş, mizaç ve yetenek olarak da babasına en çok benzeyen çocuğu odur. Aynı zamanda Eregion’un ünlü demircisi ve Üç Yüzüklerin yapıcısı Celebrimbor’un babasıdır. Curufin Tirion’da doğmuştur ve nedendir bilinmez Feanor ona kendi adını vermiştir. (Feanor’un asıl adı Curufinwe’dir. )Valinor’dayken evlenir ve Celebrimbor burada doğar.

Melkor, Silmarilleri çalıp Finwe’yi öldürünce Curufin de kardeşleriyle birlikte babasının yeminine katılır. Bu yemin onları Morgoth’un kaçtığı Orta Dünya’ya sürüklemektedir, bu yüzden Noldor, gemicilik konusunda ileri olan Teleri’den gemilerini istemek için Alqualonde’nin yolunu tutar. Ancak Teleri onlara gemilerini verme konusunda gönülsüzdür. Tıpkı Noldor’un, elleri ile işledikleri mücevherlere, Üçüncü Çağ’da Orta Dünya’da yaşayan Rohan halkının da atlarına son derece bağlı olması gibi, onlar da kendi elleriyle yaptıkları gemilerine bağlıdırlar. Teleri tarafından reddedilen Feanor öfkelenerek gemileri zorla almaya çalışır. Bu yüzden iki topluluk arasında büyük bir anlaşmazlık çıkar ve Elfin Elfi katlettiği ilk olay böyle meydana gelir.

Fingolfin, savaş devam ederken olay yerine gelir ve kendi akrabalarının haksızlığa uğradığını düşünerek, meselenin ne olduğunu anlamadan Teleri’ye saldırır. Böylece Noldor galip gelir ve gemileri alarak oradan uzaklaşırlar. Valar, Noldor’un kaçışını zor kullanarak engellememeye söz verdiği için bu durum karşısında bir şey yapmaz. Fakat Uinen, Noldor’un yaptıkları işlere olan öfkesi yüzünden büyük bir fırtına yaratır. Noldor’un Teleri’den zorla aldığı gemilerin birçoğu bu fırtına sırasında batar. Noldor fırtına muhalefeti nedeniyle karadan yola devam etmek zorunda kalır. Bu sırada Mandos ortaya çıkar ve Noldor’a Valar’ın son uyarısını iletir. Eğer asiliği bırakıp geri dönmezlerse, hayatlarının sonuna kadar sürgün edileceklerini ve gittikleri yerde mutluluğu asla bulamayacaklarını söyler.

Bunun üzerine Finarfin Mandos’un çağrısına uyarak halkının büyük bir kısmı ile geri döner. Hatta Feanor’un halkı bile bu ağır uyarıdan sonra Valar’a itaat etmeye niyetlenir ama Feanor konuşmaları ile onları yüreklendirerek yola devam etmelerini sağlar. Ancak Noldor’un huzuru bozulmuştur bir kere. Helcaraxe’ye geldiklerinde Sürgündekiler’in büyük kısmı içinde bulundukları duruma ve Feanor’a lanet etmektedir. Kendisi hakkında söylenen her şeyin farkında olan Feanor ise karşısına çıkan yeni bir soruna çözüm bulmaya çalışmaktadır: Teleri’den çaldıkları gemilerin büyük kısmı fırtına sırasında denizin dibini boylamıştır.

Kalanlar ise herkesi karşıya geçirmeye yeterli değildir. Bu yüzden Feanor sadece kendi hanedanından güvendiklerini yanına alarak, Fingolfin’in haberi olmadan karşıya geçer ve Orta Dünya’ya ayak bastığı Losgar’da Teleri’nin gemilerini yaktırır. Alevlerin, ufuktaki bulutlara vuran kızıl ışığını gören Fingolfin, aldatıldığını ve Feanor’un kendisini ölüme terk ettiğini anlar. Ancak Noldor o günlerde henüz yılgınlığı tatmamıştır ve yüreklerinde sönmek bilmeyen bir ateş yanmaktadır. Bu yüzden utanç içinde Valinor’a dönmektense Helcaraxe’nin soğuğu ve dehşetiyle yüzleşmeye karar verirler. Böylece Noldor’un o güne kadarki başardığı en yiğitçe işlerden birine imza atarak, yol üzerinde çok sıkıntı çekmelerine, birçok kayıp vermelerine rağmen Orta Dünya’ya varmayı başarırlar. Onların varışıyla Arda’nın İlk Çağ’ı başlar.

Eldar, Beleriand’a gelişinden kısa bir süre sonra Morgoth’un güçleri tarafından saldırıya uğrar. Noldor’un Orta Dünya’daki ilk savaşı olan Dagor-nuin-Giliath’ta Elfler zafer kazanır. Fakat savaştan sonra Feanor katledilir ve büyük oğlu Maedhros Morgoth’a esir düşer. Morgoth Maedhros’u bileğinden zincirleyerek Thangorodrim tepelerine asar. Kuzenine yapılan bu işkenceyi duyan Fingolfin oğlu Yiğit Fingon onu kurtararak tüm Noldor’un takdirini kazanır. Maedhros, Fingolfin ve halkını geride bıraktıkları için zaten pişmandır. Bu olayın da etkisiyle hükümdarlık hakkından feragat ederek, Noldor’un Yüce Kralı ünvanını amcası Fingolfin’e bırakır.

Fakat kardeşleri bundan hoşnut kalmayınca Maedhros bir anlaşmazlığa mahal vermemek için kardeşlerini toplayarak Doğu Beleriand’a gider. Curufin, Celegorm ile Himlad’a yerleşir ve uzun süre burada yaşar. Ani Alev Muharebesi’nde Orklar Ejder Glaurung önderliğinde Doğu Beleriand’ı işgal edince kardeşler kaçarak Kral Felagund Finrod yönetimindeki Nargothrond’a gider. Burada kaldıkları süre boyunca büyük bir güce sahip olurlar. Öyle ki Kral Finrod, Doriath’tan gelen Beren’e yardım etmeye karar verince Nargothrond halkına bir konuşma yapıp zihinlerinde korkunç bir savaş görüntüsü oluşturarak krallarını izlememelerini sağlarlar.

Finrod bu macera sırasında Beren’in hayatını kurtarır ve bu uğurda can verir. Luthien’in Tol-in-Gaurhtoh zindanlarını yerle bir etmesiyle, burada tutsak olan Nargothrondlu Elfler ülkelerine dönünce şehirde büyük bir karışıklık baş gösterir. Bu kargaşa sonrasında Celegorm ve Curufin Nargothrond’dan ayrılmak zorunda kalır. Curufin’in oğlu Celebrimbor bile onları izlemez. Kaçarlarken Beren ve Luthien’e rastlarlar ve atlarını sürerek onlara saldırırlar. Curufin Luthien’i atının arkasına alarak kaçmaya çalışır. Ama sıçrayışıyla meşhur olan Beren Curufin’in atının üzerine atlayarak onu yere düşürür ve Luthien’i de alarak oradan uzaklaşır. Atını kaybeden ve aşağılanan Curufin Celegorm’un atı üzerinde oradan uzaklaşır ve iki kardeş Maedhros’un topraklarına doğru yola çıkar.

Celegorm ve Curufin’in Maedhros’a katılmasından kısa süre sonra Maedhros, Morgoth’u mağlup etmek ve Orta Dünya’yı bu beladan kurtarmak için harekete geçerek Maedhros Birliği adı verilen bir orduyu bir araya getirir ama umduğu sayıya ulaşamaz. Çünkü Celegorm ve Curufin’in yaptığı işlere kaşı hala öfkeli olan Thingol ve Orodreth hemen hemen hiç kuvvet göndermez. Elfler ve İnsanlar’ın lehine devam eden savaş, Doğudölleri’nden Lanetli Uldor’un ihanetiyle birden tersine döner ve Nirnaeth Arnoediad kaybedilir. Noldor kuvvetleri neredeyse tamamen yok edilir ve Morgoth büyük bir zafer kazanır. Savaşın kaybedileceği kesinleşince Curufin kardeşleriyle beraber Beleriand’ın doğusuna kaçar.

Silmaril, Doriath Kralı Dior’a geçince Feanor oğulları Silmaril’in kendilerine verilmesini talep ederler ama Dior bunu kabul etmez. Bunu bahane eden Maedhros kardeşleriyle Doriath’a saldırır. Kral Dior ve hanımı Nimloth katledilir ama Silmaril ele geçirilemez. Dior ölmeden önce kardeşlerin üçünü, Celegorm, Caranthir ve Curufin’i öldürür ama ülkesinin yıkılmasına engel olamaz. Feanor’un kendisine en çok benzeyen oğlunun sonu da onun elinden gelir.

Ek: Beleriand’daki en keder verici olayların müsebbibi Yemin’in orjinali ve Türkçesi

Elfçesi:

[spoiler]Nai kotumo ar nilmo, kalima Vala
Thauza ar poika, moringothonna,
Elda ar maiya ar apanóna,
Endóressë atan sin únóna,
Ilar thanyë, ilar melmë, ilar malkazon sammë,
Osta ilar harwë, lau ambar tana,
Só-thauruvá fëanárollo, ar fëanáró nossello,
Iman askalyá ar charyá, ar mi kambë haritaá,
Herá hirala ar haiya hatá
Silmarillë. sí vandalmë ilyai:
Unqualé son antávalme mennai aurë-mettá,
Qualmé ten’ ambar-mettá! quettalman lasta,
Eru Ilúvatar! oiyámórenna
Mé-quetamartya íre queluvá tyardalma.
Ainorontessë tirtassë lasta
Ar lma-vandá enyalaz, Varda Manwë![/spoiler]

Türkçesi:[spoiler]Dost ya da düşman olsa, aydınlık Vala
Temiz ya da kokuşmuş, Morgoth soyu
Elda, Maia ya da sonra doğan
Orta Dünya’ya daha doğmamış da olsa
Ne kanun, ne sevgi, ne de çatılmış kılıçlar
Dehşet, yaralar, felaketin kendisi bile olsa
Koruyamayacaktır Fëanor ve Fëanor’un soyundan
Saklayan, sahabetine alan, ellerinde tutan,
Bulan ya da kaçıran kişiyi, bir Silmaril’i.
Böylece hepimiz yemin ediyoruz ki:
Ölüm getireceğiz ona, gün bitmeden daha,
Ve ızdırap, dünyanın sonunda.
Sözlerimizi duy, Eru Ilúvatar!
Sonsuz karanlık alın yazımız olsun,
Yeminimiz kırılır ve boşa çıkarsa.
Kutsal dağda şehadetimizi duyun,
Ve yeminimizi hatırlayın o vakit,
ey Manwë ile Varda![/spoiler]

İşte böyledir Ateşin Ruhu Feanor’un oğullarının hikayesi. Hayatları boyunca intikam arzusu ve Morgoth’a karşı nefretleri ile yaşasalar da farkında olmadan ona en büyük yardımları sunmuşlardır her zaman. Orta Dünya tarihinde işlenmiş en korkunç suçların başında gelen Akraba Katli’nin üçünde de yer alarak kaçındıkları Sonsuz Karanlık’ı istemeden de olsa kendilerine çağırmışlardır. Tolkien alegoriden nefret etse de bana göre onları anlatırken şu dersi vermekten çekinmemiştir:Hırsla ve açgözlülükle yapılan hiçbir şeyin istenen sonuca ulaşamayacağı.

Kaynakça

Silmarillion; İthaki Yayınları

Eğer Orta Dünya hayranıysanız, bizi TwitterInstagram ve Facebook üzerinden takip etmeyi unutmayın!

Yüzüklerin Efendisi dizisiyle ilgili son haberleri takip etmek için portalımıza, Orta Dünya ile ilgili tartışmalara katılmak için de forumumuza mutlaka bir göz atın.

YouTube ve Twitch kanallarımıza da bekleriz.

Mutlaka Okuyun!

Tulkas

“Böylece, öfkesi güçlü bir rüzgar gibi eserek önündeki bulut ve karanlığı dağıtan Güçlü Tulkas geldi.” …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir